CHP’den AKP’nin Doğum İzni Teklifine Tepki!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
CHP’den AKP’nin Doğum İzni Teklifine Tepki!

6 Mart 2026 13:25

Güncelleme: 6 Mart 2026 16:19

CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politikaları Kurulu Başkanı Gamze Taşcıer, AKP tarafından Meclis’e sunulan kanun teklifine sert bir eleştiride bulundu. Kadınların doğum izninin uzatılmasını içeren bu teklife karşı Taşcıer, işe dönüş güvencesinin olup olmadığını sorguladı ve ”Bakım hizmeti, kamusal bir sorumluluk olmalıdır; ancak bu yük kadınların üzerine bırakılıyor.” ifadelerini kullandı.

AK Parti tarafından önerilen, kadınların doğum izinlerini 8 haftadan 16 haftaya çıkaran kanun teklifi hakkında Taşcıer, şu açıklamalarda bulundu:

“İktidar, doğum iznini 8 haftadan 16 haftaya çıkarıyor ama bu nasıl sağlanacak? İşe dönüş ve gelir güvenceleri mevcut mu? Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı oldukça düşükken, getirilen bu düzenleme eşitsizliği artıracaktır. Doğum izninin uzatılması elbette olumlu bir adımdır; ancak bunun arkasındaki niyet önemlidir. Bakım hizmetinin kamusal bir yükümlülük olması gerekirken, yine kadınların sorumluluğuna bırakılıyor. Gerçek bir sosyal politika, kadınların ekonomik güvenliğini sağlamalıdır. Bu teklifin özeti oldukça açıktır: Devlet kayıpları telafi etmiyor, bakım yükü yine kadınların omuzlarında kalıyor.”

“21,5 milyon kadın işgücü dışında”

Gamze Taşcıer, AK Parti tarafından sunulan doğum iznini 16 haftaya çıkaran kanun teklifiyle ilgili yazılı bir açıklama yaptı ve durumu şu şekilde değerlendirdi:

“Bu kanun teklifi, AKP iktidarının sosyal politika alanında ‘koruma’ söylemiyle hakları kısıtlayan bir düzenleme getirdiğini gösteriyor. Kadınların doğum sonrası izin sürelerinin artırılması önemli bir konudur; ancak teklifin hazırlanış şekli, kadınların iş hayatındaki konumunu güçlendirecek bütüncül bir yaklaşım içermemektedir. Türkiye’de kadın istihdamı hâlâ ciddi bir eşitsizlik içindedir. DİSK’in yayımladığı son araştırmaya göre, 2021’de yüzde 28 olan kadın istihdam oranı, 2025’in son çeyreğinde ancak yüzde 31,9’a ulaşmıştır. Aynı dönemde erkek istihdam oranı ise yüzde 62,8’den yüzde 66,5’e çıkmıştır. Ülkemizde 21,5 milyon kadın işgücü dışında kalmaktadır. Geniş tanımlı kadın işsizliği oranı yüzde 37,3’ten yüzde 38,7’ye yükselmiştir. Bu durum, işgücü piyasasında toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yapısal olarak sürdüğünü açıkça göstermektedir. Uluslararası veriler de bu durumu doğrulamaktadır.”

“Bakım politikaları eşitlikçi değilse dışlayıcı sonuçlar üretir”

Taşcıer, Meclis’e sunulan teklifin, doğum sonrası izin sürelerinin artırılmasını içermesine rağmen, genel olarak çalışma yaşamını toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde dönüştürmeyen bir yaklaşım benimsediğini vurguladı ve şunları ekledi:

“Teklif, bakım sorumluluğunu yeniden kadınların omuzlarına yükleyen bir politika mimarisini temsil ediyor. Bakım meselesinin sosyal devletin kamusal sorumluluğu olup olmayacağı, yoksa aile içinde kadınların üstlendiği görünmez bir emek alanı olarak mı kalacağı tartışmalıdır. İktidar, bakım politikalarını kamusal hizmetler ve eşit ebeveyn sorumluluğu üzerinden kurmak yerine, kadınların işgücü piyasasından daha uzun süre uzak kalmasını teşvik eden bir model geliştirmektedir. Böylece bakım emeği kamusal hak olmaktan çıkarılmakta ve yeniden aile içinde, çoğunlukla kadınların sorumluluğuna bırakılmaktadır. Oysa çağdaş sosyal politika literatürü, bakım politikalarını yalnızca izin süreleri üzerinden değil; ‘bakım ekonomisi’ ve ‘bakım rejimi’ kavramları üzerinden ele almaktadır. Bu perspektife göre, bakım hizmetleri; doğum izni, babalık izni, ebeveyn izni, çocuk bakım hizmetleri ve sosyal güvenlik destekleriyle birlikte düşünülmesi gereken bütüncül bir sistemdir.”

“Kadınları bakım rolü üzerinden tanımlıyor”

Taşcıer, bakım yükünün erkekler tarafından paylaşılmasını sağlayacak güçlü mekanizmaların eksikliğine dikkat çekerek, ”Uluslararası veriler, annelik izni ile babalık izni arasında büyük bir süre farkı olduğunu ve bunun bakım sorumluluğunun eşit paylaşılmasını engellediğini göstermektedir. Bu fark, bakımın toplumsal olarak kadın işi olarak görülmesini pekiştirmektedir. Gerçek bir bakım politikası, kadınların iş hayatından çekilmesini değil; kadın ve erkek arasında bakım sorumluluğunun eşit paylaşımını hedeflemelidir. Bunun yolu yalnızca izin sürelerini düzenlemekten değil; kamusal çocuk bakım hizmetlerini yaygınlaştırmaktan, bakım ekonomisine yatırım yapmaktan ve ebeveynlik sorumluluğunu eşit biçimde tanımlayan sosyal politikalar geliştirmekten geçmektedir.” şeklinde konuştu.

(ANKA)

 

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın