CHP’den ‘Faili Meçhul’ Cinayetlere Soru Önergesi

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
CHP’den ‘Faili Meçhul’ Cinayetlere Soru Önergesi

7 Mayıs 2026 12:37

Güncelleme: 7 Mayıs 2026 13:39

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, “faili meçhul” cinayetlere dair bir önerge sundu. Tanrıkulu, Türkiye genelinde son 30 yıl içinde “faili meçhul” olarak kaydedilen cinayet ve şüpheli ölüm dosyalarının sayısını sordu. Ayrıca, Rojin Kabaiş dosyasında dijital verilerin çözülememesi nedeniyle soruşturmanın ilerlemesinin engellenip engellenmediği üzerine bir değerlendirme yapılıp yapılmadığını da gündeme getirdi. Tanrıkulu, bazı dosyaların yalnızca kamuoyu baskısı veya ailelerin çabalarıyla yeniden ele alındığını belirtti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması için Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na yazılı bir soru önergesi verdi. Tanrıkulu, önergesinde şu ifadeleri kullandı:

“Son yıllarda Türkiye’de kamuoyuna yansıyan birçok cinayet ve şüpheli ölüm dosyasının uzun yıllar sonucuna ulaşılamadığı gözlemlenmektedir. Bazı dosyalar, sadece kamuoyu baskısı ya da ailelerin bireysel çabalarıyla yeniden gündeme gelebilmektedir. Örneğin, 2000 yılında hayatını kaybeden Çağla Tuğaltay dosyasında, 26 yıl sonra DNA incelemeleri ve mezar açma işlemleri yeniden gündeme gelmiştir. Rojin Kabaiş olayında dijital delillere erişim için uluslararası teknik süreçlere ihtiyaç duyulmuş; Kübra Yapıcı cinayetinde ise aile bireylerinin delil toplama sürecine aktif olarak dahil olduğu iddiaları kamuoyuna yansımıştır. Bu durumlar, soruşturma süreçlerinin etkinliği, delil toplama ve analiz kapasitesi, faili meçhul dosyaların durumu ve adli makamların harekete geçme yeterliliği konularında ciddi soru işaretlerine yol açmaktadır. Uzun süre aydınlatılamayan cinayet dosyalarının ‘fiilen askıda bırakıldığı’ ve yalnızca istisnai durumlarda yeniden ele alındığına dair iddialar, hukuk devleti ilkesini ve toplumsal adalet anlayışını zedelemektedir.”

“Rojin Kabaiş olayında dijital delillerin çözümü için yurtdışına başvurulmasının nedeni nedir?”

Tanrıkulu, önergesinde Çağla Tuğaltay ve Rojin Kabaiş dosyalarına dair Bakan Gürlek’e yönelttiği soruları sıraladı:

“Türkiye genelinde son 30 yıl içerisinde ‘faili meçhul’ olarak kayıtlara geçen cinayet ve şüpheli ölüm dosyası sayısı kaçtır? Bu dosyalardan kaçı hala sonuçlandırılamamıştır?
2000 yılında öldürülen Çağla Tuğaltay dosyasında, 26 yıl sonra DNA incelemeleri ve mezar açma işlemlerinin neden yalnızca şimdi gündeme geldiği açıklanabilir mi?
Söz konusu dosyada, olayın gerçekleştiği tarihte DNA incelemesi yapılmaması veya yetersiz yapılmasının sorumluları hakkında herhangi bir idari ya da adli işlem başlatılmış mıdır?
Çağla Tuğaltay cinayetinde, yıllar içerisinde delil kaybı yaşanıp yaşanmadığı araştırılmış mıdır? Bu konuda tespit edilen herhangi bir ihmal var mıdır?
Rojin Kabaiş olayında dijital delillerin çözümü için yurtdışına (İspanya ve Çin gibi) başvurulmasının sebebi nedir? Türkiye’de bu tür dijital verileri çözebilecek teknik altyapı neden mevcut değildir?
Dijital delillerin çözümündeki teknik yetersizlikler nedeniyle soruşturmalarda gecikme yaşandığı tespit edilmiş midir?
Rojin Kabaiş dosyasında, dijital verilerin çözülememesi nedeniyle soruşturmanın seyrinin geciktiği yönünde bir değerlendirme yapılmış mıdır?
Hem Çağla Tuğaltay hem de Rojin Kabaiş dosyalarında, soruşturma süreçlerinin uzun yıllara yayılmasına neden olan yapısal sorunlar nelerdir?
Bakanlığınız, uzun yıllar sonra yeniden ele alınan bu tür dosyalar için özel bir ‘gecikmiş adalet’ inceleme veya denetim mekanizması kurmayı düşünmekte midir?”

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın