
30 Ekim 2024 tarihinde gerçekleştirilen ve CHP’li belediyelere yönelik ilk operasyon olarak kaydedilen olayda, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, “Kent Uzlaşısı” davası çerçevesinde “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla gözaltına alındı ve tutuklandı. Özer’e 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.
Bu kararın ardından Cumhuriyet Halk Partisi Seçim ve Parti Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, yazılı bir açıklamayla duruma tepki gösterdi.
Çiftci, Ahmet Özer’e verilen cezanın, kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” olarak bilinen sürecin güvenilirliğini sarsacağını belirtti. Çiftci’nin açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
“Esenyurt Belediye Başkanımız Prof. Dr. Ahmet Özer hakkında ‘kent uzlaşısı’ davasında verilen 6 yıl 3 ay hapis cezası, demokratik temsil alanında faaliyet gösteren bir akademisyenin cezalandırılması anlamına gelmektedir.
Ahmet Özer’e, soyut ve büyük ölçüde beyanlara dayalı suçlamalarla ceza verilmesi, iktidarın barış ve çözüm iddiasının inandırıcılığını ciddi bir şekilde zedelemektedir. Siyasal temasların ve görüşmelerin suç delili olarak değerlendirilmesi, demokratik siyasetin kriminalize edilmesine yol açmaktadır. Aynı dönemde devletin en üst kademelerindeki temasların meşru kabul edildiği bir ortamda, Ahmet Özer’in benzer nedenlerle cezalandırılması, hukuk devletinin eşitlik ilkesine açıkça aykırıdır.
Seçilmiş bir belediye başkanının tutuklanarak görevden alınması ve yerine kayyım atanması, ardından henüz kesinleşmemiş bir mahkumiyet kararıyla bu müdahalenin yargısal bir zemin kazanması, yerel demokrasinin ve halk iradesinin sistematik olarak sınırlandırıldığını göstermektedir.
Barış ortamı, ancak demokratik temsilin güçlendirilmesi ve siyasal katılımın güvence altına alınması ile sağlanabilir. Seçilmiş temsilcilerin cezalandırıldığı bir atmosferde barış söyleminin toplumsal bir karşılık bulması mümkün değildir.”
“ASIL SUÇ ‘TERÖR’ KILIFIYLA SANDIK İRADESİNİ GASPETMEK”
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Özer’e verilen hapis cezasıyla ilgili olarak şu sözleri sarf etti:
“Bir yanda ‘iç cephe’, ‘çözüm’ deniliyor, diğer yanda Esenyurt Belediye Başkanımız Ahmet Özer’e, kent uzlaşısı bahanesiyle sipariş bir kararla 6 yıl 3 ay hapis cezası veriliyor!
İddianameye bakıldığında niyetin apaçık olduğu görülüyor. Kürtlerin batıda belediyelerde görev alması ve yönetimde söz sahibi olması “suç” olarak gösteriliyor. Kardeşlik hukuku böyle mi kurulur? Sorun böyle mi çözülür?
Sayın Devlet Bahçeli, bunca çağrınıza rağmen iktidar ortağınız, çözüm adımı atmak bir yana, çözüm ihtimalini her gün biraz daha boğuyor. Bu karar da bunun bir belgesidir. Bu memleketin her şerefli vatandaşı, yerel yönetimde temsil edilmekten suçlu değildir! Asıl suç, sandıktan çıkan iradeyi “terör” kılıfıyla gasp etmek ve bu ülkenin eşit yurttaşlarını ötekileştirmektir.
Size boyun eğen, sizden beter olsun!”
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



