
CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne (ABB) yönelik gerçekleştirilen operasyon hakkında basında yer alan haberler üzerinden hükümeti sert bir şekilde eleştirdi.
Bulut, yargıdaki soruşturma dosyalarının, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) aracılığıyla iktidara yakın medya kuruluşlarına sızdırıldığını iddia etti. X hesabından yaptığı yazılı açıklamada, Bulut’un ifadeleri dikkat çekti.
“İKTİDAR MEDYASINA SERVİS EDİLMEKTE”
Bulut, “Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Goebbels’in ruhuna rahmet okuttu! Türkiye, hukukun ayaklar altına alındığı, masumiyet karinesinin hiçe sayıldığı kirli bir dönemi hiçbir zaman yaşamadı. Bağımsız ve tarafsız olması gereken yargının elindeki gizli soruşturma dosyaları, Saray’a, oradan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na bağlı DMM’ye, ardından da iktidar medyasına servis edilmektedir.” şeklinde açıklamalarda bulundu.
“HAZIRLANAN METİN, OPERASYONLA EŞ ZAMANLI OLARAK YANDAŞ BASINA GÖNDERİLMİŞTİR”
Bugün Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik konser soruşturması bunun en somut örneği olarak öne çıkıyor. “Soru-Cevaplarla Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne Yönelik Konser Soruşturması. ABB’de Skandal İddialar: 759 Milyonluk Konser Harcaması, 154 Milyonluk Kamu Zararı” başlığıyla hazırlanan metin, operasyonla eş zamanlı olarak yandaş basına iletilmiştir. Bu metinler, “adli makamların tespitlerine göre” ifadeleriyle süslenerek, savcılık dosyalarından alınan özetlerle doldurulmuş ve gazetecilerin herhangi bir yorum yapmadan paylaşabilmesi için “hap gibi haber” formatında sunulmuştur. Bazı gazeteciler bu bilgileri sosyal medya hesaplarında paylaşırken, bazıları ise haber manşetlerinde kullanmıştır.
Bu durum, yalnızca ABB için değil; İstanbul başta olmak üzere CHP’li belediyelere yönelik tüm operasyonlarda tekrarlanan bir yöntem olarak dikkat çekmektedir. DMM’nin gazetecilere ilettiği “bilgi notları” kelimesine bile dokunulmadan haberleştirilmektedir. Yargının gizli soruşturma belgeleri, Anayasa’ya aykırı bir şekilde yürütmeye bağlı bir merkez aracılığıyla iktidar medyasına aktarılmaktadır. Bu durum, hem yargı bağımsızlığını hem de basın özgürlüğünü hiçe sayan, açık bir kara propaganda mekanizması haline gelmiştir.
“SARAYIN ARKA BAHÇESİNE DÖNÜŞTÜ”
Günümüzde ulaşılan durum açıktır: Yargı, bağımsız bir kurum olma özelliğini kaybederek Saray’ın arka bahçesi haline dönüşmüştür. Belediyelere yönelik siyasi operasyonları kimseye kabul ettiremeyen Saray’ın yargı kolu, dezenformasyon çalışmalarını devreye sokarak algı operasyonları gerçekleştirmektedir. Darbecilerin hangi kaynaklardan ilham aldığı da bellidir! Bu durum, pespayeliğin, tükenmişliğin ve acizliğin bir itirafı olarak değerlendirilmektedir!”
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



