CHP’den Aşı Hamlesi: Kamusal Ürün Olacak!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
CHP’den Aşı Hamlesi: Kamusal Ürün Olacak!

(ANKARA) – CHP Sağlık Politika Kurulu Başkanı Kayıhan Pala, 24-30 Nisan tarihleri arasında kutlanan Dünya Aşı Haftası’na ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Pala, “CHP iktidarında, aşılar kamusal bir ürün olarak kabul edilecek ve Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü, ulusal halk sağlığı enstitüsü olarak yeniden yapılandırılacaktır. Bu enstitü bünyesinde aşı, serum ve biyolojik ürünlerin üretimi teşvik edilecek; ulusal aşı üretim merkezi ve referans laboratuvarları oluşturulacaktır. Aşı, hayati öneme sahiptir. Özellikle bebekler ve çocuklar başta olmak üzere, tüm vatandaşların aşı ile korunabilir hastalıklardan uzak durması için Sağlık Bakanlığı gereken sorumluluğu yerine getirmelidir” dedi.

CHP Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, 24-30 Nisan Dünya Aşı Haftası vesilesiyle aşıların halk sağlığı üzerindeki kritik rolüne dikkat çekti. Pala, “Her yıl nisan ayının son haftası ‘Dünya Aşı Haftası’ olarak kutlanıyor. Bu hafta boyunca gerçekleştirilen etkinlikler, her yaştan insanı hastalıklara karşı korumak için gerekli toplumsal eylemleri ön plana çıkarmayı ve aşı kullanımını teşvik etmeyi amaçlıyor. Bu yılki aşı haftası ‘Her kuşak için aşılar işe yarıyor’ teması ile gerçekleştiriliyor. Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Aşı Haftası’nın nihai hedefinin daha fazla insanın aşıyla önlenebilir hastalıklardan korunmasını sağlamak olduğunu belirtiyor. Aşılar, uzun yıllardır halk sağlığının en etkili araçlarından biri olmuştur. Son 50 yılda aşılar, 154 milyondan fazla hayat kurtarmıştır; bu, her dakika 6 hayatın kurtulması anlamına geliyor. Kurtarılan hayatların büyük bir kısmı (101 milyon) bebeklere aittir ve bu, insanların kendilerini, çocuklarını ve topluluklarını kızamık, difteri, boğmaca ve çocuk felci gibi hastalıklardan koruma kararları sayesinde gerçekleşmiştir.” şeklinde konuştu.

Aşıların sağladığı faydalar arasında, dünyada çiçek hastalığının ortadan kaldırılması da yer alıyor. Günümüzde sıtma, HPV, kolera ve menenjit gibi hastalıklara karşı geliştirilen yeni aşılar, daha fazla hayat kurtarmakta ve bilimsel ilerlemeler sayesinde insanların her aşamada daha uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmelerine olanak tanımaktadır. Bilimsel araştırmalar, aşılamanın bebeklerin sadece ilk doğum günlerini görmelerini değil, aynı zamanda yetişkinlikte de sağlıklı bir yaşam sürmelerine en büyük katkıyı sağlayan sağlık müdahalesi olduğunu göstermektedir. Çocuk felcine karşı aşı uygulamaları sayesinde, aşılanmadıkları takdirde felçli kalacak 20 milyondan fazla insan bugün yürüyebilmekte ve dünya, çocuk felcini tamamen ortadan kaldırma aşamasına gelmiştir. Ayrıca, sıtma ve rahim ağzı kanseri gibi hastalıklara karşı geliştirilen aşılar, bu hastalıkların etkilerini azaltma potansiyeline sahiptir. Ancak, dünya genelinde aşı ile ilgili öne çıkan iki sorun, aşıya kısıtlı erişim ve son yıllarda artan aşı tereddüdüdür. Kamu kaynaklarıyla geliştirilen aşıların çoğunun patent koruması altında şirketler tarafından kâr amacıyla kullanılması, erişimde finansal engeller oluşturmakta ve özellikle sağlık okuryazarlığı sınırlı bireylerde aşı tereddütüne yol açabilmektedir.

Kayıhan Pala, aşıların insanlığın ortak varlığı olarak kabul edilmesi gerektiğini vurguladı. Aşıların ‘küresel kamusal ürün’ olarak tanımlanması ve bölgesel/ulusal kamu aşı üretim merkezlerinin kurulmasının önemine değinen Pala, “Çocuk felci aşısını geliştiren Dr. Jonas Salk’a 1955 yılında aşının patentinin kime ait olduğu sorulduğunda, ‘Bence halka ait. Patent diye bir şey yok. Güneşi patentleyebilir misiniz?’ şeklinde bir yanıt vermiştir. Dr. Salk, çocuk felci aşısının üretim süreçlerini paylaşmaktan herhangi bir maddi kazanç elde etmemiştir. Aşıların dünya çapında eşit erişiminin sağlanmaması, hastalığın kökünün kazınması çabalarını olumsuz etkilemektedir. Türkiye’de, genç Cumhuriyetin ilk yıllarında 1928’de kurulan Hıfzıssıhha Enstitüsü, aşı üretiminde başarılı çalışmalar yapmış ve yıllarca ülkemizin aşı ihtiyacını karşılamanın yanı sıra yurt dışına da aşı gönderen bir kurum olarak hizmet vermiştir. Ancak, Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı tarafından 2011 yılında kapatılmıştır. Bugün Türkiye’de aşı üretimi yapılmamaktadır ve Sağlık Bakanlığı, tüm aşıları yurt dışından ve kâr amacı gütmeyen şirketlerden temin etmek zorunda kalmaktadır.” şeklinde konuştu.

CHP iktidarında, aşıların kamusal bir ürün olarak kabul edileceğini yineleyen Pala, Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’nün ulusal halk sağlığı enstitüsü olarak yeniden yapılandırılacağını vurguladı. Bu çerçevede aşı, serum ve biyolojik ürünlerin üretimi desteklenerek, enstitü bünyesinde ulusal aşı üretim merkezi ve referans laboratuvarları kurulacaktır. Aşı, hayati bir unsurdur. Tüm yurttaşların, özellikle bebekler ve çocuklar olmak üzere, aşı ile korunulabilir hastalıklara yakalanmamaları için Sağlık Bakanlığı’nın üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerekmektedir.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın