CHP’de Zafer: Delege Ticaretinin Gölgesinde Hırsızlık

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
CHP’de Zafer: Delege Ticaretinin Gölgesinde Hırsızlık

CHP’nin genel başkanı Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’na atfettiği bir tür yücelik ile “göğün 7 kat üzerinde” ifadesini kullandı. Bu açıklama, geçtiğimiz hafta gerçekleşti.

Bu yazıyı “Olacağı buydu” başlığıyla sunmamızın nedeni, yaşananların korkunçluğudur; bu tür bir rezaletin failine, “ulûhiyet” çağrıştıran ifadelerle bir aklama yapacak bir noktaya kadar varmış durumdalar.

Gerçek şu ki, başka bir çıkış yolu kalmadığını çok iyi biliyorlar.

Maalesef, çıkarlarını gözeten ve yüzsüzlükte sınır tanımayan bir grup insanla karşı karşıyayız.

Korktukları bir inanç ve değer olmadığından, kendilerine Yunan mitolojisindeki gibi sözde tanrılar üretmeye yönelmiş durumdalar.

Meseleyi İslam perspektifinden tartışmak gereksizdir; çünkü bu kişilerin İslam’a dair ne bir kaygısı ne de hassasiyeti vardır.

Bu rezaletin Yunan mitolojisi ile ilişkilendirilmiş olması da, durumu açıklamak için bir başka çerçeve sunuyor.

Sorunun anahtarı, yazının başında ön plana çıkardığımız noktada gizlidir.

Daha somut bir ifadeyle, sapkın bir anlayışın, bir rezilliği ve çirkinliği saklama çabasını gözlemliyoruz.

Başka bir açıklaması yok bunun…

Daha önce gerçekleşen hırsızlıkları, soygunları ve talanları başka bir kılıfa nasıl sokabilirlerdi ki?

<p“Hırsıza” tanrısal bir kimlik kazandırmaktan başka çareleri olmamıştı, bunu gerçekleştirdiler.

Bu durumda daha da tehlikeli olan, bunları kabullenecek ve sorgusuz sualsiz “iman” edecek büyük bir kitlenin varlığıdır; ne yazık ki her türlü sapkınlığı ve ahlaksızlığı savunmaya hazırlar!

Son zamanlarda bu durumu kanıtlayan taze bir örnek var mı? İşte karşınızda…

Hadisenin tüm yönleriyle anlaşılabilmesi için soru-cevap yöntemiyle ilerleyeceğiz…

Soru: İBB’deki skandallarla ilgili şikayetlerin ve itirafların sahibi kimlerdir?

Cevap: CHP’liler, belediyedeki yetkililer, danışmanlar ve İBB ile iş yapan işadamları.

Soru: CHP’deki kurultayla ilgili şikayetçi olanlar kimlerdir?

Cevap: CHP’li delegeler ve önde gelen isimler, CHP’li gazeteciler vb.

Soru: İmamoğlu-Özel yönetimi, 2023 Kasım’ındaki kurultayda delegeleri manipüle etti mi?

Cevap: Evet, hem şahidi hem de kanıtı mevcut! Şikayet edenlerin ve kanıt sunanların tamamı CHP’li.

Ortaya çıkan gerçek ise şudur:

Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı, bu delege alışverişiyle yok oldu.

Bunu yapan kişi, CHP’lilerin ifade ettiklerine göre Ekrem İmamoğlu ve ekibi oldu.

Başkanlık koltuğuna oturan kişi ise herkesin bildiği gibi Özgür Özel’dir.

Peki, durumun müzakere edilecek, inkâr edilecek bir yanı var mı?

Tüm CHP’liler, CHP medyası ve bu meseleyi takip eden herkes, bunların gerçek olduğunu çok iyi biliyor ve tartışılacak bir şey olmadığını kabul ediyor.

Soru ve cevapların ardından şu gerçekler su yüzüne çıkıyor:

Kılıçdaroğlu, bu süreçte koltuğunu kaybetti ve daha önce CHP delegesinden yüzde 10 bile oy alamayacak durumda olan Özgür Özel’i genel başkan yaptılar.

Özgür Özel, bu durumun farkındaydı ve Ekrem İmamoğlu’nu görmezden gelerek, onu cumhurbaşkanı adayı göstermek üzere bir diyet borcu ödüyor.

Bu süreçte Kılıçdaroğlu’nu, mahkeme sürecine girmeleri gereken ve kayyım atanması gereken CHP’yi kurtarması için yalan beyanda bulunmaya zorladılar.

Kılıçdaroğlu’na, “Biz delege alım satımı yaptık, kurultayın sonucunu değiştirdik. Yasalara aykırı bir işlemi, Erdoğan’ı yenmek için gerçekleştirdik, sen de bunu görmezden gel ve savcıya yalan beyanda bulun!” dediler.

Evet, tam olarak böyle bir söylem içindeler.

Bu durumu eleştiren Kılıçdaroğlu’na ise, tehditler ve hakaretler yağdırıyorlar…

Tek savunmaları şu: “Erdoğan’ı ancak hırsızlığı sabit olan Ekrem İmamoğlu yenebilir!”

Bu düşünce üzerinden, açıkça yaşanan hırsızlığın ve delege ticaretinin üzerini örtmeye çalışıyorlar; buna ek olarak zarar görenlere de “sizin de susmanız gerek” mesajı veriyorlar.

Bu çerçevedeki bir ahlaksızlığı…

Açıkça söylemek gerekirse; Kılıçdaroğlu böyle bir durumu hak ediyor.

O değil miydi FETÖ’nün tapelerini Meclis kürsüsünde okuyan? O değil miydi Erdoğan’ı düşürmek için yabancılarla iş birliği yapan? O değil miydi 15 Temmuz’da kaçıp giden? O değil miydi Amerika’da 8 saat kaybolan ve Cumhurbaşkanına her türlü hakareti eden?

Bu yüzden, onun düştüğü duruma üzülmüyorum!

Mesele, Kılıçdaroğlu’nun yaşadığı mağduriyet değildir! Burada, tüm ülkeyi tehlikeye atacak bir yapının ve kişisel çıkarları için her türlü ahlaksızlığı benimseyen bir çetenin gerçek yüzünü deşifre etme amacım var.

“Kendi partisine, daha dün beraber çalıştığı arkadaşlarına bunu yapan, bu millete ve ülkeye neler yapmaz?” endişesiyle kaleme alıyorum bunları.

Bütün mesele bu…

Yoksa, tarafların birbirine karşı düşmanlıkları yeterince açık değil mi?

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın