CHP’de ‘Mutlak Butlan’ Kararı: Savaş Başlıyor!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
CHP’de ‘Mutlak Butlan’ Kararı: Savaş Başlıyor!

iahaber Haber Merkezi

CHP’nin 38. kurultayı ile ilgili verilen ‘mutlak butlan’ kararı sonrasında, CHP Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen ‘Parti İrademize Sahip Çıkıyoruz Mitingi’nde konuşan Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesini aktardı. Özel, “Bir büyük mücadeleyi başlattık. Dünün şartları içinde bir telefon geldi; o telefona bakmadık. Bu akşamüstü o görüşmeyi gerçekleştirdik. Ne konuştuğumu söylemek boynumun borcudur. Cevabım nettir, tavizim yoktur. CHP’nin tüm delegeleri ve üyeleri bayramdan sonra kurultay için harekete geçiyoruz. AK Parti’nin kara düzeninden önce kurultay sandığını, sonra seçim sandığını kurtaracağız” dedi. Mitingde “Kemal hain” sloganları atılırken, Özel, “CHP milletin partisidir. Atanmış kayyımlar bu partiyi yönetemez, CHP’yi AK Parti’nin butlan kolları yönetemez, yönettirmeyiz! Yok öyle yağma!” şeklinde ifadelerde bulundu.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21’inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada, her iki kurultay hakkında ‘mutlak butlan’ kararı verdi. Mahkeme, CHP Genel Başkanı Özel ve parti yönetiminin görevden uzaklaştırılmasına, kurultay öncesinde görevde olan Genel Başkan Kılıçdaroğlu ve Parti Meclisi üyelerinin “tedbiren” göreve dönmesine hükmetti. Kararın ardından, Ankara 3. İcra Dairesi heyeti, Kılıçdaroğlu’na mutlak butlan kararını tebliğ etti. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi ve YSK, CHP’nin tedbir kararına karşı yaptığı itirazı ise reddetti. Kılıçdaroğlu’nun avukatlarının geri çektiği temyiz başvurusu, Özel adına bugün yeniden yapıldı.

Tarihte bir ilke: CHP davasında ‘mutlak butlan’ kararı çıktı; Özgür Özel’in uzaklaştırıldığı CHP yönetimine Kılıçdaroğlu ve ekibi getirildi!

Gün boyunca siyasi parti liderleri ve yol arkadaşlarıyla görüşmeler gerçekleştiren Özel, genel merkez önünde yapılan mitingde açıklamalarda bulundu. Özel’in konuşmasından bazı önemli noktalar şöyle:

“Yol uzun, dağ yüce; dönmeyiz. Korku salmış zalimlere; sinmeyiz. Bir can değil, bin can fedadır halka. Hak yolunda biz çökmedik, çökmeyiz! Diz çökmeyenlere, teslim olmayanlara, direnenlere selam olsun. Bu büyük mücadeleye omuz verenlere helal olsun.”

“Aile düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Yokluğuna katlanmak zordur ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı göğüsleriz. Ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız ama haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz.”

“Birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler ailemiz değildir”

Bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Gelecek için kaygı duyan, yarınları için mücadele edenler; birilerine sığınıp günü gün edenler değil, birbirine tutunup yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. Biz ailemize sahip çıktık. 81 ilde, baba ocağı neredeyse benim ailem bizimle birlikte. Destek olmaya geldik. Bugünkü varlığınız, kararlılığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Son yerel seçimleri kazanan kadrolar, baskıcı bir iktidarın saldırısı altındadır. Onlara göre biz suçluyuz, haksızız. Bizim suçumuz seçim kazanmak, seçimi kazanacak aday belirlemek. Kontrol altındaki muhalefeti reddetmek, konforlu muhalefet koltuğunda oturmamak da suçumuz.

Mesele CHP meselesi değildir; bu halkın meselesidir. Halkın sofrasının hesabını sormak, müesses nizama itiraz etmek, AK Parti’nin kara düzeninin çarkına çomak sokmak meselesidir. Sandığı, seçme ve seçilme hakkını savunuyoruz.

CHP milletin partisidir. Atanmış kayyımlar bu partiyi yönetemezler, CHP’yi AK Parti’nin butlan kolları yönetemez, yönettirmeyiz! Bu yaşananlar, yarının iktidarının doğum sancısıdır. Acı çekeceğiz, zorlanacağız ama katlanacağız. Çünkü biz 100 yıl sonra bir kez daha bu milletin umudu olacağız.

Erdoğan, bir daha seçim kazanmayacağını görmektedir. Bu nedenle milleti adaysız, partisiz, lidersiz bırakmak istemektedir. Saldırının hedefinde demokratik sistem ve tüm özgürlükler vardır. Kimse başını kaldırmasın, kimse itiraz etmesin, bir kişi kimsenin umudu olmasın istemektedir.

Geçen yıl yaşanan 19 Mart darbesiyle cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nu hedef aldılar. İftiralara susmamızı beklediler.

Ben yatakhanelerde büyüdüm. Vekil oldum ama hâlâ misafirhanelerde yaşadım. Ekrem Başkan’ı aldıkları gece, Saraçhane’de bir kanepe ve bir odada günümü geçirdim. Kaderde hep bir yatak, bir dolap, bir valiz var. O günlerden sonra dedim ki, baba evini terk edemem. Bizim leyli meccani, leyli buttani oldu.

Dün Türkiye, dünya siyasi tarihine geçmeyecek bir kararla bambaşka bir hukuk dalının kuralını getirip, siyasi partilerin kurultaylarına uygulandı. Bu, CHP’yi karıştırmaya ve bölmeye yönelik açık bir tezgahın parçasıdır. Buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bu meydanlarda ve eylemlerde yer alacağız.

Bir büyük mücadeleyi başlattık. Bugün, bu partinin, baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşındaki teyzemizi, 15 yaşındaki evladımızı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bu CHP meselesi değil, Türkiye meselesidir. Cevabım nettir, tavizim yoktur. En kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz.

İki şeye ömür vermeye razıyım: Birincisi CHP’nin delegesi önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek; bu iktidar değişecek.

Bugün, bu mücadeleye millet sahip çıkmazsa, bunlar bizi ezer. Bunlar acımasızlar. Bu meydanın gücüyle sandığı da getireceğiz, emeklinin hakkını da alacağız. Toplu direnişe, mücadeleye var mısınız? İşte bu sesler geleceği kurtaracak olandır.

CHP’nin tüm delegeleri ve üyeleri bayramdan sonra kurultay için harekete geçiyoruz. AK Parti’nin kara düzeninden önce kurultay sandığını, sonra seçim sandığını kurtar

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın