CHP’den Füzeler ve Ekonomi Üzerine Sert Eleştiriler

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
CHP’den Füzeler ve Ekonomi Üzerine Sert Eleştiriler

CHP Sözcüsü Zeynel Emre, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında güncel gelişmeleri değerlendirdi. Emre, Türkiye’ye yönelik İran’dan fırlatılan füzelerin NATO unsurları tarafından başarıyla düşürüldüğünü ifade ederek, “Ülkemize yönelik üçüncü füze gönderildi ve bu üç füze de NATO tarafından etkisiz hale getirildi. Olumlu olan, herhangi bir can ve mal kaybının yaşanmamış olmasıdır. Ancak bu durum, Türkiye’nin güvenliği, ekonomisi ve iktidarın sürekli olarak iyi yönettiğini iddia ettiği güvenlik şemsiyesinin kapasitesini sorgulayan bir tabloya dönüşmüştür.” şeklinde konuştu.

Malatya Kürecik’te Patriot füzelerinin konuşlandırılması kararını anımsatan Emre, “Artık bu mesele yalnızca bölgede bir gerilim meselesinin ötesine geçti. Savaş fiilen sınırlarımızda. Biz bu duruma yeterince hazırlıklı mıydık? Bu tabloyu öngördük mü? Türkiye bu süreci nasıl yönetti?” sorularını gündeme getirdi.

Türkiye’nin NATO’nun güçlü bir üyesi olduğunu vurgulayan Emre, NATO unsurlarının füzeleri düşürmesinin memnuniyet verici olduğunu belirtti. Ancak, Türkiye’nin savunma politikalarına eleştirilerde bulunan Emre, “2017’de Rusya ile 2,5 milyar dolarlık S-400 füzeleri alım anlaşması imzaladık. O dönemde bunun bir beka meselesi olduğu öne sürüldü. Patriot füzelerinin verilmediği söylendi. Ancak bazı emekli büyükelçiler, ‘Patriot füzeleri alınabilirdi veya NATO altyapısına uyumlu alternatifler geliştirilebilirdi’ açıklamasında bulundu.” ifadelerini kullandı.

“UZMANLARA GÖRE TÜRK SAVUNMA SANAYİSİNİN KAYBI YAKLAŞIK 9 MİLYAR DOLAR CİVARINDA”

S-400 alımının ardından Türkiye’nin F-35 programından çıkarıldığını ve CAATSA yaptırımlarına maruz kaldığını hatırlatan Emre, “Bugün geldiğimiz noktada KAAN uçağının motorunu dahi üretemez hale geldik. Uzmanlara göre Türk savunma sanayisinin kaybı yaklaşık 9 milyar dolar civarında” dedi.

“S-400’LER HANGİ AMAÇLA BİZDE DURUYOR?”

Emre, “Keşke bu füzeler yerli savunma sistemlerimiz tarafından düşürülseydi. Eğer NATO’nun güvenlik şemsiyesi devreye giriyorsa, o zaman S-400’ler neden bizde duruyor?” şeklinde bir soru yöneltti.

“SAVAŞIN HENÜZ İKİNCİ HAFTASINDA BRENT PETROL 100 DOLAR SEVİYESİNE GELMİŞ DURUMDA”

Emre, Merkez Bankası’nın petrol fiyatı tahminlerinin gerçeği yansıtmadığını belirtti ve “Merkez Bankası’nın 12 Şubat 2026 tarihli enflasyon raporunda 2026 yılı için ham petrol fiyatı yaklaşık 61 dolar olarak tahmin edilmiştir. Orta Vadeli Program’da Brent petrol için de yaklaşık 65 dolar varsayımı yapılmıştır. Ancak bugün, savaşın henüz ikinci haftasında Brent petrol 100 dolar seviyesine ulaşmış durumda.” dedi.

Bu durumun ekonomi yönetiminin riskleri doğru değerlendiremediğini gösterdiğini savunan Emre, “Eğer 60 dolar üzerinden enflasyon hesabı yaparsanız, hiçbir tahmininiz tutmaz. Savaşın enerji faturası, lojistik problemleri ve bunun gıda fiyatlarına yansıması hesaplanamaz.” ifadelerini kullandı.

Emre, “Türkiye’nin ihtiyacı hamasi söylemler değil, uluslararası hukuku savunan, ülkeyi bir cephe hattına dönüştürmeyen ve enerji güvenliğini güçlendiren bir yönetim anlayışıdır.” diye ekledi.

“İLK HAFTA YAŞADIKLARIMIZ İSE BİZİ HEYETİ İNCELEMEYE SEVK ETTİ”

Silivri’de görülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasına dair değerlendirmelerde bulunan Emre, davanın büyüklüğüne dikkat çekerek, “Silivri’deki yargılamanın ilk haftasında, bu kadar büyük bir davada beklentimiz, yıllarca ağır ceza mahkemelerinde başkanlık ve üyelik yapmış, ceza hukukunda deneyimli isimlerin bu süreci yönetmesiydi. Türkiye yargı tarihinde böyle bir dava oldukça istisnadır. 402 sanığın olduğu, 5 müştekinin bulunduğu, 107 kişinin tutuklu olduğu ve yaklaşık 4 bin sayfalık iddianamenin bulunduğu bir dosyadan bahsediyoruz.” dedi.

“MAHKEME BAŞKANI VE ÜYELER, EN AZ 20-25 YILLIK AĞIR CEZA TECRÜBESİ OLAN İSİMLERDEN SEÇİLSİN”

Emre, “Acaba bırakıp kaçmak mı istiyorlar? Bu kadar tutarsız uygulama karşısında empati yapmalıyız. Orada bir yıldır tutuklu olan insanlar ve aileleri var. Bayramdan önce tahliye umuduyla bekleyenler var. Bu nedenle özellikle Cumhur İttifakı’na mensup milletvekillerine ve hukukçu milletvekillerine sesleniyorum; bu dosyadaki usulü normal karşılıyor musunuz? Bu heyet nasıl süreci tamamlayacak? HSK’ya çağrıda bulunuyorum; belli ki bu iş bu şekilde yürümeyecek. Yetkin üyeler görevlendirilsin. Mahkeme başkanı ve üyeler, en az 20-25 yıllık ağır ceza tecrübesine sahip isimlerden seçilsin. Bu heyetin burayı yönetemeyeceği ortada.” ifadelerini kullandı.

“MESELE BU ÜLKEDEKİ SEÇME VE SEÇİLME İRADESİNE SALDIRIDIR”

Silivri’de görülen davanın yalnızca bir yargılama olmadığını savunan Emre, bu davanın Türkiye’nin demokratik yapısı açısından önem taşıdığını belirtti. “Bu dava, Türk demokrasi tarihi açısından en kritik davalardan biridir. Burada mesele bir belediye başkanı şahsının ötesine geçmiştir. İktidar alternatifi haline gelmiş, halktan en çok oyu almış Cumhuriyet Halk Partisi’nin ve onun temsil ettiği siyasi hattın önünün hangi yollarla kesilmek istendiği meselesidir. Bu, ülkedeki seçme ve seçilme iradesine bir saldırıdır ve yerel seçim iradesinin tanınmamasıdır. Burada mesele demokrasiyi savunmaktır.” dedi.

“MERKEZ BANKASI, DÖVİZİ KONTROL ALTINDA TUTABİLMEK İÇİN 60 MİLYAR DOLAR REZERV ERİTTİ”

Emre, “Bu durum, ülkemize ekonomik olarak ciddi zararlar verdi. Sayın İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından Türk lirası yüzde 12,7 değer kaybetti. Dolar 42 seviyesine geldi. Borsa İstanbul’da BIST 100 yaklaşık yüzde yedi düştü. Bankacılık hisselerinde de yaklaşık yüzde 10 düşüş yaşandı. Türkiye’nin risk primi, yani CDS oranı 250’den 383’e çıktı. Merkez Bankası, dövizi kontrol altında tutabilmek için 60 milyar dolar rezerv eritti ve politika faizi de 17 Nisan’da yeniden yüzde 46’ya çıkarılmak zorunda kaldı.” şeklinde konuştu.

Emre, “Eğer bunlar yaşanmamış olsaydı, bugün 9,5 milyon asgari ücretli çok daha yüksek maaş alabilirdi. Emekli 20 bin liranın çok daha üstünde maaş alabilirdi. Çünkü yaşadığımız kur şokları, rezerv kaybı, borsa düşüşü, artan borçlanma maliyetleri ve kaçan yabancı yatırımcılar büyük bir ekonomik yıkım yarattı. Uzmanlar, yaklaşık 250 milyar dolarlık bir zarar hesaplıyor.” dedi.

“MAHKEMELER HERKESE AÇIKTIR”

Emre, İBB davasındaki kısıtlamalarla ilgili bir soruya şu yanıtı verdi:

“Mahkemeler herkese açıktır. İzlenir, dinlenir, haber yapılır. Ancak mahkemelerin bir düzeni vardır

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın