
CHP İstanbul İl Başkanlığı’na kayyım olarak atanan Gürsel Tekin, partinin yönetimine çağrıda bulunarak, “Gelin tüzüğümüzü alalım. Mahkeme dosyasını alalım. Ben hukukçu değilim, kararı siz verin, altına imza atayım. Daha ne istiyorsunuz? Cumhuriyet Halk Partisi vesayet kabul etmez. Aklınızı başınıza toplayın. Gelin bir an önce ben ve arkadaşlarım da bu meseleyi derleyip toparlayıp partiyi emanet etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Kayyım görevini kabul etmesinin ardından kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilen Tekin, “CHP’yi benim kalbimden kimse atamaz. Nevrim döndü. Siz atamazsınız beni. CHP beni değil itirafçıları atsın” dedi. Ayrıca, “Ey CHP Genel Merkez yöneticileri, milletvekilleri, avukatlar; bana karşı konuşuyorsunuz ama karşıma gelince esas duruşta duruyorsunuz” şeklinde konuştu.
Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun olağanüstü bir dönemde büyük psikolojik baskı altında olduğunu belirten Gürsel Tekin, “Biz Muharrem’i infaz ettik. Kılıçdaroğlu’nu da sildirdik. Bana geçmez kardeşim, hiç yormayın kendinizi. Ben ne Muharrem İnce’yim ne de Kemal Kılıçdaroğlu’yum” ifadeleriyle dikkat çekti.
“Kayyım değiliz, çağrı heyetiyiz”
Türkiye gazetesinde yer alan habere göre; Gürsel Tekin, TGRT Haber’de katıldığı canlı yayında CHP İstanbul İl Başkanlığı’na kayyım olarak atanmasının ardından yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. “Biz kayyım değiliz, çağrı heyetiyiz” diyen Tekin, bir süre önceki tartışmaların partideki yöneticiler tarafından göz ardı edildiğini ifade etti.
“Davanın tarafları CHP’li yöneticiler. Tartışmalar 1,5 yıldır vardı, özellikle son 8 ayda parti yöneticileri buna müdahale etmedi. Günün sonunda iptal için başvuran kişiler tarafsız isim listesi bildirdi. Biz bunu kabul etmesek kayyım gelirdi. Biz kayyım değiliz, çağrı heyetiyiz.”
“CHP yönetimiyle mutabık kalmıştık ama olmadı”
Kayyım kararının ardından CHP yönetimi ile yapılan görüşmelerde bir mutabakat sağlandığını öne süren Gürsel Tekin, şu ifadelere yer verdi:
“Sevgili il başkanımız Özgür Çelik şöyle bir açıklama yapacaktı; ‘Yarın bizim partimizin kuruluş yıl dönümü. Çarşamba günü Gürsel abimizi kapıda karşılayacağız’ diyecekti. Burada mutabık kaldık. Olmadı. Oraya girmek istemiyorum. 7 gün canhıraş mücadele ettik. Çünkü biz bir ailenin neferleriyiz. Kol kola vereceğiz, sıkıntı varsa elbirliğiyle çözeceğiz.”
Dikkat ederseniz biz orada tekrar minibüse bindik. Barikat sonradan oluştu. İçişleri Bakanı’nı 3 kez aradım. Sayın Bakan da haklı olarak bazı çağrıların olduğunu söyledi. Ben kendi babamın evine polisle girmek ister miydim? Damarlarımı kesseniz CHP’lilik akar.
CHP’ye polis isteyen ben değilim. Su atan kardeşlerimizi il binasına davet edeceğim. Kimse benim CHP’liliğimi sorgulayamaz. Yüzde 90’ının CHP’li olmadığını biliyorum.”
“CHP beni değil itirafçıları atsın”
Kayyım görevini kabul etmesinin ardından kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilmesiyle ilgili soruya Tekin, şu yanıtı verdi:
“Sayın Genel Başkanı çok severim. Uzun süre mesaimiz oldu. Sayın Genel Başkan televizyona çıktı ‘Onu attım’ dedi. CHP’yi benim kalbimden kimse atamaz. Nevrim döndü. Siz atamazsınız beni. Ben beklerdim ki sayın Genel Başkanımızdan, şu anda 305 arkadaşımız tutuklu. İçinde il başkanlarımız var, parti meclis üyelerimiz var, bir sürü parti yöneticileri var. Tutuklu olmalarının sebebi 73 tane itirafçı var. Şimdi el insaf edin. Arkadaşlarımızın tutukluluğuna sebep olmuş bu itirafçılarla ilgili bir dava yok. CHP beni değil itirafçıları atsın.
Dava açan kim? CHP’liler. Delileri veren CHP’liler. Ses kayıtlarını veren CHP’liler. Sizin arkadaşınız itirafçılar. Benim hiç bunlarla bir temasım yok. Siz bunlarla niye arkadaşlık yaptınız?
Tuhaf bir dönem yaşıyoruz. Onlarca yüzlerce arkadaşımız tutuklu bununla uğraşmak gerekirken beni infaz ediyorlar. Beni infaz etmeleri gerekiyorsa beni infaz edin kendimi kurban ederim. Beni infaz etmek CHP’yi kurtarmaz. Belediye başkanı arkadaşım beni aramaya korkuyor.
“Cumhuriyet Halk Partisi vesayet kabul etmez”
Süreçle ilgili kendisini eleştiren CHP’lilere sert cevaplar veren Gürsel Tekin, meseleleri toparlayıp gitmeyi düşündüklerini belirterek, parti yönetimine “Gelin anlaşalım” çağrısında bulundu. Tekin, şu ifadeleri kullandı:
“Ey CHP Genel Merkez yöneticileri, milletvekilleri, avukatlar; bana karşı konuşuyorsunuz ama karşıma gelince esas duruşta duruyorsunuz. Öyle ekranlara çıkıp konuşmak yok. Bir tuhaflaşmışsınız, haddinizi bileceksiniz. Kiminle muhatap olduğunuzu bileceksiniz. Size de çağrı yapıyorum. Gelin tüzüğümüzü alalım, anayasamızı yani. Mahkeme dosyasını alalım. Ben hukukçu değilim, kararı siz verin, altına imza atayım. Daha ne istiyorsunuz? Cumhuriyet Halk Partisi vesayet kabul etmez. Aklınızı başınıza toplayın. Gelin bir an önce ben ve arkadaşlarım da bu meseleyi derleyip toparlayıp partiyi emanet etmek istiyoruz.”
“Ben ne Muharrem İnce’yim, ne de Kemal Kılıçdaroğlu’yum”
Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirilere de değinen Tekin, “Ben ne Muharrem İnce’yim, ne de Kemal Kılıçdaroğlu’yum” dedi. Gürsel Tekin, şu şekilde devam etti:
“Kemal Kılıçdaroğlu, olağanüstü bir dönemde çok psikolojik baskı altında kaldı. Biz Muharrem’i infaz ettik. Kılıçdaroğlu’nu da sildirdik. Bana geçmez kardeşim, hiç yormayın kendinizi. Ben ne Muharrem İnce’yim ne de Kemal Kılıçdaroğlu’yum.
Kılıçdaroğlu hak etmedi bu kadar eleştiriyi. Bu kadar saldırı alan insan ne yapsın? Siyaseten Kılıçdaroğlu elbette eleştirilebilir. Ama bir siyasi partinin genel başkanına ne olduğu belirsiz insanlar tarafından hakaret ediliyorsa, CHP İl Başkanı koltu
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!
Yeni Bir Yorum Bırakın
İlginizi Çekebilecek Diğer Bloglar
Gündem HaberleriKonya’da 12 Kilometrelik İçme Suyu Hattı Yenileniyor
Gündem HaberleriGaziantep Forum III, Dünyanın Farklı Ülkelerinden Akademisyenleri Buluşturdu
Gündem HaberleriSakarya Tığcılar’da Kentsel Dönüşüm Hız Kazandı: 45 Yapı Yıkıldı
Gündem Haberleri