
Gelecek Partisi Genel Başkan Vekili Ayhan Sefer Üstün, Siyasi Partiler Kanunu çerçevesinde siyasi partilerin üç yıl içinde kongre yapma zorunluluğu bulunduğunu vurguladı. Üstün, CHP’nin en son 26 Temmuz 2020 tarihinde gerçekleştirdiği kongre nedeniyle, yasanın gereklilikleri doğrultusunda derhal yeni bir kongre düzenlemesi gerektiğini belirtti. Aksi halde, 26 Temmuz 2026 tarihine kadar kongre yapılmadığı takdirde, partinin gelecekteki seçimlere katılamayacağını ifade etti.
Ayhan Sefer Üstün, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda “Butlan kararı; Yargının Gayya kuyusu… Kriz, kargaşa, kaos … Nihai hedef: bölme .. CHP’nin seçime girememe riski” başlığıyla CHP’nin durumunu değerlendirdi.
Üstün, ilk olarak Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin, CHP’nin 38. Olağan Kongresi’ni iptal ederek, partinin 37. Kongre şartlarına geri dönmesine karar verdiğini hatırlattı.
İkinci olarak, CHP’nin 37. Olağan Kongresi’nin 26 Temmuz 2020 tarihinde yapıldığını ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 14. maddesinin, büyük kongrelerin parti tüzüğünde belirtilen süreler içinde yapılması gerektiğini belirttiğini aktardı. Üstün, bu maddeye göre siyasi partilerin üç yıllık kongre dönemlerini doldurduktan sonra yönetimlerinin geçersiz sayılacağına dikkat çekti. Kararda, “4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan seçimli Kurultayından önceki duruma dönülmesine” ifadesinin yer aldığını kaydeden Üstün, bu durumun siyasi partiler kanunundaki emredici hükümlere geri dönmeyi gerektirdiğini ifade etti.
Üçüncü olarak, CHP’nin seçimlere katılma riskini gündeme getiren Üstün, yasanın gerekliliklerine göre, CHP’nin 26 Temmuz 2026 tarihine kadar kongre yapmaması durumunda, bu tarihten sonraki seçimlerde yer alamayacağını belirtti. Üstün, CHP’nin son kongresinin 2020 yılında yapıldığını hatırlatarak, partinin 2023 yılında ilk kongresini ve 26 Temmuz 2026 tarihine kadar ikinci kongresini gerçekleştirmesi gerektiğini vurguladı. Aksi takdirde, Siyasi Partiler Kanunu’nun 36. maddesi gereğince, üst üste iki kongreyi gerçekleştirmeyen CHP, 26 Temmuz 2026 tarihinden sonra seçime katılma yeterliliğini kaybedecek.
Bu durumun, Türkiye’nin siyasi arenasında yarattığı belirsizliklerin yanı sıra, genel bir kargaşa ve kaos ortamına yol açtığını ifade eden Üstün, yargının bu sürece etkisinin de oldukça kritik olduğunu belirtti.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



