
CHP Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan, NATO’nun kara unsurlu MNC-TÜR kolordusu ve Beykoz’da kurulacak çok uluslu deniz komutanlığının, Türkiye’nin askeri rolünün kara ve deniz boyutlarıyla yeniden şekillendiğini ortaya koyduğunu dile getirdi. Tan, “Türkiye, hangi tehdit değerlendirmesiyle bu yapılar içinde görev alacak? Bu yapıların kriz anında nasıl kullanılacağına dair sınırlar nelerdir? Türkiye’nin siyasi ve askeri karar alma yetkisi nasıl korunacak?” gibi kritik soruları gündeme getirdi. Tan, iktidarın bu konularda açık, net ve zamanında bir bilgilendirme yapmasının artık bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı.
CHP Dış politika ve Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Namık Tan, İstanbul’da konuşlandırılacak Deniz Unsur Komutanlığı ile Adana’da kurulacak çok uluslu NATO Kolordusu hakkında sosyal medya üzerinden açıklamalarda bulundu.
Tan, son gelişmelerin Türkiye’nin yeni bir bölgesel güvenlik mimarisinin bir parçası haline geldiğini gösterdiğini ifade etti.
“TÜRKİYE’NİN SİYASİ VE ASKERİ KARAR ALMA YETKİSİ NASIL KORUNACAK?”
NATO yapısı içindeki MNC-TÜR kolordusu ve Karadeniz güvenliğine yönelik çok uluslu deniz komutanlığının birlikte değerlendirilmesi, Türkiye’nin askeri rolünün yeniden tanımlandığını ortaya koymaktadır. Tan, “Burada sormamız gereken asıl sorular şunlardır: Türkiye, hangi tehdit değerlendirmesi ile bu yapıda yer alıyor? Bu yeni güvenlik mimarisinde karar verici bir merkez rolü mü üstlenecek, yoksa farklı kriz alanlarını bağlayan bir operasyon platformu haline mi gelecek? Bu yapıların kriz anındaki kullanımı nasıl olacak? Türkiye’nin siyasi ve askeri karar alma yetkisi nasıl korunacak?” dedi.
Tan, “Şeffaflık göz ardı edilerek aceleyle atılan her adım, stratejik belirsizlikleri artırma riski taşır” ifadesini kullandı. NATO çerçevesinde komuta-kontrol prensipleri ve tehdit tanımlarının belli olduğu belirtilse de, asıl sorunun teknik işleyişle sınırlı olmadığına dikkat çekti. Tan, bu tür stratejik adımların kamuoyuna yeterli açıklama yapılmadan ve zamanlama açısından tartışmaya açık bir şekilde sunulmasının sorun oluşturduğunu vurguladı. “Şeffaflık göz ardı edilerek aceleyle atılan her adım, Türkiye’nin güvenliğini güçlendirmekten ziyade stratejik belirsizlikleri derinleştirme riski taşımaktadır,” dedi.
Tan, NATO’yu eleştirirken aynı zamanda bu tür sıradan adımları atan iktidarın tutumunu da eleştirerek, “İktidarın açık, net ve zamanında bilgilendirme yapması artık bir zorunluluk haline gelmiştir” şeklinde sözlerini tamamladı.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



