CHP Kriz Yönetiminde Sınav Veriyor: Sonuçlar Tehlikeli!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
CHP Kriz Yönetiminde Sınav Veriyor: Sonuçlar Tehlikeli!

İBB’ye yönelik başlatılan operasyon sürecinde, ortaya çıkan durumun ciddiyetine dikkat çekmek gerekiyor:

“Bu, CHP için ciddi bir kriz sürecidir. Partinin vitrinde sunduğu ve başarının mimarı olarak gördüğü bir isim, büyük bir yolsuzluk soruşturmasının merkezinde yer alıyor. İmamoğlu ve çevresine yönelik ağır suçlamalar mevcut; bunlardan sadece birinin bile kanıtlanması, önemli sonuçlar doğurabilir. CHP bu krizi etkili bir şekilde yönetebilirse, durumu küçük yaralarla atlatabilir. Ancak eğer yönetim başarısız olursa, sonucun felaket olma ihtimali yüksektir.”

Burada, temel bir kriz yönetimi gerçeğini ifade ediyordum. Bir şirkette yönetim kurulu üyelerinden birinin adı bir skandala karıştığında, şirketin nasıl bir yol izleyeceği önemlidir. Yönetim, bu durumda yöneticiyi koruyarak kendini tehlikeye mi atar, yoksa yöneticiden mesafe koyarak daha güvenli bir pozisyona mı geçer? Akıllı bir yönetim, mesafeyi artırarak kurumu korumayı tercih eder. Böylelikle, bir bireyin hataları nedeniyle tüm kurumun zarar görmesinin önüne geçilmiş olur.

Bu kural, sadece şirketler için değil, diğer tüm kurumlar için de geçerlidir. “Kriz yönetimi” alanında yer alan temel bilgilerden biri olarak, herhangi bir kurumda üst düzey bir yöneticinin suç iddialarıyla karşılaşması durumunda, ilk olarak kurumun kendisini koruması gerektiği vurgulanır.

Ancak Özgür Özel yönetimi tam tersine hareket etti. Operasyonun sinyallerini alır almaz İmamoğlu’nu “Cumhurbaşkanı adayı” ilan ederek, adeta partiyi onunla bir bütün haline getirmeye çalıştı. Operasyon sürecinde ise daha soğukkanlı bir tutum sergilemek yerine “sütte leke olur, İBB Başkanında olmaz” gibi ifadeler kullandı. İmamoğlu davasını partinin ana siyasi meselesi haline getirdi ve partiyi korumak adına gerekli önlemleri almadı. CHP’nin geleceğini, birçok suçtan yargılanan bir kişinin kaderine bağladı.

Özgür Özel, hem İmamoğlu’nu savunup hem de aralarına mesafe koyma yolunu seçebilir, böylece durumu daha sağlıklı bir şekilde yönetebilirdi. Parti içinden ihraç etmesine gerek yoktu; sadece her hafta Silivri’ye gitmemek, İmamoğlu’ndan talimat aldığı izlenimine izin vermemek ya da onun için miting düzenlemekten kaçınmak yeterli olabilirdi. Ancak Özgür Özel, kendisine “emanetçi” diyenleri haklı çıkaracak şekilde hareket etti.

Dava ilerledikçe yeni itiraflar, kanıtlar ve detaylar ortaya çıktı. Her yeni bilgi, İmamoğlu’ndan ziyade CHP’nin zarar görmesine neden oldu. Operasyonların diğer belediyelere de sıçramasıyla birlikte Özgür Özel’in söylemi sertleşti. Ancak bu sertleşme, partinin kırılganlığını artırdı. Kadrolar ve seçmen, gerçeklerle yüzleşmeyen Genel Başkanı “sadece bağırıp çağıran biri” olarak algılamaya başladı.

Partinin iç çekişmeleri nedeniyle açılan davalar ise durumu daha da karmaşık hale getirdi. Yönetilemeyen hukuki süreçler, siyasi yapıyı zayıflattı ve bu zayıflama, iç çatışmaların daha da derinleşmesine yol açtı.

Yerel seçimlerden zaferle çıkan CHP, yaşadığı krizi etkili bir şekilde yönetemediği için bu başarıyı bir başarı hikayesine dönüştüremedi. CHP yönetimi, iktidar alternatifi olma fırsatını elinin tersiyle itti. Yerel seçim sonrası %38 olan anket sonuçları, %28’lere geriledi.

Belediye başkanlarının CHP’den istifa etmesi ve bir kısmının Ak Parti’ye geçmesi de bu durumun bir yansımasıdır. Bu başkanlar, kaderlerinin Ekrem İmamoğlu ile bağlantılı olmasından rahatsızlık duyuyor. Başarısız parti yönetimi nedeniyle siyasi kariyerlerinin zarar görmesini istemiyorlar. Ak Parti de bu durumu fırsata çevirmekte ve uygun gördüğü isimleri kendi saflarına katmaktadır.

Özgür Özel ve ekibi, krizi yönetme konusunda sınıfta kaldı. Hiçbir özeleştiri yapmadan, sürekli dış faktörleri suçlamaya devam ediyorlar. Ancak Türkiye gibi rekabetin yoğun olduğu bir siyasi arenada, CHP yönetimi, başkalarını “ihanet” veya “kumpas” ile suçlamak yerine, içinde bulundukları krizden kurtulmak için akılcı adımlar atmalıdır.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın