
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, hane halkı borçluluğuna ilişkin Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması talebiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na bir soru önergesi sundu.
Tanrıkulu, Türkiye’de gerçek yaşam ile iktidarın sunduğu ekonomik tablo arasında büyük bir uçurumun bulunduğunu ifade etti. “Sarayın ekonomi yönetimi sürekli olarak olumlu tablo çizerken, milyonlarca vatandaşımız en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale gelmiştir. Mahalle bakkallarındaki veresiye defterleri, bu ülkenin en acı ekonomik raporudur. O defterlerde yer alan rakamlar, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde görünmeyen yoksulluğun, çaresizliğin ve derinleşen eşitsizliğin somut kanıtını oluşturmaktadır” şeklinde konuştu.
“BU ÜLKENİN KAYNAKLARI BİR AVUÇ AYRICALIKLI KESİME DEĞİL, 85 MİLYON YURTAŞA AİTTİR”
Tanrıkulu, iktidarın hatalı ekonomi politikalarının sonucunda hane halkı borçluluğunun tarihi seviyelere ulaştığını vurgulayarak, “Dar gelirli vatandaşlar kredi kartı, ihtiyaç kredisi ve veresiye borçları arasında sıkışmış durumdadır. Gıda, kira ve enerji fiyatları kontrolsüz bir şekilde artarken, ücretler erimektedir. Sosyal yardımlar kalıcı bir çözüm olmaktan çok, yoksulluğu yönetme aracı haline gelmiştir. Bugün Türkiye’de insanlar geçinmekte zorlanmakta, borçla yaşamaya mecbur bırakılmaktadır. Bu durum, bir ‘ekonomik tercih’in sonucudur. Buradan Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek’e açık bir şekilde soruyoruz: Hangi verilere dayanarak hareket ediyorsunuz? Sizin ‘dengeleniyor’ dediğiniz ekonomi, vatandaşın mutfağında neden her gün daha da kötüleşiyor? Neden yurttaşın geliri değil, borcu artıyor? Türkiye’de yoksulluk artık bir istisna değil, kural haline gelmiştir” ifadelerini kullandı.
Gelir dağılımındaki bozulma, adalet anlayışının zedelenmesi ve sosyal devlet ilkesinin ciddi şekilde yara alması gibi durumların yaşandığını belirten Tanrıkulu, icra dosyalarının artışının yalnızca ekonomik bir veri değil, toplumsal bir çöküşün işareti olduğunu kaydetti. Küçük esnafın veresiye verdiği ürünleri tahsil edemediği, vatandaşın da borcunu ödeyemediği için sistem dışına itildiği bir duruma dikkat çekti. “Bu, bir ekonomik krizden daha fazlası; toplumsal bir adaletsizlik krizidir” dedi. Ayrıca, “Yurttaşlar bu düzenin yükünü taşımak zorunda değildir. Bu ülkenin kaynakları bir avuç ayrıcalıklı kesime değil, 85 milyon yurttaşa aittir. Bizler, gelirde adaleti sağlayan, yoksulluğu ortadan kaldıran ve sosyal devleti gerçek anlamda hayata geçiren bir ekonomi anlayışı için mücadele etmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
“SOSYAL YARDIM ALAN HANE SAYISI SON 5 YIL İÇERİSİNDE NASIL DEĞİŞMİŞTİR?”
Tanrıkulu, Bakan Şimşek’e yönelttiği sorularla dikkat çekti:
- Türkiye genelinde, son 5 yıl itibarıyla hane halkı borçluluğunun (bireysel kredi, kredi kartı ve diğer tüketici borçları) toplam tutarı yıllar bazında ne kadardır?
- Bu borçların gelir gruplarına göre dağılımı nasıldır?
- Dar gelirli yurttaşların mahalle bakkalları ve benzeri küçük esnaf nezdinde tuttuğu veresiye borçlarına ilişkin Bakanlığınızın herhangi bir veri toplama veya izleme mekanizması bulunmakta mıdır?
- Varsa, bu borçların tahmini büyüklüğü nedir?
- Türkiye’de açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşayan hane sayısı kaçtır?
- Bu veriler hangi yöntem ve kriterlere göre belirlenmektedir?
- Son 3 yıl içerisinde temel gıda ürünleri, kira ve enerji giderlerindeki artış oranı ile asgari ücret ve ortalama ücret artışları arasındaki fark ne kadardır?
- Sosyal yardım alan hane sayısı son 5 yıl içerisinde nasıl değişmiştir?
- Bu yardımların toplam bütçe içerisindeki payı nedir?
- Sosyal yardımların yoksulluğu azaltmadaki etkinliğine ilişkin Bakanlığınız tarafından yapılmış etki analizleri bulunmakta mıdır?
- Varsa, bu analizlerin sonuçları nelerdir?
- Yoksullukla mücadele kapsamında yürütülen sosyal destek programlarının, kayıt dışı borçlanmayı (veresiye, bireysel borçlanma vb.) azaltmaya yönelik somut bir etkisi olmuş mudur?
- Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliğini ölçen göstergeler (Gini katsayısı vb.) son 10 yıl içerisinde nasıl değişmiştir?
- Bu değişimin temel nedenleri nelerdir?
- Dar gelirli yurttaşların artan borç yükü nedeniyle icra takibine maruz kalma oranı nedir?
- İcra dosyası sayısındaki artışın yıllara göre dağılımı nasıldır?
- Ekonomik kriz koşullarında, küçük esnafın (özellikle mahalle bakkalları) veresiye alacaklarını tahsil edememesi nedeniyle yaşadığı finansal sorunlara yönelik herhangi bir destek veya düzenleme planlanmakta mıdır?
- Sosyal devlet ilkesi çerçevesinde, yoksulluğun yapısal nedenlerini ortadan kaldırmaya yönelik orta ve uzun vadeli ekonomik programınızda hangi somut ve ölçülebilir hedefler yer almaktadır?
- ‘Katlanmak Zorunda Değilsiniz’ şeklinde ifade bulan toplumsal tepkinin temelinde yatan ekonomik adaletsizliklere karşı, Bakanlığınızın gelir dağılımını iyileştirmeye yönelik vergi politikaları ve yeniden dağıtım mekanizmaları nelerdir?
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



