
Ana muhalefet partisinde belirsizlikler devam ediyor. Kurultay tartışmalarının ardından, CHP’den ayrılan milletvekillerinin liderliğinde kurulan Yeni Parti ile CHP arasındaki rekabet, sadece belediye başkanlarını kendi saflarına çekme mücadelesine dönüşmekle kalmadı; aynı zamanda partinin geleceğini tehdit eden bir “Truva atı” krizine yol açtı. Sabah’tan Mahmut Övür’ün değerlendirdiği bu krizin merkezinde, sessizliğiyle dikkat çeken ve herhangi bir siyasi tez geliştirmeden cumhurbaşkanlığı adaylığına yönelen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş yer alıyor.
GÜNDEMLERİNDE NE TÜRKİYE NE DÜNYA VAR
CHP’de yaşanan tartışmalı kurultay süreci, siyasi çekişmeleri alevlendirmiş durumda. Bir yandan belediye başkanlarını kendi taraflarına çekme çabaları sürerken, diğer yandan CHP içinde yer aldığı iddia edilen “Truva atları” konusundaki tartışmalar da devam ediyor. Hem CHP’nin hem de Yeni Parti’nin odak noktası, hangi tarafın daha fazla belediye başkanını transfer ettiği meselesi haline geldi.
Övür, bu kısır döngüyü değerlendirirken dikkat çekici bir tespitte bulunuyor. “Hem CHP hem de Yeni Parti’nin gündeminde ne dünya var ne Türkiye… Varsa yoksa, en çok belediye başkanı bize geçti hesabı. Şimdi buna bir de Ankara’da fazla iş yapmadan cumhurbaşkanlığı adaylığına soyunan Mansur Yavaş problemi eklendi” ifadelerini kullanarak, muhalefetin vizyonsuzluğunu gözler önüne seriyor.
SESSİZ SEDASIZ ADAYLIĞA YÜRÜYOR
Son olarak, Ankara’da özellikle NATO 2026 Zirvesi’nde gözlemlenen atılımların ardından, başkentte kayda değer bir icraat gerçekleştirmeden cumhurbaşkanlığı adaylığına sessizce dahil olan Mansur Yavaş krizi de gündeme geldi. Televizyon ekranlarında sürekli olarak Yavaş’ın hangi partiye geçeceği tartışılıyor. Kamuoyu ise haklı olarak şu soruyu yöneltiyor: “Hangi siyasi tezle?” Yavaş, belirgin bir siyasi vizyon açıklamadan, zorlu bir mücadeleye girmeden ve çoğu konuda tarafsız kalarak laik-milliyetçi kesimin popüler cumhurbaşkanı adaylarından biri olmaya çalışıyor. Bu durum, Türk siyasetinde suskunluğun bile bir strateji olarak kabul edilebildiğini gösteriyor.
CHP SÖZCÜSÜ AÇIKLADI, YAVAŞ BOŞA DÜŞÜRDÜ
Medya organları, Yavaş’ın CHP’den mi yoksa Yeni Parti’den mi aday gösterileceğini tartışmaya devam ediyor. Bu durumun asıl sorumlusunun, kendi bünyesinden yeni liderler çıkaramayan ve siyaset üretemeyen CHP yönetimi olduğunu belirten Övür, ana muhalefet partisinde kararların rasyonel bir akılla alınmadığını ifade ediyor. Son dönemde yaşanan sarsıntılara rağmen, dışarıdan ithal edilen isimlere güvenme alışkanlığından vazgeçilemiyor. CHP Sözcüsü Müslüm Sarı, konuya dair yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Mansur Bey ile ilgili konuya bir kere daha açıklık getireyim; bunu defalarca söyledim. Şimdi Mansur Bey, Cumhuriyet Halk Partisi’nin siyaseti içinde, siyasi kimliğinin ve kurumsal kimliğinin içinde siyaset yapmaya karar vermiş durumdadır.”
Bu açıklamanın ardından Yavaş cephesinden yanıt geldi. Ancak Yavaş, doğrudan konuşmak yerine, kurumsal kanallar aracılığıyla Ankara Büyükşehir Belediyesi üzerinden şu ifadeleri paylaştı:
“Henüz ortada başlamış bir seçim süreci dahi yokken, Sayın Yavaş’ın siyasi geleceğinin tartışmaların içine çekilmesini doğru bulmuyoruz.”
MUHALEFETİN “SİYASETSİZ SİYASET” ANLAYIŞI
Kendi partisinin en üst düzey yöneticilerinin beyanatlarını anında geçersiz kılan bir belediye başkanının tavrı, normal bir parti disiplini ile bağdaşmıyor. Ancak CHP yönetimi bu duruma göz yumuyor. 2010 yılından beri benimsenen “siyasetsiz siyaset” stratejisi devam ediyor. Kendi öz kadrolarını yetiştirmek yerine, dışarıdan gelen isimlere alan açmayı tercih ediyorlar. Geçmişte İYİ Parti’ye verilen destekler ve “Her evden bir oy HDP’ye” kampanyası, bu anlayışın bir yansımasıydı.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



