

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, hükümetin Çayırhan Termik Santrali’ni özel sektöre devrederek, bu süreçte dikkat çekici miktarda teşvikleri elektrik üretim şirketlerine aktaracağını ifade etti. Yavuzyılmaz, bu durumu oldukça sert bir şekilde eleştirdi ve “Bunun adı soygundur” şeklinde bir açıklamada bulundu. Yavuzyılmaz, açıklamalarında iktidarın bu değişim sürecinde ne tür mali manevralar yaptığını ve bunun sonucunda kimlerin faydalandığını detaylandırdı.
Yavuzyılmaz’ın söylemleri, iktidarın bu yatırımlardan elde edilen gelirleri nasıl yönlendirdiğine ilişkin ciddi bir endişe taşıdığını gösteriyor. Yavuzyılmaz, bu tür uygulamaların kamusal kaynakların özel mülkiyete aktarılması anlamına geldiğini belirterek, bu durumun ekonomik adalet ve sosyal eşitlik açısından son derece sorunlu olduğunu vurguladı.
‘SOYGUN’
Deniz Yavuzyılmaz, iktidarın Çayırhan Termik Santrali’ni devretme niyetinin arkasında yatan motivasyonları sorguladı ve bu durumu “soygun” olarak nitelendirdi. Yavuzyılmaz’a göre, hükümet, kamuya ait bir varlığı satarak elde edeceği geliri özel elektrik üretim şirketlerine yönlendirecek ve bu süreç, halkın ve kamu çıkarlarının zararına gerçekleşiyor. Yavuzyılmaz, bu şekilde yapılan işlemlerin, kamuya ait kaynakların bir grup özel şirketin menfaatine aktarılması anlamına geldiğini ön plana çıkardı.
DEVASA ÖDEMELER
Yavuzyılmaz, AK Parti hükümetinin KOLİN’e ait Soma Kolin Termik Santrali’ne yaptığı ödemelere dikkat çekerek, bu alanda devasa teşvik tutarları tespit ettiklerini belirtti. Özellikle 2024 yılı itibarıyla şirkete ödenecek kapasite mekanizması teşvik tutarı tam olarak 1 milyar 135 milyon lira olarak açıklanırken, 2023 yılındaki teşvik miktarının sadece 113 milyon lira olduğu kaydedildi. Bu nedenle, sadece bir yıl içinde ödenen teşvik tutarındaki artış oranı, göz kamaştırıcı bir yüzde 899 olarak hesaplandı. Yavuzyılmaz, bu durumu, hükümetin özel sektöre aktarım yaptığı büyük bir mali kaynak transferi olarak değerlendirdi.
‘BÜYÜK BİR SERVET TRANSFERİ’
Bahsedilen teşvik tutarları, yalnızca şirketlerin kazançları açısından değil, aynı zamanda toplum üzerinde yarattığı etki açısından da dikkate alınması gereken rakamlardır. Yavuzyılmaz, 1 milyar 135 milyon lira teşvik tutarının 51 bin 391 adet asgari ücrete ya da 78 bin 509 emekli maaşına denk geldiğini ifade etti. Bu, üretilmemiş elektrik için ödenen teşvik tutarının, aslında doğrudan vatandaşın cebinden çıkıp özel şirketlerin ödemelerine yönlendirilmesi anlamına geliyor. Yavuzyılmaz, bu durumu “büyük bir servet transferi” olarak nitelendirerek, halkın faydası için kullanılabilecek kaynakların, özel şirketlerin kârlılık oranlarını artırma yolunda harcandığını vurguladı.
Sonuç olarak, Deniz Yavuzyılmaz’ın yaptığı açıklamalar, hükümetin enerji sektöründeki politikalarının arka planındaki sanayi ve kamu kaynaklarının transferine dair kaygıları açığa çıkarmaktadır. Bu tür uygulamaların, toplumsal eşitsizliği artırabileceği ve kamusal kaynakların etkin kullanımını sorgulatabileceği, özellikle bu tür önemli yatırımların özelleştirilmesi ve teşviklerin paylaşılması bağlamında ciddi tartışmalara yol açmasına neden olacaktır. Yavuzyılmaz ve CHP, kamu yararını gözetme ve ekonomik adaleti sağlama konularındaki katkılarının artması gerektiğini düşünmektedir.”
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



