CHP’den ‘Terörsüz Türkiye’ Komisyonuna Şartlı Destek

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
CHP’den ‘Terörsüz Türkiye’ Komisyonuna Şartlı Destek

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan süreç kapsamında TBMM’de kurulması planlanan komisyonla ilgili çeşitli şartlar öne sürdü. Günaydın, “Sen bizim büyükşehir, il ve ilçe belediye başkanlarımızı sabah operasyonlarıyla, yargıyı araçsallaştırarak gözaltına alıp tutuklayacaksın; onları Nazi kamplarındaki gibi yan yana dizerek görüntü vereceksin. Aynı zamanda mafya tutuklamalarında buzlama yapacaksın ve sonra bize ‘Gel komisyonda bu sürece katkı ver’ diyeceksin. CHP, komisyona katkı vermek istiyor, Türkiye’nin demokratikleşmesine katkı sağlamak istiyor ama bu koşulsuz değil. O komisyon hangi kapsamda çalışacak, nerede ilerleyecek, bunu göreceğiz ve sonrasında komisyona katılacağız. O komisyonda doğru bir çalışma olursa katkı veririz, yanlış bir çalışma olursa o komisyondan çıkar ve deşifre ederiz” ifadelerini kullandı.

Günaydın, 20 Temmuz Pazar gecesi tatile giren Meclis’in üçüncü yasama yılını değerlendirirken, gündemdeki konular hakkında da açıklamalarda bulundu. Meclis’in 28. Dönemi’nin 14 Mayıs 2023 tarihinde oluştuğunu hatırlatan Günaydın, “Bu mecliste AKP birinci parti olarak çıkmıştı. Her ne kadar 31 Mart 2024 seçimlerinde CHP yerel yönetimlerde büyük bir üstünlük sağlasa da 2023 seçimleri doğrultusunda bir Meclis oluştu. Meclis’e 16 siyasal parti girdi ve bunlardan 6’sının grubu var. Grubu olmayan 10 parti de yine Meclis’te temsil edildi. Bu, demokratik temsiliyet açısından yüksek bir orandı. Ancak bu, çalışmalara ne kadar yansıdı? Asıl mesele burada, milletvekili sokmak değil. İçtüzüğün hükümleri doğrultusunda Meclis’te çalışma yapılıyor. Cumhur İttifakı kibirli ve dışlayıcı bir tutum sergiliyor” dedi.

Günaydın, dönem içerisinde CHP’nin 774, DEM’in 331, İYİ Parti’nin 114, Yeni Yol’un ise 83 kanun teklifi verdiğini belirterek, bu kadar kanun teklifi arasından bir tanesinin bile yasalaşmadığını vurguladı.

CHP’nin bin 226, DEM’in bin 38, İYİ Parti’nin 500, Yeni Yol ve Yeniden Refah’ın 156 Meclis Araştırması önergesi verdiğini aktaran Günaydın, “Bunların içerisinde önergenin kabul komisyonun kurulduğu bir tek örnek yok. Bu durum, demokratik temsiliyet açısından olumlu olsa da Meclis’in çalışmalarına yansıması bakımından son derece dışlayıcı bir dönem yaşadığımızı gösteriyor” dedi.

Yasama yılı boyunca birçok kanun çıkarıldığına dikkat çeken Günaydın, “Bu kanunlardan hangisi vatandaşın yararına?” diye sordu. Günaydın, “Türkiye, dünyanın 20. büyük ekonomisi. Buna karşılık 30 milyon insan açlık sınırının altında yaşıyor. Asgari ücret 22 bin lira. Asgari ücretin yükseltilmesine yönelik kanun tekliflerimiz reddedildi” dedi.

“En düşük emekli maaşı 14 bin liradan 16 bin liraya çıkartıldı. Dolayısıyla açlık sınırının yarısı ölçüsünde maaş alabiliyor emeklilerin dörtte biri. Buna yönelik tekliflerimiz de reddedildi. Bunun dışında gençlerimize, kadınlarımıza ve çiftçilerimize yönelik birçok olumlu düzenlemeyi reddeden AKP, sadece olumsuz düzenlemelere imza attı” ifadelerini kullandı.

Özellikle çevre ve doğa alanında yıkıcı düzenlemelerin Meclis’e getirildiğini belirten Günaydın, “İklim Kanunu bunlardan biriydi. Tüm maddelerinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurduk. Zeytin ve maden yasası, büyük tepkilere rağmen şirketlerden aldıkları talimatlarla Meclis’te geçirdi. Daha henüz Resmi Gazete’de yayınlanmadı. Normalde bunun süresi 60 gün ama biz 14-15 günde Anayasa Mahkemesi’ne götürüyoruz” dedi.

“Görevsizlik ilanı yapan Anayasa Mahkemesi üyelerine buradan sesleniyorum; bana söyle bakalım, nereye başvurayım?”

TBMM’de yaşanan olumsuz durumları dile getiren Günaydın, “Hakimler ve Savcılar Kurulu’na üye seçme aşamalarında, kur’a aşamasında, ‘Gazi Meclis’ diye övündüğümüz bu Meclis’in hiçbir santimetrekaresine yakışmayacak işler yapıldı. Anayasa Mahkemesi, bu konuda oy çokluğuyla görevsizlik kararı verdi. Bu durum Anayasa Mahkemesi’nin ayıbıdır. O oy çokluğunda ‘Hayır, görevimizdir ve bu Anayasa’ya aykırıdır’ diyen arkadaşlarımızın sesinin duyulması lazım. Ayrıca, görevsizlik ilanı yapan Anayasa Mahkemesi üyelerine buradan sesleniyorum: Eğer sizin görev sınırınız içerisinde değilse, bu Anayasa’ya aykırılık, bana söyle bakalım, nereye gideceğim? Asliye hukuka mı başvurmalıyım? Dolayısıyla bu dönem, milletin sorunlarını çözmeyen, kısır çatışmalara sahne olan bir dönem olarak kayıtlara geçti” şeklinde konuştu.

“Zeydan Başkan tutuklandığı anda Meclis’in hiçbir şey olmamış gibi devam edebilmesi mümkün değildi”

CHP’li belediyelere ve partinin kurumsal kimliğine yönelik saldırıların TBMM çalışmalarını etkilediğini vurgulayan Günaydın, “Zeydan Başkan tutuklandığında o Meclis’in hiçbir şey olmamış gibi devam etmesi mümkün değildi. Bu nedenle kürsüyü işgal ettik. Ertesi gün Adalet Bakanlığı’na yürüdük. Meclis tatile girdiğinde koridorlarda kimse yoktu” dedi.

“Milletvekillerimizin ağustos ve eylül ayında yapacakları saha çalışmalarını organize ediyoruz”

Şu anda milletvekillerinin ağustos ve eylül ayı boyunca hangi illerde çalışacağına yönelik saha planlaması yaptıklarını belirten Günaydın, “CHP milletvekilleri, ailelerine bir hafta zaman ayırdıktan sonra sahada 81 ilde olacaklar. 1 Ekim’de oralardan aldığımız geri bildirimlerle Meclis’e tüm enerjimizle döneceğiz” dedi.

“CHP böyle bir masada oturmaz”

İktidarın “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı süreçle ilgili TBMM’de kurulması planlanan komisyon hakkında Günaydın, “AKP-MHP bu memlekete demokrasi getirecek, buna inanacağız öyle mi? 2002’de AKP tek başına iktidar olduğunda bu ülkede terör diye bir şey yoktu. Ancak son yıllarda pragmatist bir yaklaşım ve zaman zaman terör örgütüyle işbirliği yapıldığını gördük. Türkiye’de terör yeniden hortladı” dedi.

“Son dönemde Türkiye’de bir terör sorunu görmüyoruz. Meseleyi ‘Terörsüz Türkiye’ olarak tanımlamak, aslında ideolojik bir örtü örtmeye çalışmaktır. Bu süreç, Türkiye’nin demokrasi ile yeniden tanıştırılması süreci olabilir” diye ekledi.

Günaydın, komisyonun oluşturulmasıyla ilgili olarak, “Tarihsel tutarlılık içerisinde CHP her zaman barıştan yana oldu. Bu süreçlerin saydam bir şekilde, hukuka uygun TBMM çatısı altında ve demokratik meşruiyetle gerçekleşmesi gerektiğini söyledik” ifadelerini kullandı.

“Geldiğimiz nokta şudur: ‘Komisyonun başlığını biz koyalım. Kanunla mı kurulacak, kanunsuz mu, buna biz karar verelim. Hangi alanlarda çalış

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın