
CHP, 38. Olağan Kurultayı için mahkemenin mutlak butlan kararı vermesiyle birlikte hareketli günler geçiriyor. Bu kararın hukuk yollarıyla uygulanması sırasında yaşanan gerilim ve Özgür Özel’in partide nöbet tutması, Türkiye’nin gündemine damga vurdu. CHP Genel Merkez binasında yaşanan arbede sonrası Özel, ilerleyen saatlerde Meclis’e doğru yola çıktı.
CHP’deki bu krizin ardından TBMM’de provokasyon iddiaları gündeme geldi. AK Parti’den ise duruma yönelik peş peşe tepkiler yükseldi. “Herkes haddini bilsin” ifadeleri dikkat çekti.
Gazeteci Barış Yarkadaş, TV100’de Özgür Özel’in Genel Merkez’den ayrılmasına dair önemli detayları paylaştı.
Yarkadaş’ın aktardığı bilgilere göre, bu olayların arka planında bir prodüksiyon yatıyor. Özgür Özel’in, mutlak butlan kararının çıktığı gece oradan ayrılması bekleniyordu. Ancak, “Direniyoruz” sloganları ve ortaya konan görüntüler, bir senaryonun parçaları olarak değerlendiriliyor.
Özgür Özel’in otoparktan çıkıp gitmesi planlanmıştı. Ancak, Kemal Kılıçdaroğlu’nun zarar görmesi için bu tablo oluşturuldu. Aslında Özel, otoparktan ayrılmayı düşünüyordu, fakat sonrasında strateji değiştirerek direniyormuş gibi bir görüntü ortaya koydular.
Bütün bu gelişmeler, Ekrem İmamoğlu’nun baskısından kaynaklanan bir prodüksiyona dönüştü. İmamoğlu’nun talimatlarıyla, Özgür Özel’in de dolaylı onayıyla CHP Genel Merkezi’ne Suat Özçağdaş ve Murat Emir görevlendirildi. Kılıçdaroğlu ise Mahir Polat ve Orhan Sarıbal’ı görevlendirdi. Bu kişiler, gece saat 3’e kadar müzakerelerde bulundular. Sabah CHP Genel Merkezi’ne geldiklerinde Mahir Polat’a bu durum hakkında sorular yöneltildi.
Mahir Polat, “Saat 3’ten sonra Suat Özçağdaş ve Murat Emir, bizimle irtibatı kesti. Ne telefonlarımızı açtılar ne de mesajlarımıza yanıt verdiler.” şeklinde bilgi verdi. Murat Emir, kurultay tarihi konusunda ısrarcıyken, Polat ve Sarıbal, “Sözcü olarak ortada ne parti var ne de delege, böyle bir kurultay tarihi açıklanabilir mi?” diye eleştirdiler.
Gece 3’ten sonra Ekrem İmamoğlu’nun talimatları geldi. “Hiçbir suretle görüşme yapmayacaksınız” ifadesi, İBB meclis üyelerine bir avukat aracılığıyla iletildi. İmamoğlu’nun yakın çevresinden gelen mesajda, “Ekrem başkanın yanından çıktım, size çok selamı var. Ekrem Başkanım da Özgür başkanım da bu süreci birlikte yürütüyorlar.” denildi.
İmamoğlu, İstanbul’da da benzer bir yaklaşım sergileyerek durumu karmaşık hale getirdi. Eğer Özgür Özel, İstanbul’da verdiği sözü tutmuş olsaydı, bu gelişmeler yaşanmayacaktı. Özgür Özel, aslında kararın çıktığı gece ayrılmayı düşünüyordu.
Peki, Özgür Özel neden 3 dakikada ayrılıp gitti? Veli Ağbaba, “kendimi zincirleyeceğim” derken, Ali Mahir “kendimi yakacağım” şeklinde ifadeler kullanmıştı. Ne oldu da 3 dakikada hiçbir şey yokmuş gibi Genel Merkez’i terk ettiler?
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



