CHP’de Butlan Krizi: Kılıçdaroğlu’na Sert Tepki!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
CHP’de Butlan Krizi: Kılıçdaroğlu’na Sert Tepki!

CHP İlke ve Demokrasi Hareketi Sözcüsü Örsan Öymen, partilerine yönelik alınan mutlak butlan kararını geçersiz saydıklarını ifade etti. Öymen, “Kılıçdaroğlu’nun masumiyet karinesini hiçe sayarak kendini yargı yerine koyması ve CHP’de ‘ahlaki arınma’dan bahsetmesinin samimiyetsiz olduğunu düşünüyoruz. Adalet ve erdemi ortadan kaldıran bir yönetimle iş birliği yapmak, en büyük ahlaksızlıklardan biridir” açıklamasında bulundu.

CHP İlke ve Demokrasi Hareketi (İDH) Kurucu ve Sözcüsü Örsan Kunter Öymen, söz konusu mutlak butlan kararına dair yazılı bir açıklama yaptı. Öymen, şu ifadeleri kullandı:

“AKP iktidarı, yargı bağımsızlığını ortadan kaldırarak oluşturduğu diktatörlük rejimindeki ‘mahkeme’nin Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) kararlarına ve hukuka aykırı olarak CHP 38’inci Olağan Kurultayı hakkındaki ‘mutlak butlan/kesin hükümsüzlük’ kararını kabul etmiyoruz. Bu kararı yok hükmünde sayıyor ve şiddetle kınıyoruz.”

“Seçme ve seçilme gaspı” vurgusu

AKP hükümeti, 18-19 Mart 2025 tarihlerinde gerçekleştirdiği darbe ile CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasını iptal ederek ve tutuklayarak muhalefetin cumhurbaşkanı adayını belirleme hakkını gasp etmeye çalışmıştır. 21 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilen ‘mutlak butlan’ darbesiyle de CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i görevden alarak, yerine Kemal Kılıçdaroğlu’nu kayyum olarak atamıştır. Bu durum, CHP delegelerinin ve üyelerinin seçme ve seçilme hakkını ihlal eden bir girişimdir.

“Cumhuriyetin özüne kast”

Her iki müdahale, AKP’nin ana muhalefetin cumhurbaşkanı adayını ve genel başkanını belirleme hakkını gasbetme çabasının bir parçasıdır. Bu durumu, AKP iktidarının faşizan eylemleriyle, Kurtuluş Savaşı’nın öncüsü ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu olan CHP’ye doğrudan bir saldırı olarak değerlendirmek mümkündür. Ayrıca, Türkiye’nin Anayasal düzeninin, demokrasinin, halk egemenliğinin ve hukuk devletinin ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir. 24 yıldır uygulanan iç ve dış politikalar ışığında, AKP’nin bu girişimi sadece CHP’ye değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ilkelerine de ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.

“Kılıçdaroğlu, 13 yılda 13 seçim kaybetti”

Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanı olduğu süre zarfında, CHP beş milletvekilliği seçimi, dört cumhurbaşkanlığı seçimi, iki belediye seçimi ve iki referandumda kaybederek ana muhalefet partisi olarak 13 yılda toplamda 13 seçim kaybetmiştir. Bu durum, bir rekor niteliği taşımaktadır. Kılıçdaroğlu’nun hukuka aykırı bir şekilde CHP’nin başına geçirilmesi, partiyi bölme ve zayıflatma amacı gütmektedir. Ayrıca, AKP’nin iktidarını sürdürmesi için bir araç haline gelmiştir. Kılıçdaroğlu’nun, AKP’nin kendisine sunduğu yetkiler doğrultusunda CHP’nin avukatlarını görevden alması, partinin meşru yönetiminin hesaplarına erişimini engellemesi ve CHP Genel Merkezi’ni AKP’nin polis güçlerine teslim etmesi kabul edilemez bir durumdur.

“Arınma çağrısı samimi değil”

Kılıçdaroğlu, ABD emperyalizminin CHP’yi şekillendirme çabasının bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Kamuoyuna sızan ‘Wikileaks’ belgeleri ve ABD Dışişleri Bakanlığı’nın gizli yazışmaları, Kılıçdaroğlu’nun CHP’yi Mustafa Kemal Atatürk’ten ve ‘altı ok’ ilkelerinden uzaklaştırdığına dair açık kanıtlar sunmaktadır. 13 yıl boyunca AKP’nin seçim kazanmasını sağlayacak stratejiler geliştirdiği ve son olarak AKP’nin ‘mutlak butlan’ darbesine ortak olduğu da belgelenmiştir. Kılıçdaroğlu’nun masumiyet karinesini yok sayarak kendisini yargıç yerine koyması ve CHP’de ‘ahlaki arınma’dan söz etmesi, samimiyetsiz bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir. Kılıçdaroğlu’nun görevleri arasında, Türkiye’de ahlakı ve erdemi yerle bir eden AKP iktidarının devamını sağlamak bulunmaktadır. Adaleti ve erdemi ortadan kaldıran bir yönetimle iş birliği yapmak ise kabul edilemez bir durumdur.

Özeleştiri vurgusu

CHP içinde yaşanan sorunlar, özellikle son 16 yılda kadrolaşma, parti içi demokrasi ve partinin ilkelerinden uzaklaşma konularında ne kadar derinleştiğini göstermektedir. Bu sorunlar zamanında ele alınsaydı, mevcut durum yaşanmazdı. Bu nedenle, CHP’yi son 16 yıldır yöneten herkesin ciddi bir özeleştiri sürecine girmesi gerekmektedir.” (ANKA)

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın