
(ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, önümüzdeki dönemde hazırlanması planlanan “Deniz Yetki Alanları Kanunu”nda Ege Denizi ve Doğu Akdeniz ile ilgili temel meselelerin net bir şekilde ele alınması gerektiğini ifade etti. Bağcıoğlu, Doğu Akdeniz’de Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ilanı ve EGAYDAAK konusunun hukuki bir çerçeveye oturtulması gerektiğini vurguladı.
CHP’nin Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, kamuoyunda “Mavi Vatan Yasası” olarak bilinen deniz yetki alanlarıyla ilgili yasal düzenlemeye dair yazılı bir açıklama yaptı.
Mavi Vatan’daki hak ve menfaatlerin korunması açısından, mevcut dağınık mevzuattan kaynaklanan belirsizliklerin ortadan kaldırılması amacıyla bir “Deniz Yetki Alanları Çerçeve Yasası”na ihtiyaç duyulduğunu belirten Bağcıoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Uzun yıllar süren ve adeta bir yılan hikayesine dönüşen bu kanunda, devletimizin kırmızı çizgisi olarak kabul edilen Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’deki önemli sorunların çözümüne kesinlikle yer verilmelidir. Günümüzde deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasında en kritik kavram olan Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) Doğu Akdeniz’de mutlaka ilan edilmelidir. Ege’deki egemenliğimizin temel unsurlarından biri olan EGAYDAAK meselesi ise bu kanun aracılığıyla kesin bir hukuki zemine kavuşturulmalıdır. Bu meseleler göz ardı edilemez ve geri plana atılamaz.”
DOĞAL GAZ VE PETROL ARAMALARINA YENİDEN BAŞLAMA ÇAĞRISI
2019 yılında Birleşmiş Milletler’e deklare edilen sınırlar dahilinde, Doğu Akdeniz’de MEB ilanının bir an önce gerçekleştirilmesi gerektiğini belirten Bağcıoğlu, bu sayede balıkçılık gibi alanlarda üçüncü taraf devletlerin hak ihlallerinin önüne geçileceğini ve hakların korunacağını ifade etti. Doğal gaz ve petrol arama faaliyetlerinin, 2020 yılından bu yana verilen araya son verilerek, kararlılıkla yeniden başlaması gerektiğini vurguladı. Bağcıoğlu, Türkiye’nin sondaj ve araştırma gemisi filosu bakımından dünya genelinde dördüncü sırada yer aldığını hatırlatarak, bu hakların “ipso facto” olarak tanınması gerektiğini belirtti.
TÜM TARAFLARIN KATILIMINA VURGU
Bu önemli unsurların yasada yer almadığı takdirde, bu kanunun hangi sorunlara çözüm sunacağı sorusunu gündeme getiren Bağcıoğlu, devletin denizlerdeki bekasını ve asli haklarını tam anlamıyla içermeyen bir yasanın geçerliliğini yitireceğini ifade etti. Bağcıoğlu’nun talebi, ilgili kanunun denizcilik alanında yıllarını geçirmiş uzmanların görüşleri alınarak eksikliklerin bir an önce giderilmesi ve yasanın tarihsel sorumluluğuna uygun hale getirilmesidir.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



