CHP’den Maden İhaleleri İçin Sert Eleştiri

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
CHP’den Maden İhaleleri İçin Sert Eleştiri

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, parti genel merkezinde gerçekleştirdiği basın toplantısında, MAPEG tarafından yayımlanan maden ihaleleri ve doğa tahribatı konusunu ele aldı.

Rızvanoğlu, iktidarın vatan topraklarına bir “tüketilecek ve yağmalanacak alan” olarak yaklaştığını ifade ederek, alınan kararların bilimsel ve planlı bir yapıdan ziyade kısa vadeli rant anlayışına dayandığını öne sürdü.

Devlet kurumlarının resmi raporlarındaki uyarılara dikkat çeken Rızvanoğlu, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile Ulusal Su Yönetimi raporlarına atıfta bulunarak şunları söyledi:

“Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, 2025 yılı faaliyet raporunda ‘Korunan alanlar üzerindeki madencilik, enerji ve ulaşım baskısı artıyor’ ifadesini kullanarak durumu bir tehlike olarak tanımlıyor. Ulusal Su Yönetimi Özel İhtisas Raporu da ‘Maden ruhsatları verilirken yeraltı sularına vereceği zarar dikkate alınmalı’ uyarısını yapıyor. Bu kurumlar endişelerini dile getiriyor, raporlar ise uyarılarda bulunuyor.”

2012-2024 yılları arasında 121 bin 331 hektar orman alanının madenciliğe tahsis edildiğini belirten Rızvanoğlu, bu büyüklüğün Yalova’dan daha büyük ve Kilis’e yakın bir orman alanına denk geldiğini vurguladı. “Böylesine büyük bir alan, adım adım ve parça parça yok ediliyor. Peki iktidar bu uyarıları, rakamları ve raporları dikkate alıyor mu? Hayır. Maden ruhsatı dağıtımını artırarak, her geçen gün bu süreci hızlandırıyor” dedi.

MAPEG tarafından 7 Şubat’ta başlatılan 317 numaralı ihale sürecine dair verileri paylaşan Rızvanoğlu, tek bir ihale ile satışa çıkarılan alanın geçmişte bir yılda çıkarılan toplam alana eşit olduğunu vurguladı.

Rızvanoğlu, “67 il, 485 ruhsat sahası, toplam 548 bin 696 hektar. Bu, neredeyse Nevşehir’in tamamına yakın bir alan. İhalelerin satışları 25 Mart’ta başladı ve yalnızca ilk 7 günde 34 ilde, 146 ruhsat sahası, 162 bin hektardan fazla alan, yani 227 bin futbol sahası büyüklüğündeki toprak parçaları hızla şirketlere devredildi” ifadelerini kullandı.

“BU BİR ÇEVRE SÜRGÜNÜDÜR”

Maden sahası olarak ilan edilen bölgelerde tarım, emek ve yerel ekonominin bulunduğunu hatırlatan Rızvanoğlu, “Bu durum açıkça bir çevre sürgünüdür. Vatandaşa, doğduğu, büyüdüğü ve kök saldığı toprakları terk etmesi dayatılıyor. İktidarın asıl söylemi şu: ‘Ben burada kazanç sağlayacağım, sen kendi başının çaresine bak.’ Bu yaklaşım, 21. yüzyılda uygulanan bir sömürge modelidir. 19. yüzyılda Batı’nın Afrika’ya ‘Buradan ne alırım, nasıl sömürürüm?’ diye yaklaşması nasılsa, bugün de bu iktidar ülkeye aynı gözle bakıyor” şeklinde konuştu.

Rızvanoğlu, topraklarını korumaya çalışan bireylerin cezalandırıldığını belirtti. “Ya Artvin’de ağaçlarına sahip çıkan Reşit Kibar gibi silahla öldürülüyor, ya da İstanbul’da doğayı savunduğu için Hakan Tosun gibi sokak ortasında dövülerek hayatını kaybediyor. Akbelen direnişinden tanıdığımız Esra Işık gibi topraklarını savunduğu için tutuklananlar var. Bir insan ağacını koruduğu veya suyuna sahip çıktığı için suç mu işliyor?” dedi.

Bu insanlara yapılanların adil olup olmadığını sorgulayan Rızvanoğlu, “Bu ülke artık ırmağının akışına öldüğünüz ülke değil mi? AKP iktidarı, anayasal hakkını kullanan vatandaşı cezalandırmaktan, toprağına sahip çıkan insanı karşısına almaktan ve vatandaşı çevre sürgününe zorlamaktan vazgeçmelidir” açıklamasında bulundu.

Kimsenin bu ülkenin insanını, doğduğu, büyüdüğü ve ekmeğini kazandığı topraklardan koparmaya hakkı olmadığını vurgulayan Rızvanoğlu, “Bu toprakların altındaki zenginlikler elbette değerlendirilebilir. Ancak nasıl? Kamu yararını gözeterek, bilimle, planlamayla, doğayı koruyarak ve insanı merkeze alarak. Siz ne yapıyorsunuz? Ne denge gözetiyorsunuz, ne doğayı koruyorsunuz, ne de insanı dikkate alıyorsunuz. Tek bir şey var, o da bu iktidarın bitmek bilmeyen para hırsı” dedi.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın