CHP’de Adaylık Kargaşası: Sular Neden Durulmuyor?

HHaber Merkezi 1
0 okunma
CHP’de Adaylık Kargaşası: Sular Neden Durulmuyor?

Konumuz: CHP’de suların bir türlü durulmaması…

Başından itibaren belirtmek gerekir ki, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), tartışmalarla beslendiği bir parti konumundadır. Adaylık mücadeleleri, iç çekişmeler ve sosyal medyadaki trollerin savaşı gibi başlıkları izlerken, CHP’de ciddi bir sorun olduğunu düşünmek yanıltıcı olabilir. Gerçekten de CHP’nin aday belirleme süreci, “Game of Thrones” dizisinin senaristlerini bile kıskandıracak kadar fantastik bir hal almış durumda. Ülkede mevcut bir seçim gündemi yok, erken seçimi gerektirecek bir durum da bulunmamakta. Eğer 2028’den önce bir erken seçim kararı alınırsa, en erken tarih 2027 olacaktır.

Peki, CHP neden büyük bir telaş içinde aday belirlemeye çalışıyor? Yani, vatandaşların bilmediği bir durum mu var? Bu sorulara yanıt bulmaya çalışalım. Genel Başkan Özgür Özel, “Adayımızı partinin üyeleri belirleyecek” diyerek ön seçim talebini ortaya koydu. Bu öneri, İmamoğlu tarafından alkışlanırken, Mansur Yavaş farklı bir yaklaşımla “Bu iş sadece CHP’lilere sorulmaz, diğer seçmenleri de düşünelim” diyerek itiraz etti. Uygulanan yöntemle birlikte, partinin içindeki kılıçlar çekildi.

Mansur Yavaş, ön seçim masasına oturduktan sonra, oyuna gelmek istemediğini anladı ve “Ben yokum” diyerek orayı terk etti. Kulislerden sızan bilgilere göre, “Herkes aday olsun, kazanan Cumhurbaşkanı olur, kaybeden yardımcısı” gibi bir fikir ortaya atıldı. Yavaş, ön seçime katılmayacağını ancak Cumhurbaşkanı adayı olacağını belirtti. Yine aynı kaçınılmaz soruyu hatırlayalım: Şu anda ülkede bir seçim gündemi var mı? Cevap yine “Hayır!”

Sosyal medya ise bu süreçte oldukça hareketli. CHP, sosyal medya üzerinde yoğun bir çalışma yürütüyor. Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun gidişinde sosyal medya trollerinin etkisi büyük oldu. Dolayısıyla, “erken adaylık” tartışmalarının çevresinde trol meseleleri de gündeme geldi. Mansur Yavaş, İmamoğlu’na “Senin ekibin bana sosyal medyada saldırıyor!” diyerek tartışmayı daha da büyüttü. İşin içinden çıkılmaz bir hâl aldı ki, Yavaş’ın hazırladığı “trol dosyasını” imamoğlu ve Özel’in yüzüne tek tek sıraladığı bile ileri sürüldü. Böylece, ülkede enflasyon, ekonomik kriz, işsizlik varken ve Gazze’deki durum gündemi uç noktada iken muhalefetin “Kim kimin trolü” meselesini tartışması dikkat çekici bir durum oldu.

Görünüşe göre Mansur Yavaş’ın, bu inatlaşmayı sürdürmesi zorlaşınca, başka bir öneri devreye girdi: “Mansur Bey, sen Meclis Başkanı ol!” Daha evvel “kabinenin başı” gibi görevlerin kendisine verileceği söyleniyordu. Devlet protokolünde ikinci sıradan yer almak, tarafsız Cumhurbaşkanı olma fırsatı gibi unsurlar, tüm kesimlerden oy alma potansiyeli taşıyor. Bunlar elbette kulağa hoş geliyor. Ama bu durum siyasetin satranç tahtasında Yavaş’ı köşeye sıkıştırmadan şah çekmek için içi su dolu bir plan olarak algılanıyor.

Gazeteci İsmail Küçükkaya’nın bu planı özetlemesi, durumu net bir şekilde ortaya koyuyor: “İmamoğlu Cumhurbaşkanı, Mansur Yavaş tarafsız bir Meclis Başkanı olacak ve ardından parlamenter sisteme geçilecektir. İmamoğlu ise Başbakan olacak.” Ancak bu değişimlerin vatandaşa ne tür fayda sağlayacağını öğrenmek ise oldukça zor. Bir kez daha sormak gerekiyor: Şu anda ülkede bir seçim gündemi var mı? Cevap yine “Hayır!”

Bunu takip eden süreçte, CHP içindeki dinamikler iyice açığa çıkmaktadır. Hangi adayın ya da liderin hangi nedenle aday

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın