CHP’den Eğitim ve Yargı Eleştirileri: ‘Okullar Teksas’a Dönmüş!’

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
CHP’den Eğitim ve Yargı Eleştirileri: ‘Okullar Teksas’a Dönmüş!’

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in İBB davasıyla ilgili “Bu davanın siyasi olduğunu söylüyorlar ama öyle değil, delillere bakmak lazım. AK Partili belediyelere operasyon yapılmaması yapılmayacağı anlamına gelmiyor” ifadelerine karşılık verdi. Günaydın, “Bu ülkede toplam 1.400 belediye bulunuyor. Bu belediyelerin 400’ü CHP’li. Yani Akın Gürlek’in düşündüğü gibi, tüm ihalelere fesat karıştıran, rüşvet alan ve verenler sadece CHP’li belediyeler mi? Aziz İhsan Aktaş, hem CHP’li hem de AKP’li, MHP’li belediyelerle iş yapıyor. CHP’li belediyelerle çalıştığında rüşvet alıyor, rüşvet veriyor; ama aynı kişi, AKP’li ve MHP’li belediyelerle çalıştığında temiz mi kalıyor? Akın Gürlek, siyasi kariyerini 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayarak inşa etti” dedi.

Günaydın, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gündeme dair çeşitli değerlendirmelerde bulundu. Özellikle Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırılarına dikkat çekerek, “Bu durum, Türkiye’deki milli eğitim politikalarının bir kez daha gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Ülkemizde 19 yaşın altında yaklaşık 24 milyon genç var. Ancak Türkiye’de ruhsatlı 4 milyon, ruhsatsız 36 milyon olmak üzere toplamda 40 milyon silah bulunuyor. 60 milyon nüfusa karşılık gelen 40 milyon silahın büyük bir kısmı ruhsatsız ve bu silahlar, okullara da girmeye başladı” şeklinde konuştu.

“Okullar Teksas’a dönmüş!”

CHP olarak bu konu hakkında defalarca soru önergesi ve kanun teklifi verdiklerini hatırlatan Günaydın, “Güvenlik ve temizlik görevlisine ‘para yok’ dediler, oysa her zaman olduğu gibi para vardı. Şimdi olaylar oldu, çocuklarımız hayatını kaybetti. Öğrencilerimiz ölüyor, okullar Teksas’a dönmüş durumda. Eğitim Bakanlığı’nın hala yaptığı hiçbir şey yok. Veliler, kendi aralarında okulların önüne X-ray cihazı koymak için para toplamaya çalışıyor. Bu, Türkiye’de eğitimin içinde bulunduğu skandalların çok açık bir göstergesidir. Yusuf Tekin, şimdiye kadar görev yapmış Milli Eğitim Bakanları arasında liyakatsizlikte, yetersizlikte ve saygısızlıkta zirveyi temsil ediyor. Ancak önceki bakanları da unutmamak gerekir. 23 yılda 9 Milli Eğitim Bakanı değiştirdiler. Bu 9 bakan, 3 köklü eğitim programı değişikliği gerçekleştirdi. Tüm bu değişiklikler, çocuklarımızın OECD’deki Pisa skorlarında neredeyse en sonuncu olmasına neden oldu. İşte Türkiye’yi getirdikleri tablo bu” dedi.

“Bu memlekette eğer çete aranıyorsa bunlara bakılacak”

Günaydın, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in tutuklanmasına dair de önemli açıklamalarda bulundu:

“Milli egemenlik, açıkça araçsallaştırılmış bir yargı ve ona eşlik eden kolluk güçleri aracılığıyla gasbediliyor. Ataşehir’de belediye başkanımız ve arkadaşları tutuklandı. Onursal Adıgüzel hakkında hiçbir HTS kaydı, baz kaydı veya suçlama yok. Kendisine gazeteci olduğu iddia edilen ama gerçekte tetikçi olan ve bu tür dosyalarda yalancı tanıklık yapan bir kişinin beyanlarıyla başkanımız tutuklanıyor. Kendisine ‘örgüt üyeliği ve örgüt yöneticiliği’ suçlaması yöneltiliyor. Bu zihniyetle devam ederseniz, gelecekte tüm belediyeler, kamu kurumları ve hatta devlet yönetimi çete olarak tanımlanabilir. Akıl ve mantığınızı kullanın.”

Günaydın, gazeteci Zafer Şahin ve Sinan Burhan’ın benzer tweetler atmasına da dikkat çekerek, “Bu iki kişi bu tweetleri birlikte kaleme almadıklarına göre, bu metin onlara gönderiliyor ve aynı şekilde paylaşmakta bir sakınca görmüyorlar. Bu tweetlerin yazıldığı yerler için ben vergi ödüyorum. Orada çalışanların maaşlarını biz ödüyoruz ve oralar, operasyon merkezi haline gelmiş durumda. Eğer bu memlekette çete aranıyorsa, bunlara bakılması gerekiyor. Bu operasyonların niteliğini buralardan görmek mümkündür” dedi.

Gülistan Doku soruşturması: Bu yalnızca Tunceli’de ortaya çıkmış münferit bir olay değil

Günaydın, Gülistan Doku soruşturmasındaki gelişmelere de değindi:

“Altı buçuk yıl boyunca arama çalışmaları devam etti. Bu süre zarfında Tunceli’de 4 vali, 4 emniyet müdürü değişti. Ülkede toplamda 3 İçişleri Bakanı, 4 Adalet Bakanı görev değiştirdi. Burada, valinin oğluna kamu kurumlarında genç kızları taciz ve tecavüz etmesi için özel odaların tahsis edildiğine dair iddialar var. O kişi, 20 yaşında lüks araçlara biniyor ve bir tanığın ifadesiyle ‘hamile kaldı, kafasına sıktım’ diyor. O kişi, dönemin valisinin oğlu ve Gülistan Doku’nun 31 Aralık 2019 tarihinde Tunceli Devlet Hastanesine giriş yaptığını gösteren kayıtları silmiş. Güvenlik kameraları da siliniyor ve bunu kamu görevlileri gerçekleştiriyor. Yönlendirmesiyle soruşturmayı başka bir yöne çekmek için üç kez baraj gölünü boşaltıyorlar. O baraj gölünde başka kadınların cesetleri bulunuyor. Diğer kayıplarımız ne oldu? Bu olay, yalnızca Tunceli’de yaşanan münferit bir durum değildir. Bu, devlet mekanizmasının nasıl çürüdüğünün çok açık bir göstergesi.”

Madencilerin Ankara yürüyüşü

Günaydın, Ankara’ya gelen ve haklarını talep eden Doruk Madencilik işçilerine yönelik de bazı değerlendirmelerde bulundu: “Bu madenciler, haklarını aramak dışında size ne yapıyorlar? Neden kimse bu insanların dört aydır maaş alamadığını sorgulamıyor? Eğer bu linyit madeni ve buna eşlik eden termik santrali, sizin yakınlarınız işletiyorsa… Emeğin karşısında bu tür yakınlıklar patlar. Devletin, polisin görevi madencinin güvenliğini sağlamaktır. Madenciyi susturmaya çalışan bir devlet mekanizması asla kabul edilemez” dedi.

“Ben AYM’ye sesleniyorum; neden işinizi yapmıyorsunuz?”

Tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ ve Tele-1’in satış kararı hakkında Günaydın, “Merdan Yanardağ, ‘bu bir çökme operasyonudur’ diyor. 28 milyon, bir yağma fiyatıdır. ‘Üç aylık işletme giderine kanalımızı peşkeş çekmeye çalışıyorlar’ diyor. Bunun hukuki olmayan bir dayanağı var. Geçen yıl ocak ayında, TMSF’nin şirketlere kayyum atamasını düzenleyen 7539 sayılı kanun, müsadere kararlarının kesinleşmesini beklemeden TMSF’nin kayyum olarak atadığı şirketleri satma ve tasfiye etme yetkisi vermişti. Biz bunu CHP olarak hemen AYM’ye taşıdık. Üzerinden bir yıl geçti. Ben AYM’ye sesleniyorum; neden işinizi yapmıyorsunuz? Bu, yürütmeyi hak etmeyen bir durum değil mi?” ifadelerini kullandı.

<h3 style="font-size: 27.3 </p>

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın