
“`html
CHP’de cumhurbaşkanı adaylığı için iç savaş çıkma noktasına geldi. Anketlerde ABB (Ankara Büyükşehir Belediyesi) Başkanı olan Mansur Yavaş’ın gerisinde kalan İBB (İstanbul Büyükşehir Belediyesi) Başkanı Ekrem İmamoğlu, aday olabilmek için tüm olanaklarını seferber ederek, parti içindeki dinamikleri değiştirmeye odaklandı. İmamoğlu, bu kez CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i baskı altına alarak ‘ön seçim’ kararını kabul ettirdi. İmamoğlu’nun, siyasi geçmişi ve tabanındaki etkisi açısından Yavaş’ı saf dışı bırakmaya yönelik yaptığı bu hamle, partinin mevcut yapısını karıştırdı.
ZEHİR ZEMBEREK SÖZLER
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in duyurduğu ön seçim kararına tepkiler gelmeye devam ediyor. Bu tepkilerden biri de partinin önde gelen isimlerinden Akif Hamzaçebi’den geldi. Hamzaçebi, partisinin iki başlı bir yönetime teslim edildiğini vurguladı. Parti içinde yaşanan bu durum, cumhurbaşkanı adayının belirlenmesinin hukuki bir karşılığı olmadığını da gözler önüne seriyor. Hamzaçebi, yaptığı basın açıklamasında parti yönetimine yönelik sert eleştirilerde bulunarak şu cümleleri sarf etti:
‘İKİ BAŞLI CHP‘
CHP’nin esas sorunu, cumhurbaşkanı adayının kim olacağı değil, partideki iki başlı yönetim yapısıdır. CHP, bu tür bir yapıyla devam edemez ve etmemelidir. Tarihinde benzeri olmayan bu yönetim tarzı, sürdürülebilir değildir. Parti içinde yaşanan bu çatışmanın çözülmesi ve partiyi temsil eden tek bir liderlik yapısının oluşturulması gerektiğini belirtti. Hamzaçebi, yeni bir siyasal mücadele başlatmak için iki başlı yönetim anlayışının tasfiye edilmesi gerektiğini ifade ederek, ‘CHP’nin önceliği cumhurbaşkanı adayını belirlemek değil, bu sorunu çözmektir. İki başlı yönetim sorununu aşmanın yolu, cumhurbaşkanı adayı ilan etmek değildir’ şeklinde konuştu.
‘HUKUKİ DEĞİL‘
Hamzaçebi, ön seçimlerin örgüt denetiminde hangi koşullarda yapılacağının tüzükte yer aldığını belirtti ve bu koşullar arasında cumhurbaşkanı adayının (aslında aday adayı) belirlenmesinin olmadığını vurguladı. Buna rağmen, örgüt denetiminde ön seçim yoluna gidilirse, bu durumun hukuki açıdan geçerli olmayacağını ifade etti. CHP’nin hukuku zorlayan yollar tercih etmemesi gerektiği konusunda uyardı.
‘CHP, HUKUKU ZORLAMAMALI‘
Hamzaçebi, seçim tarihi netleşmeden ve Yüksek Seçim Kurulu (YSK) cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin seçim takvimini ilan etmeden, cumhurbaşkanı adayını belirleme süreçlerinin başlatılmasının hukuken ve siyaseten doğru olmayacağını belirtti. Bu durum CHP’nin, cumhurbaşkanı adayını belirlemede hukuku zorlayacak yollara başvurmaması gerektiğini açıkça ortaya koymaya çalışarak, partinin yasal çerçevede hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
CHP’nin içerisinde bulunduğu bu kriz durumu, sadece iç savaş atmosferine yol açmakla kalmıyor; aynı zamanda partinin genel stratejisini ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecindeki duruşunu da sorgulatıyor. Ekrem İmamoğlu’nun yaptığı hamleler ve akabinde gelen tepkiler, CHP’deki iç dinamiklerin ne denli karmaşık olduğunu gözler önüne seriyor. Sanki parti içinde herkes kendi çıkarları doğrultusunda bir savaş veriyor. Bu durum, CHP’nin geleceği açısından düşündürücü bir tablo sergiliyor.
Özgür Özel’in ön seçim kararı, parti içinde farklı görüşlerin açığa çıkmasına neden oldu. İmamoğlu’nun destekçilerinin olduğu kadar, Yavaş’ın da kendi tabanı bulunduğu için bu süreç, hem kamuoyunda hem de parti içinde tartışmalara yol açtı. Bu tart
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



