CHP’den Savunma Sanayisine Sert Eleştiriler!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
CHP’den Savunma Sanayisine Sert Eleştiriler!

CHP’nin Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, bugün partisinin Gaziantep il başkanlığında milli güvenlik konularına dair aylık basın toplantısı gerçekleştirdi.

Bağcıoğlu, Gaziantep’teki açıklamasında, savunma sanayisinden askeri sağlık sistemine, OYAK nema oranlarından askeri alanların imara açılmasına kadar birçok konuyu eleştirerek iktidarı hedef aldı.

Savunma sanayisine ilişkin ifadeler kullanan Bağcıoğlu, “CHP iktidarında savunma sanayisi, siyasi baskılardan arındırılmış, denetlenebilir ve liyakat esaslı bir yapıya kavuşturulacaktır” şeklinde konuştu.

“YÜZLERCE ASKERİ PERSONELİN HAYATLARINI KARARTANLARA GÖZ YUMANLAR…”

Bağcıoğlu’nun açıklamalarının detayları şu şekilde:

“Geçtiğimiz hafta Bahriye için çok acı anıların hatırlandığı bir dönemdi. Bu süreçte, milli gemi projeleri başta olmak üzere, Bahriye tarihine adını yazdıran, ‘altın çocuk’ olarak bilinen emekli oramiral Özden Örnek ile Bahriyeliliği, vatanseverliği ve denizcilik bilgisini örnek aldığımız Albay Murat Özenalp’i andık. Her ikisi de FETÖ kumpaslarının mağdurlarıydı.

Haksızlık ve hukuksuzluk karşısında sessiz kalanların, yüzlerce askeri personelin hayatlarını karartanlara göz yumanların, milli güvenlikten bahsetme hakları yoktur. Çünkü milli güvenliğe en büyük darbe, bu kumpaslara göz yumulmasından kaynaklanmıştır. Onların aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz.”

SOSYAL MEDYADA SALDIRILARA “FETÖ KUMPASI” BENZETMESİ

“Sosyal medyada milletvekillerimize ve partililerimize yönelik yürütülen organize iftiralar, itibar suikastları, geçmişte FETÖ kumpaslarında kullanılan kirli yöntemlerin farklı aktörlerle yeniden sahaya sürülmesinden başka bir şey değildir. Hatta yakın geçmişte, TSK’da görevli teğmenlerimize yönelik haysiyet cellatlığı da aynı odakların işidir. Devletin ilgili kurumlarına, geçmişte yerine getirmedikleri görevleri hatırlatıyorum. Tarih bu günleri de yazacak, adaletin yanında durmak önemlidir.”

KARADENİZ VE RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI DEĞERLENDİRMESİ

Bağcıoğlu, Türkiye’nin komşu bölgelerindeki güvenlik gelişmelerine dair şu değerlendirmelerde bulundu:

“Rusya–Ukrayna Savaşı’nda tarafların kısa vadede kesin askerî sonuç üretme kapasitesi sınırlı görünürken, savaş uzun süreli bir yıpratma ve üretim kapasitesi rekabetine dönüşmektedir. Cephedeki hareketlilik sürse de belirleyici unsurlar mühimmat üretimi, hava savunma kapasitesi, enerji altyapısının korunması ve Batı desteğinin sürdürülebilirliğidir.

Ukrayna-Rusya Federasyonu Savaşı’nın bir diğer harekât alanı da Karadeniz’dir. Bu alanda deniz güvenliğine yönelik tehditlerle başa çıkmak için durumsal farkındalık sağlamak ve öngörülü olmak zorunludur. Diplomatik girişimlerle askeri tedbirleri zamanında uygulamak kritik öneme sahiptir.”

SURİYE’DE SDG/YPG ENTEGRASYONU TARTIŞMASI

“Suriye’de SDG/YPG ile Suriye Geçici Hükümeti arasındaki entegrasyon süreci henüz tamamlanmamıştır. Taraflar arasındaki temas ve koordinasyon sürse de komuta-kontrol yapısı, ağır silahların durumu ve yerel güvenlik yapılanması gibi konulardaki belirsizlik devam etmektedir. Silahların gölgesinde barışın sağlanması oldukça zordur.”

İRAN SAVAŞI VE BÖLGESEL GERİLİM UYARISI

“İran merkezli kriz dinamiklerinde geniş ölçekli savaş ihtimali düşük tutulmaya çalışılsa da Hürmüz Boğazı, vekalet unsurları, füze ve insansız hava aracı kapasiteleri üzerinden stratejik baskı devam etmektedir. Diplomatik temaslar azalsa da askeri hazırlıkların sürmesi yanlış hesaplamalara ya da sınırlı bir operasyonun bölgesel bir tırmanmaya dönüşmesine neden olabilir.

Bölgemizin, ABD ve İsrail’in uluslararası hukuku ihlal eden müdahalelerine maruz kalmasını kabul etmiyoruz. İran’daki rejimin baskıcı politikalarını reddetmekle birlikte, İran’ın ve bölgenin geleceğine karar verecek olanların burada yaşayanlar olduğunu vurguluyoruz.

“BÖLGEDEKİ EN BÜYÜK KRİZ VE GERİLİM KAYNAĞI NETANYAHU HÜKÜMETİDİR”

“İsrail’in Gazze’ye yönelik insani yardımlarını engelleyen abluka, uluslararası hukuka aykırıdır. Uluslararası sularda insani yardım taşıyan gemilere yapılan saldırılar da hukukun ihlalidir. Silahsız ve tehlike oluşturmayan sivillere yönelik saldırılar, İsrail’in deniz haydudu olarak tanımlanmasını sağlamaktadır.

Yunanistan ve GKRY’ye yönelik uluslararası hukuku ihlal eden silah satışları, Akdeniz’de gerginliği artıran girişimler ve Gazze’deki insanlık suçları, bölgedeki en büyük kriz kaynağını Netanyahu hükümetinin oluşturduğunu göstermektedir.

ORTA DOĞU’DAKİ GERİLİMİN KAYNAĞI

“Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarımızda, yabancı bayraklı araştırma gemilerinin izinsiz faaliyetleri, 1990’ların sonlarından itibaren sistematik şekilde engellenmektedir. Ancak, bazı bölgelerde münhasır haklarımızın ihlal edilmesi dikkat çekmektedir.

Bu kapsamda, Doğu Akdeniz’de uluslararası hukuk temelinde haklarımızın olduğu bölgelerde araştırma ve sondaj faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi, devlet uygulamasının sahada gösterilmesi açısından önemlidir. Son günlerde gündeme gelen ‘Deniz Yetki Alanlarımıza İlişkin Kanun Tasarısı’ milli menfaatler açısından büyük bir öneme sahiptir. Tasarının hazırlanmasına tüm ilgili tarafların dahil edilmesi önemlidir.

SAHA EXPO VE MİLLİ SAVUNMA SANAYİSİ

“Ziyaret ettiğimiz SAHA EXPO Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, Türk savunma sanayisinin geldiği noktayı ve ihracat potansiyelini göstermesi açısından son derece önemli bir etkinliktir. Burada sergilenen ürünler, her Türk vatandaşı gibi bizleri de gururlandırmaktadır. Ancak yalnızca gurur duymak yeterli değildir. Ülkeyi daha iyi yönetme hedefimiz doğrultusunda sorgulanması gereken noktalar mevcuttur.

Örneğin, burada ‘gurur duyacağız’ derken bilgi güvenliği açısından istihbarata karşı koyma sınırlarının aşıldığı endişemiz var. Harekât sahasındaki her asker, kendisi için üretilenin en iyisi olduğunu bilmek ister; fakat bu bilgilerin rakip tarafından öğrenilmemesi gerekir. Bu nedenle bilgi güvenliği konusunda bazı tedbirlerin alınması gereklidir. Ürünlerin çeşitliliği ve ihracat potansiyeli bizi mutlu ediyor; ancak öncelikle TSK’nın ihtiyaçlarını karşılayan ürünlerin öncelikli olması gerektiğini düşünüyoruz.”

TSK’NIN İHTİYAÇLARI VE KAYNAK KULLANIMI ELEŞTİRİSİ

“Bölgemizdeki gerilimler çatışmalara dönüşmektedir. Bu ortamda TSK’nın harbe hazırlık seviyesinin artırılması için kaynakların azami verimlilikte kullanılması büyük önem taşımaktadır. TSK büyük bir organizasyondur ve ancak tedarik planlarına uygun hareket ederek sürdürülebilir bir standarda sahip olabilir. Sektör, ürettiği her ürüne TSK’da bir yer bulmasını bekli

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın