
CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik politika Kurulu Başkanı Gamze Taşcıer, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nde yaptığı açıklamada partisinin 1 Mayıs Manifestosu’nu duyurdu.
Taksim Meydanı’nın 1 Mayıs kutlamalarına kapatılmasına sert tepki gösteren Taşcıer, “Dünyanın dört bir yanında 1 Mayıs, kentlerin kenarlarında değil, merkezlerinde kutlanır. Bu nedenle emekçiler her ülkede kentin kalbine yürür. Türkiye’de bu kalbin adı Taksim Meydanı’dır. Taksim, emekçilerin hafızasında önemli bir yere sahiptir. Emekçi, ücretli ve emeklinin direncini ve kolektif kimliğini temsil eden bir mekândır. Bu nedenle Taksim’in emekçilere kapatılması, emeğin hafızasına yapılan doğrudan bir müdahaledir” ifadelerini kullandı.
“DEVLETİN MEŞRUİYETİ, EN ZAYIF YURTAŞIN HAKKINI KORUDUĞU ÖLÇÜDE VARDIR”
AKP’nin uygulamaları nedeniyle işçilerin bir gün bile gerçek anlamda bayram kutlayamadığını vurgulayan Taşcıer, işçilerin ve emekçilerin açlık sınırında yaşam mücadelesi verdiklerini, sürekli baskı altında olduklarını belirtti. Taşcıer, “1 Mayıs’a; çalışanların yoksullaştığı, gençlerin iş bulmakta zorlandığı, kadınların istihdamdan dışlandığı, emeklilerin yaşam mücadelesi verdiği, iş cinayetlerinin yaygınlaştığı ve hak yiyenin yanına kar kaldığı bir Türkiye gerçeğiyle giriyoruz. Emek aleyhine kurulan ve baskı rejimiyle derinleşen AKP’nin karanlık düzeni ile karşı karşıyayız. Devlet, insanın canını, emeğini, onurunu ve hakkını korumak için vardır. Devletin meşruiyeti; sarayların ihtişamından, kabarık bütçe cetvellerinden ya da iktidarın propaganda aygıtının büyülü cümlelerinden gelmez. Devletin meşruiyeti, en zayıf yurttaşın hakkını koruduğu ölçüde vardır” dedi.
Taşcıer, AKP iktidarı döneminde işçilerin aleyhine yasaların çıkarıldığını ve güvencesiz çalışmanın yaygınlaştığını, bunun sonucunda iş kazalarının her yıl arttığını ifade etti. “Kaza olmuş, ölüm gerçekleşmiş, rapor tutulmuş ama tek bir bürokrat dahi hesap vermemiştir. Soma’dan, İliç’ten, Kartalkaya’dan, Dilovası’ndan sonra aynı düzen devam etmiştir. Türkiye’de yalnızca iş kazaları artmamış, işçinin sesi de kısılmıştır. Sendikalaşma oranları düşürülmüş, toplu sözleşme kapsamı daraltılmış, grev hakkı idari kararlarla sınırlandırılmıştır. İşkolu barajı, yetki itirazları, uzun yargı süreçleri, grev ertelemeleri ve Yüksek Hakem Kurulu gibi mekanizmalar, emeğin kolektif gücünü zayıflatmak için işletilmiştir. Kamu görevlilerinde sendika üyeliği yüksek görünse de gerçek toplu pazarlık gücü yoktur; grev hakkı yoktur, hakem sistemi hükümet yanlısı bir yapıyla çalışmaktadır. Yandaş sendikal düzen büyütülmüş, kamu çalışanları siyasal sadakat üzerinden hizalanmaya zorlanmış ve sendikal alan, iktidarın nüfuz alanına dönüştürülmüştür. Sendikanın varlığı yalnızca sayıdan ibaret hale gelirse, toplu sözleşme hakkı bağlayıcı bir pazarlığa dönüşmezse, grev hakkı kullanılamazsa, ortada örgütlü emek düzeni kalmaz. Olsa olsa iktidarın belirlediği sınırlar içinde tutulan bir çalışma rejiminden söz edilebilir” dedi.
“AKP’NİN İŞÇİYE, EMEKÇİYE, ÜCRETLİYE BİÇTİĞİ DEĞERLE TUTARLIDIR”
Taşcıer, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla İşsizlik Sigortası Fonu’ndaki devlet katkısının yüzde 50 azaltılmasına da tepki gösterdi. İşsizlik Sigortası Fonu’nun amacına uygun kullanılmadığını kaydeden Taşcıer, “Dün yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile fondaki devlet desteği yarı yarıya düşürülmüş, böylece AKP iktidarı bir kez daha emeğe bakışını göstermiştir. 1 Mayıs öncesi olması da AKP’nin işçiye, emekçiye, ücretliye biçtiği değerle tutarlıdır. Bütçeden ve fondan milyarlarca lira teşvik aktarılmış, ancak bu teşviklerin kaç kalıcı iş yarattığı, hangi sektörde nasıl sonuç verdiği ve hangi toplumsal faydaya dönüştüğü şeffaf bir şekilde ortaya konmamıştır. Kamu kaynağı, emeği korumak yerine sermayenin yükünü hafifletmek için kullanılmıştır” şeklinde konuştu.
CHP’NİN 1 MAYIS MANİFESTOSU’NU AÇIKLADI
Taşcıer, açıklamasında CHP iktidarında hayata geçirecekleri politikaları da duyurdu. 26 maddeden oluşan 1 Mayıs Manifestosu’nda şu ifadeler yer aldı:
“- Manifestomuz, iş cinayetlerine, düşük ücrete, güvencesizliğe, taşerona, kayıt dışılığa, sendikasızlaştırmaya ve yoksulluğu yöneten sadaka düzenine karşı tarihsel bir itirazdır.
– İtirazımız öncelikle yasaklaradır. Taksim’i yasaklayanlara karşıdır. Bu yasağı yırtıp atacağız.
– Kuracağımız düzende ücretliler, açlıkla terbiye edilmeyecek. Asgari ücret, işçi ve ailesinin insanca yaşamını esas alacak.
– Gelirin adil paylaşıldığı yeni bir ücret rejimi oluşturulacak.
– Vergi sistemi, emeği cezalandıran bir yapı olmaktan çıkarılacak. Gelir vergisi tarifesi, ücretliyi enflasyon karşısında koruyacak. Damga vergisi gibi çağ dışı yükler kaldırılacak.
– Çalışan, ürettiği değerden pay alacak. Emekliler, insan onuruna yaraşır bir yaşam sürecek; aylıkları gerçek değerine kavuşacak. Adil bir kademeli emeklilik mutlaka uygulanacaktır.
– Kuracağımız düzende insan onuruna yaraşır iş ve yaşam dengesi sağlanacak. Eşitliği güçlendiren, ayrımcılıkla mücadele eden, kapsayıcı bir çalışma yaşamı kurulacak.
– Eş değerde işe eşit ücret verilecek.
– Bakım yükü ebeveynler arasında eşit dağıtılacak. Bu yük yalnızca kadınların omzunda olmayacak. Ücretsiz nitelikli kreşler, yaşlı ve hasta bakımevleri yaygınlaştırılacak.
– Emeğin yeni sosyal sözleşmesi hayata geçirilecek. Sendikal haklar genişletilecek, örgütlenme özgürlüğünün önündeki engeller kaldırılacak. Kamu emekçileri gerçek toplu pazarlık hakkına kavuşacak; hakem kurulları bağımsız ve tarafsız hale getirilecektir.
– Kuracağımız düzende iş kazaları ve meslek hastalıklarıyla etkin bir şekilde mücadele edilecektir. Çocuk emeği sömürüsü sona erecek. MESEM’ler tarihe karışacak.
– İşçi sağlığı ve güvenliği, kamusal sorumluluk olarak yeniden yapılandırılacak. Denetim ve yaptırım mekanizmaları güçlendirilecektir.
– İş cinayetlerinde cezasızlık sona erecek. Kayıt dışı çalışma ortadan kaldırılacak; emeğin denetim gücü artırılacak ve şeffaflık sağlanacaktır.
– Kuracağımız düzende çalışma mevzuatı uluslararası standartlara uygun şekilde yeniden düzenlenecektir. İşsizliğe karşı koruyucu mekanizmalar güçlendirilecektir.
– Kayıtlı, güvenceli ve nitelikli istihdama erişim sağlanacaktır. Herkesin becerisiyle güvenceli işe ulaşabildiği bir yapı kurulacaktır.
– Kırılgan gruplar için özel koruma mekanizmaları hayata geçirilece
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



