
CHP, şu anda fiilen iki ayrı gruba bölünmüş durumda. Özel ekibi, mahkeme kararını tanımadıklarını ifade ederek Meclis’i “alternatif merkez” haline getirmeye çalışıyor. Genel merkezi destekleyen Kılıçdaroğlu’nun amacı ise Özel’in Meclis’teki etkinliğini zayıflatmak.
Bayramın ilk günü Genel Merkez önünde karşı karşıya gelen gruplar, bayramın son günü de Ankara’da yaptıkları mitinglerde birbirlerine meydan okudular. Taraflar, birbirlerini FETÖ’cülükle ve hırsızlıkla suçlayarak gerilimi artırdılar.
Özel’in son hamlesi ise TBMM’de CHP Merkez Yönetim Kurulu’nu (MYK) toplamak oldu.
Grup toplantısının salı günü yapılıp yapılmayacağı, Kılıçdaroğlu’nun grup başkanlığı iptal talebine nasıl bir yanıt verileceği ve paralel örgütlenme adımları bu haftaki en önemli konular arasında yer alacak.
Kılıçdaroğlu, genel başkan olarak bundan sonra ne tür adımlar atabilir? Özgür Özel, parti içindeki muhalefetini sürdürebilir mi yoksa bu süreç yeni bir parti kurma yoluna mı çıkacak?
CHP tüzüğüne göre Genel Başkan, parti örgütünün en üst yöneticisi konumundadır. MYK’yı yeniden yapılandırma, PM’yi kontrol etme, disiplin soruşturmaları açma ve il/ilçe örgütlerini “disipline aykırılık” gerekçesiyle görevden alma yetkisi Kılıçdaroğlu’nda bulunuyor.
Kılıçdaroğlu’nun Özel’in Grup Başkanı seçildiği toplantının iptali için TBMM Başkanlığı’na yaptığı başvuru, gelişmeler hakkında ipuçları veriyor. Meclis grubunu merkeze bağlama çabası, Kılıçdaroğlu’nun parti içindeki iktidarını elinde tutma kararlılığını gösteriyor. Özel’in miting düzenlemesi, il örgütleri üzerinden destek bulması ise Kılıçdaroğlu’nun karşısında yeni bir zorluk oluşturuyor; MYK’nın 2/3’lük onayı ile örgüt kapatma veya kayyum atama mümkün.
Özel’in TBMM Grup Başkanı sıfatı, hala etkili bir dayanak sunuyor.
Milletvekillerini harekete geçirme, grup toplantıları düzenleme ve medya aracılığıyla kamuoyu oluşturma imkanları bulunuyor. Bu çabaya büyükşehir belediye başkanlarının ve taban mitinglerinin desteği de eklenebilir.
Fakat ihraç riski oldukça yüksek; ihraç durumu otomatik olarak grup görevini de sona erdirir. Taban desteği, kurultay çağrıları ve hukuki itirazlar Özel’in ana silahları arasında yer alıyor. Ancak, Kılıçdaroğlu’nun örgütsel üstünlüğü karşısında bu fırsatlar daralmaktadır.
Bu süreç, klasik “seçilmiş-atanmış” mücadelesinin ötesine geçiyor. Örgüt kapatmaları, grup iptalleri ve disiplin baskıları, Özel ekibini “CHP’de kalmanın maliyeti çok yüksek” noktasına sürüklüyor.
Kurultayın zamanlaması ve formatı da önemli bir çatışma alanı haline geliyor. Kılıçdaroğlu, ilk olarak “arınma” ve uzun bir kongre süreci talep ederken, Özel ise mümkün olan en kısa sürede mevcut delegelerle kurultaya gitmeyi savunuyor.
Bu ikili yapı, kısa vadede Kılıçdaroğlu’nun tüzüksel gücünü, orta vadede ise kitlesel kopuşları ve muhtemel olağanüstü kurultay girişimlerini belirleyici kılacak.
Yeni bir parti kurma ihtimali gün geçtikçe artıyor; grup-örgüt ayrılığı, taban bölünmesi ve “gerçek CHP’ye kimin sahip çıkacağı” tartışmaları tarihsel ayrılıklara zemin hazırlıyor.
Kısa vadede Kılıçdaroğlu’nun tüzüksel gücü baskınken, orta vadede kitlesel kopuşlar, yargı süreçleri veya olağanüstü kurultay belirleyici bir rol oynayacak.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



