Bayram mübarek olsun, bu özel günlerin tadını doyasıya çıkarın. Bayramlar, geçici yaşam yolculuğunda bir durak, nefes alma, çevremizi gözden geçirme ve içsel bir değerlendirme fırsatıdır…
Ancak hastalar, yeni kayıplar yaşayanlar ve kalabalıklar arasındaki yalnızlar için bayramın anlamını hissetmek zorlaşabilir.
Kendine eleştiri yapmayanlar, kin ve nefretle dolu kalplerini temize çıkarmayanlar, içsel hesaplaşmayı unutanlar için bayramın gerçek manasını anlamak elbette mümkün değildir.
İnsani değerleri, masumiyetin kaybını göz ardı edenler ve dünyayı yalnızca kendi çıkarları için geliştirilmiş bir alan olarak görenler bu mutluluğu yaşamakta ve başkalarına da yaşatmakta zorluk çeker.
***
Bilindiği gibi, siyasi partiler arasında bayramlaşma bir gelenektir. Ancak bu yıl CHP, bayramlaşma etkinliklerine katılmamayı tercih etti. Genel Başkan Özgür Özel, 19 Mart tarihinden itibaren oldukça net bir tutum sergiliyor; partiye bayram gelmediğini ifade ediyor. Bayram Namazı sonrası yaptığı açıklamalarda da siyasi söylemlerine yeni bir boyut ekliyor. Siyasi arkadaşlarını koruma kaygısıyla CHP’nin kurumsal kimliğini sahiplenme çabası arasında bir seçim yapmış gibi görünüyor. Ekrem İmamoğlu ile birlikte CHP’nin kaderini örme çabasında olan Özel, İmamoğlu ve etrafındaki yapının çözülmesine karşın ısrarla vites yükseltmekten bahsediyor. İddialar ve adli soruşturmalar karşısında gözlemlediği pişmanlıklar onu pek ilgilendirmiyor. Zamana oynamakla meşgul, belki de bir mucize bekliyor!
***
Özgür Özel’in izlediği politikalarına rağmen, Beylikdüzü’ndeki günlerden itibaren, gelecekteki kariyeri için sivil görünümlü organizasyonlar oluşturan profesyonel bir ekip varlık gösteriyor. Aslında, İmamoğlu ve ekibinin geçmişten günümüze hazırlanan özel bir projeyle desteklendiği görülüyor. Örneğin, 2017 yılında kurulan Batı İstanbul Vakfı, 2018’de resmi onay alarak şimdiki ekibin temelini oluşturuyor. Vakfın kurucusu ve onursal başkanı Ekrem İmamoğlu. Bu vakfın temel amacı, “kültür ve sanat alanındaki en nitelikli örnekleri sunmak ve İstanbul’da bir platform oluşturmaktır…” şeklinde tanımlanıyor. İmamoğlu’nun çevresinde genişleme çalışmalarını, sanat ve kültürel faaliyetler üzerinden gerçekleştirme gayreti dikkat çekiyor. Vakfın etkinliklerinde yer alan ve destek verenlerin önemli bir bölümü, yolsuzluk iddialarıyla ilişkilendirilen dosyalarda yer alıyor.
Temmuz 2024 itibarıyla bu projenin siyasi, ekonomik, sosyolojik ve diplomatik alanlara kayacağı öngörülüyor. Reform Vakfı’nın kurucuları da kamuoyuna aşina isimler. Bu vakıf, “Türkiye’nin demokrasisini güçlendirmek” iddiasıyla faaliyet göstermekte ve toplumsal çeşitliliğe saygı göstererek çalışmalarını yürüteceğini belirtmektedir. Ayrıca vakıf senedine dikkat çekici bir hüküm eklendi; tasfiye edildiğinde, vakfın mal ve haklarının Batı İstanbul Eğitim Kültür Sanat Vakfı’na devredileceği ifade ediliyor.
Devam eden hukuki süreç birçok yönüyle tartışmalı. Yolsuzluk iddialarına ilişkin hazırlanan iddianamenin en kısa sürede ana davaya dönüşmesi gerekmekte.
Bu durum, İmamoğlu’nun CHP’yi de aşan bir siyasi proje olabileceğinin sorgulanmasını daha da zorunlu kılıyor.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



