
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, 6 Şubat tarihlerinde meydana gelen depremlerden etkilenen illerde inşa edilen konutların maliyetleri ile deprem sonrası toplanan yardım ve fonların durumunu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı.
Avşar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması talebiyle TBMM Başkanlığı’na bir soru önergesi sundu. Önergesinde, konutlar için açıklanan ödeme planının “faizsiz, sabit ödemeli, 18 yıllık süreyle aylık 8 bin 750 TL; köy evleri için ise aynı koşullarda aylık 8 bin 100 TL” olduğunu belirtti. Ancak iş yerleri için herhangi bir açıklama yapılmadığını vurguladı.
“AÇIKLANAN ÖDEME PLANINDA YER ALMAYAN İŞ YERİ BORÇLANDIRMASINA İLİŞKİN BİR PLAN VAR MIDIR?”
Avşar, “Türkiye Tek Yürek Kampanyası” gibi birçok bağışın toplandığını hatırlatarak, Bakan Kurum’a şu soruları yöneltti:
“- 6 Şubat depremlerinin yarattığı olağanüstü durumlarda, Anayasa’da güvence altına alınan barınma hakkının borçlandırma mekanizmasına dönüştürülmesi sosyal devlet anlayışıyla nasıl örtüşmektedir? Bu koşullarda ödeme yapamayacak depremzedeler için mülkiyet kaybı ya da tahliye sorunu yaşanacak mıdır?
– Ödeme planında yalnızca tek bir ödeme şeklinin belirlendiği gözlemlenmektedir. Hak kaybını önlemek ve ödeme kolaylığı sağlamak amacıyla, konutların ve iş yerlerinin m2’si, konumu ve bireylerin gelir durumu gibi kriterlerin dikkate alınarak bir ödeme planı oluşturulması hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu konuda tarafınıza iletilen herhangi bir talep ya da şikayet bulunmakta mıdır?
– Belirtilen ödeme planı göz önünde bulundurulduğunda, deprem konutlarının maliyet hesaplamaları hangi ölçütlere dayanarak yapılmıştır? Bu borçlandırma tutarlarının hukuki ve idari dayanağı nedir? Açıklanan ödeme planında yer almayan iş yeri borçlandırmasıyla ilgili bir düzenleme mevcut mudur? Kamuoyunu bu konuda bilgilendirmeyi düşünüyor musunuz?
– Tüm konut, köy evi ve iş yerlerinin 21/b usulüyle inşa edildiği bilinmektedir. Bu yapıların yüklenici firmalara birim maliyeti nedir? Müteahhitlerin bu süreçteki kâr marjı ne kadardır? İnşaat faaliyetlerinde kamu yararı ilkesi ne ölçüde dikkate alınmıştır?
– Deprem vergileri, afet bütçeleri ve destek kampanyalarıyla elde edilen kaynakların yanı sıra uluslararası fon ve yardımların amacına uygun kullanımı için bir denetleme mekanizması mevcut mudur? Bu kaynakların toplam miktarı ne kadardır? Toplumda tartışmalara yol açan bu durumu ‘Deprem Bilançosu’ şeklinde hesap vererek ve şeffaf bir yöntemle kamuoyuna açıklamayı planlıyor musunuz?
– Deprem konutlarının teslim süreçlerinde müteahhit firmaların ‘süreci yetiştirmek amacıyla’ kötü işçilik, eksik malzeme kullanımı ve standartlara uygunluk gibi konularda kaliteyi düşürdüğüne dair iddialar Bakanlığınıza ulaşmış mıdır? Bu tür şikayetler için bir denetim mekanizması işletiliyor mu? Eğer varsa, konut projelerinin tamamı için denetim raporları ve kalite kontrol sonuçları kamuoyuna sunulacak mıdır?”
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



