CHP’li Erol: Türkiye’ye Yönelik Tehditler Saygısızlık

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
CHP’li Erol: Türkiye’ye Yönelik Tehditler Saygısızlık

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, ABD merkezli Wall Street Journal gazetesinde Türkiye’nin “sınırlandırılması gereken bir tehdit” olarak nitelendirilmesine karşı çıktı.

Erol, bu tür bir yaklaşımın hem tarihsel gerçeklerle hem de Türkiye’nin dış politika geleneğiyle uyumlu olmadığını ifade etti.

Türkiye’yi bölgesel bir tehdit olarak göstermeye yönelik değerlendirmelerin, ülkeye karşı bir saygısızlık ve yüzeysel jeopolitik analizlerin bir sonucu olduğunu vurgulayan Erol, Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politika anlayışının günlük güç projeksiyonlarına veya emperyal rekabetin unsuru olmaktan çok, ulusal egemenliğin korunması, bağımsız karar alma yeteneği ve bölgesel barışın sağlanması üzerine inşa edildiğini belirtti.

ATATÜRK’ÜN SÖZÜNE ATIF

Erol, bu geleneğin temellerinin Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesi üzerine kurulduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin tarihsel olarak barış ve denge politikası izlediğine dikkat çekti.

Erol, bu tarihsel çizginin önemli örneklerinden birinin II. Dünya Savaşı sırasında Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün uyguladığı stratejik tarafsızlık politikası olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin dış politikasının her zaman bağımsızlık ve kararlılık esasına dayandığını belirten Erol, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın bu bağımsız ve kararlı duruşun en belirgin örneklerinden biri olduğunu söyledi. Erol, dönemin CHP-MSP hükümetinin uluslararası baskılara ve tehditlere rağmen Türkiye’nin garantörlük hakkını kullandığını ve Kıbrıs Türk halkına yönelik Ada’daki katliamları durdurmak için tarihi bir adım atıldığını kaydetti.

Erol, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in harekâtı, “Biz aslında savaş için değil, barış için ve yalnız Türklere değil, Rumlara da barış getirmek için adaya gidiyoruz.” sözleriyle son derece meşru, haklı ve barışçıl bir temele oturttuğunu hatırlattı.

Kıbrıs Barış Harekâtı’nın, Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan gibi farklı siyasi görüşlere sahip liderlerin partileri tarafından, ambargolara ve uluslararası baskılara rağmen uluslararası hukuktan doğan meşru hakların ve insani sorumlulukların kararlılıkla savunulmasının ve Türk milletinin kenetlenmesinin en güzel örneklerinden biri olduğunu ifade eden Erol, Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsız ve egemen bir devlet olmanın gereği olarak, geçmişte olduğu gibi bugün de dış politikasını ulusal egemenlik, uluslararası hukuk ve bölgesel barış ilkeleri doğrultusunda şekillendirmeye devam edeceğini belirtti.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın