CHP’den Torba Kanun Teklifine Sert Tepki!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
CHP’den Torba Kanun Teklifine Sert Tepki!

CHP Plan ve Bütçe Komisyonu üyeleri, 7 farklı kanunda değişiklikler ile “varlık barışı” düzenlemesini içeren “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ne muhalefet şerhi sundu.

AKP tarafından geçen hafta TBMM’ye sunulan ve Plan ve Bütçe Komisyonu’nda onaylanan bu teklifin, TBMM Genel Kurulu’nda salı günü görüşülmeye başlanması bekleniyor.

“TORBA KANUN YÖNTEMİ MECLİSİN NİTELİĞİNİ ZAYIFLATIYOR”

Muhalefet şerhinde, teklifin usul açısından önemli eksiklikler barındırdığına dikkat çekilerek, birbiriyle alakasız konuların tek bir metinde bir araya getirilmesinin yaygınlaştığı ifade edildi.

Bu uygulamanın vatandaşların mağduriyetine yol açtığını belirten şerhte, “Konu bütünlüğü ve tutarlılığı olmayan torba kanun düzenlemeleri, Meclis çalışmalarında komisyon düzeyinde ihtisaslaşmayı anlamsız hale getiriyor. Hem milletvekilleri hem de komisyonların kapasitesinin çok altında bir kanun yapım süreci ortaya çıkıyor ve bu durum parlamento çalışmalarının kalitesini zayıflatıyor.” değerlendirmesi yapıldı.

Teklifin, Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu gibi tali komisyonlarda görüşülmemesi ve İçtüzüğün öngördüğü 48 saatlik bekleme süresine riayet edilmemesi de “yasama kalitesini düşüren” unsurlar arasında sayıldı.

“CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ TBMM’Yİ NİTELİKLİ YASA YAPMAKTAN ALIKOYUYOR”

Şerhte, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin mevcut uygulamalarının TBMM’yi işlevsiz hale getirdiği ifade edilerek, tekliflerin milletvekilleri aracılığıyla Saray veya bakanlık bürokrasisi tarafından hazırlandığı belirtildi.

Yasa önerilerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kamuoyuna duyurulmasının ardından Meclis’e gelmesinin yasamanın özerkliğini kaybettiğinin bir göstergesi olduğu vurgulandı. Şerhte, “Yasa önerisi aşamasında başlayan yasama zaafı, TBMM’yi nitelikli yasa yapma hak ve yükümlülüğünden yoksun bırakmaktadır.” ifadeleri kullanıldı.

“KAYNAĞI SUÇ GELİRİ OLABİLECEK KAZANÇLARIN TÜRKİYE’YE GİRİŞİ KOLAYLAŞACAK”

Teklifin genel değerlendirmesinde, söz konusu düzenlemelerin görünüşte dış kaynak ihtiyacını karşılama ve sıcak parayı teşvik etme amacı taşıdığı, ancak vergi avantajlarının sınırlı bir kesime sunulmasının kaynağı suç geliri olabilecek kazançların “sorgulanmadan ve denetlemeden” Türkiye’ye girişini kolaylaştıracağı ifade edildi.

Kanun teklifindeki düzenlemelerin Türkiye’nin “vergi cennetleri ile mücadele etmek” yerine kendisinin “vergi cenneti” olma kararı aldığı kaydedilirken, “Bu düzenleme, Türkiye’de olmasına rağmen çeşitli yollarla vergisiz ve kayıtsız bir şekilde yurtdışına transfer edilen kaynakların ‘Sürekli ve kesintisiz Varlık Barışı uygulaması’ ile ülkeye vergisiz ve denetimsiz transferine zemin hazırlayabilir.” denildi.

Ayrıca, Türkiye’de asgari ücretin ortalama ücret haline geldiği, çalışanların neredeyse yüzde 50’sinin maaşlarının asgari ücret seviyesinde olduğu ve Gelir Vergisi Kanunu’nun 103’üncü maddesindeki mevcut duruma bakıldığında, teklifin bazı maddelerinin ödeme gücü, vergi adaleti ve kanun önünde eşitlik ilkeleri açısından incelenmesinin gerekli olduğu vurgulandı.

AKP hükümetinin uyguladığı kontrollü düşük kur politikası, bazı sektörlerdeki üreticileri ve ihracatçıları zor bir duruma soktu. Yoğun iflaslar, konkardato ve işten çıkarmalar yaşanıyor.

VARLIK BARISI’NA “KARA PARA” ELEŞTİRİSİ

Varlık barışı düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı olduğu ve kaynağı belirsiz paraların denetimsiz bir şekilde ülkeye girmesine yol açacağı belirtilen şerhte, “Bu kadar sık yeniden yapılandırma ve varlık barışı düzenlemesi yapan bir ülkede, hiçbir vatandaşın güvenerek yurt dışındaki varlığını yurt içine aktarması beklenemez. Yurt dışına giden varlıkların nedeni Türkiye’deki ekonomik istikrarsızlık, hukuk sistemindeki aksaklıklar, siyasi istikrarsızlık ve vergi silahının mükelleflere karşı bir tehdit unsuru olarak kullanılmasıdır.” denildi.

Şerhte, düzenlemenin şartlarının sağlanması halinde vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmamasını öngörmesinin “kara para ile mücadeleyi zorlaştıracağı” ifade edildi.

EKONOMİK ANALİZ: “OVP HEDEFLERİ GERÇEKÇİ DEĞİL”

Muhalefet şerhinde, Türkiye ekonomisinin bütçe ve cari açık açısından “ikiz açık” sorunuyla karşı karşıya olduğu, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre 2026 yılı enflasyon hedeflerinin tutmasının imkânsız hale geldiği kaydedildi. Hükümetin Orta Vadeli Program (OVP) hedeflerinin gerçekçi olmadığı iddia edildi.

İktidarın uyguladığı dezenflasyon politikasının imalat sanayinde iflaslara ve artan işsizlik oranlarına neden olduğu belirtilirken, tarım sektörünün milli gelirden aldığı payın yüzde 5,2 ile “tarihi dip seviyesine” gerilediği hatırlatıldı.

VERGİ ADALETİ VE ANAYASA’YA AYKIRILIK

Teklif ile İstanbul Finans Merkezi’nde (İFM) çalışan nitelikli personelin ücretlerine getirilen vergi istisnalarının “Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı” olduğu vurgulandı. İFM içindeki bir çalışanın ücretine brüt asgari ücretin 5 katı, dışındaki çalışanlara ise 3 katı istisna uygulanmasının Anayasa’nın “vergi ödevi” ve “eşitlik” ilkelerine aykırı olduğu ifade edildi.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın