CHP’de İhraç ve Kayyım Krizi: Gürsel Tekin Açıklıyor

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
CHP’de İhraç ve Kayyım Krizi: Gürsel Tekin Açıklıyor

CHP İstanbul İl Başkanlığına mahkeme kararıyla kayyım olarak atanan ve partiden ihraç edilen Gürsel Tekin, Aziz İhsan Aktaş ile tanışma arzusunu dile getirerek; “Nasıl kudretli bir adam ki 37 CHP belediyesine girdi”</em şeklinde konuştu. Tekin, “İnsan her türlü hataya açıktır”</em ifadelerini kullanarak, “Aziz İhsan Aktaş, ekranlara çıkarak parti yöneticilerinin isimlerini veriyor. İsimleri geçen arkadaşlarımız, Meclis Başkanına gidip ‘dokunulmazlığımız kaldırılsın’ talebinde bulunmalı. Aklanıp partimize geri dönmelidirler. Bu iddiaları yok saymak, gerçeği değiştirmiyor. Dosya ortada, reddetmek dosya içeriğini değiştirmiyor”</em dedi.

Mahkeme kararıyla CHP İstanbul İl Başkanlığına kayyım olarak atanan Gürsel Tekin, Sabah ile bir röportaj gerçekleştirdi.

CHP İl Başkanı olarak göreve başladığınız günden itibaren hayatınızda ne gibi değişiklikler oldu?

Çocukluğumdan beri CHP’liyim. İlk görevim gençlik kolları başkanlığıydı ve partinin her kademesinde görev aldım. Siyasi partilerde bir okul yoktur denir ama ben, adeta partinin içinde yetiştim. Hâlâ ilk günkü heyecanı taşımaktayım. Bu heyecan olmasa, bu ağır sorumluluğu üstlenmezdim.

15 aydır delegeler üzerinden süren bir tartışma vardı ama biz bu tartışmanın tarafı değildik. Şu an davayı açan da CHP’li, davalı da CHP’li. Biz, hukuken üzerimize düşeni yaparak elimizi taşın altına soktuk. Ancak buna rağmen sosyal medyada troller tarafından hedef alındık. Hindistan ve Pakistan’dan troll orduları organize edildi.

CHP üyeliğimizi bir imza ile silemezsiniz. 40 yıllık emeğimiz ve ideallerimiz var. Tüzüğe göre partiden ihraç edilmek için yolsuzluk, hırsızlık, yüz kızartıcı suç veya vatana ihanet gibi gerekçeler gerekir. Ben bunların hiçbirini yapmadım. Ömrünü bu partiye adamış insanlar kapı önüne bırakılırken, yüzlerce CHP’linin tutuklanmasına neden olan itirafçılar partide tutuluyorsa, bu duruma isyan ederim.

Aziz İhsan Aktaş davasında da çok ciddi iddialar var. Ne düşünüyorsunuz?

İnsan her türlü hataya açıktır, bu hataların CHP olarak nasıl düzeltileceği önemlidir. CHP geleneğinde biri bir hata yapmışsa, onun tek çözümü üyeliğinin askıya alınarak aklanmasıdır. Şu an Aziz İhsan Aktaş, ekranlara çıkarak parti yöneticilerinin isimlerini veriyor. İsimleri geçen arkadaşlarımız, Meclis Başkanına gidip ‘dokunulmazlığımız kaldırılsın’ talebinde bulunmalı. Gidip aklanıp partiye geri dönmeleri gerektiğini düşünüyorum. Bu iddiaları yok saymak, gerçeği değiştirmiyor. Dosya ortada, reddetmek dosya içeriğini değiştirmiyor. Toptan retçi bir anlayışla sorunu çözemeyiz.

Aziz İhsan Aktaş ile tanışmadım ama tanışmak isterim. Ne kadar kudretli bir adam ki 37 CHP belediyesine girdi. Eğer ben genel başkan olsaydım, aklıma ilk olarak ‘nasıl 37 belediyemize girdin? Kim bu yolu açtı?’ sorusu gelirdi. Bunun araştırılması gerekiyor. Aziz İhsan’ın aracını kullanmak, partimiz için bir züldür. Şükür, partimizin kendi aracı da var. 1999 yılında hiç paramız yoktu ama asla böyle şeylere tenezzül etmedik.

Ticaret konusuna gelecek olursak, sizin çok zengin olduğunuza dair iddialar var. Bu konuda ne söylemek istersiniz?

Geçmişte bu konu çok tartışıldı. “298 dairesi, 11 şirketi var” gibi iddialar tamamen asılsız ve saçma. Ben hiçbir zaman ihale veren ya da ihale alan bir görevde bulunmadım. Buradan açık çağrı yapıyorum: Meclis’te bir komisyon kuralım. Son 30 yılda kim ne kazanmış, neye sahip olmuş ortaya dökülsün. İlk önce de benim mal varlığım incelensin. Benim tek gelirim, eşimin ve benim maaşımız. 1994 yılında aldığım, bugün de oturduğum bir evim var. Bir de eşimin ve benim aracımız var. 7 sülalemi araştırın, tek bir haram lokma bulamazsınız. Ben Nazım Tekin’in oğluyum, haram lokma yemem.

 


Aşk mı enfes, zenginlik mi?


 
 
 

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın