CHP’nin Yargı Kadrolaşması: Geçmişle Yüzleşme

Haber MerkeziHaber Merkezi
2 okunma
CHP’nin Yargı Kadrolaşması: Geçmişle Yüzleşme

Allah rahmet eylesin, merhum Hasan Karakaya ağabeyin sık sık anlattığı “iki kör” hikâyesini bugün bir kez daha paylaşmak istiyorum.

Bu hikâyeyi hepiniz biliyorsunuz.

“İki kör dolma yiyormuş, biri diğerine; ‘Dolmaları neden çift çift yiyorsun?’ diye sorar. Diğer kör de ‘Allah’tan kork, sen kör, ben kör! Nereden biliyorsun çift çift yediğimi?’ diye yanıt verir. İlk kör de itiraf eder, ‘Evet, ben çift çift yiyorum!’ der.”

Şu günlerde tam da bu hikâyedeki gibi garip bir durumla karşı karşıyayız.

Ankara 2 No’lu Barosu Başkanı Gökhan Ağdemir’in, stajyer avukatlara referans oldukları ve 70 baro üyesi avukatın hâkim ve savcılığa atandığına dair açıklamaları, “Yeni CHP’liler” ve onların kiralık medyası tarafından çarpıtılarak bir karalama kampanyası haline getirildi.

Başkan Gökhan Ağdemir, baronun kurduğu “Staj Eğitim Merkezi”nde eğitim alan genç hukukçuların sınavları kendi başarılarıyla kazandıklarını vurgulamak için yaptığı açıklamaları, “Hâkimlik garantili baro” söylemleriyle çarpıtan bu kesimler, büyük bir kadrolaşma skandalı imajı yaratmaya çalıştı.

70 baro üyesi avukatın, sıkı bir çalışmanın neticesinde kazandıkları “Hakimlik Savcılık Sınavı”nın ardından atanmasını “bir hukuk yolsuzluğu” olarak sunmaya çalışan bu zihniyet, hikâyedeki dolmaları çift çift yiyen arsız körü akla getiriyor.

Gerçekten de, tüm hukuk fakültesi mezunlarının katılabildiği bir sınavı başarıyla geçen bu avukatların hâkim ve savcı olarak atanması bir “yargıda kadrolaşma skandalı” ise, geçmişte CHP’lilerin gerçekleştirdiği kadrolaşmanın katbekat daha fazlasını yaptıkları unutmamalı.

Tek parti döneminin baskıcı yıllarında kurulan “İstiklal Mahkemeleri”ne hukuk bilgisi olmayan kişileri atayan ve Adnan Menderes hakkında idam kararları veren yargı mensupları, geçmişte yargıyı nasıl bir arka bahçe haline getirdiklerini gayet iyi biliyorlar.

CHP, yıllar içinde evrensel hukuku bir kenara iterek kendi ideolojisini uyguladı. Adalet bakanlığı dönemlerinde yargıyı dolduran partizan isimlerle dolu bir sistem yarattılar.

Mehmet Moğultay, bakanlığı sırasında yaptığı bir konuşmada, bu durumu itiraf etmişti. Kendisi, partizanları yargıya yerleştirmek için gereken tüm adımları attığını belirtmişti.

Trajik olan, CHP iktidarları sırasında yapılan sınavların, hukuk fakültesi mezunu olan Anadolu’nun evlatlarından gizlenip yalnızca CHP teşkilatına bildirildiğidir. Moğultay, bu durumu savunurken, adil davranmak adına örgütü bilgilendirdiklerini söylemişti.

Bugün, Ankara 2 No’lu Barosu’na üye 70 avukatın alın teriyle kazandıkları hâkim ve savcılık atamalarını “kadrolaşma skandalı” olarak nitelendiren CHP’liler, geçmişte kendi partizanlarına sınav tarihlerini bile gizleyerek atanma fırsatı vermekten kaçınmadıklarının farkında olmalıdır.

CHP tipi kadrolaşma bununla sınırlı kalmadı. Moğultay, yandaş avukatları sınavsız hakim yaptıklarını da açıkladı. Bu durum, sadece mülakatla hakim olmayı mümkün kıldı. Yani, birçok avukat hiç sınava bile girmeden atanmış oldu.

Özellikle, yargıyı kendi teşkilatlarına teslim etme amacı güden bu zihniyet, geçmişteki uygulamalarıyla günümüzdeki eleştirileri çürütmekte zorlanıyor.

Geçmişte, birçok kişi yargıyı CHP’ye angaje etmek için çeşitli yollarla partinin saflarına katıldı. Bugün, 70 avukat üzerinden Gökhan Ağdemir’i hedef alan zihniyet, kendi geçmişine bakmadan eleştiride bulunuyor.

Dolayısıyla, eski günlerde dolmaları çift çift yiyen ve bu durumu kendileri için avantaj haline getiren CHP’lilerin, bugün başkalarına dolma yiyip yemediğini sorma hakkı yoktur!

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın