
(TBMM) – CHP’nin basın ve yayın organlarının adil yargılanma hakkı ile masumiyet karinesinin ihlalinin araştırılması amacıyla sunduğu Meclis araştırma önergesi, AK Parti ve MHP’nin oylarıyla reddedildi. Konuşma yapan CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, “Elimdeki iki belgeye rağmen günümüzde Yeni Şafak manşet atıyor, Takvim gazetesi aynı yalanı ısrarla sürdürmekte, Sabah gazetesi ise ‘4,5 milyon lira valizden çıktı’ diyerek asılsız haber yapmaktan çekinmiyor. Bu gazeteler, bir kağıt parçası olsalar anlarım, ama şu an paçavraya dönmüş durumdalar. TRT’ye dur diyecek kimse yok mu? İnsanların itibarıyla oynanıyor” ifadelerini kullandı.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Bugünkü oturumda, sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin 1. ve 15. maddelerini kapsayan birinci bölüm görüşülecek.
CHP’nin basın ve yayın organları aracılığıyla adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesinin ihlalinin araştırılması talebi, AK Parti ve MHP’nin oylarıyla kabul edilmedi.
Önergenin gerekçesine değinen CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, İstanbul’da Üsküdar Belediyesi’ne yönelik gerçekleştirilen operasyona ilişkin basında çıkan haberlere dikkat çekerek, “Bavulla para çıktı” iddialarının belgelerle çürütüldüğünü belirtti. Akdoğan, “Bu iddialar Üsküdar Belediyesi tarafından yalanlandı ve iki belge ortaya çıktı; bir dekont ve bir tutanak. Üsküdar Belediyesine yapılan operasyonda gözaltına alınan bir kişinin nişanlısı kafenin parasını elden almış. Bu belgelerle durum netleşti” dedi.
“Bu gazeteler paçavraya dönmüş durumda”
Elde edilen dekont ve tutanaklara rağmen bazı medya kuruluşlarının aynı iddiaları sürdürdüğünü vurgulayan Akdoğan, bu gazeteleri “paçavra” olarak nitelendirerek, “Elimdeki belgelerle beraber Yeni Şafak manşet atıyor. Takvim gazetesi aynı yalanı sürdürmeye devam ediyor. Sabah gazetesi ise ‘4,5 milyon lira valizden çıktı’ diyerek yalan haber yapmaktan vazgeçmiyor. Bu gazeteler bir kağıt parçası olsalar anlarım, fakat şu anda paçavraya dönmüş durumdalar. TRT’ye dur diyecek kimse yok mu? İnsanların itibarlarıyla oynanıyor” dedi.
“Masumiyet karinesi yalnızca muhalefetin değil, iktidarın da sığınağıdır”
Yeni Yol Grubu Ankara Milletvekili İdris Şahin, masumiyet karinesinin her kesim için bir güvence olduğunu belirtti. Masumiyet karinesinin sadece muhalefet değil, iktidar için de kritik bir öneme sahip olduğunu ifade eden Şahin, “Masumiyet karinesi yalnızca muhalefetin değil, iktidarın da sığınağıdır. Bugün alkışladığınız hukuksuz sızıntılar, yarın sizin kapınızı çalacak. Hukuk, kişiye göre işletilmediği sürece adalet sağlar” diye konuştu.
Adaletin bir cezalandırma aracına dönüşmemesi gerektiğini savunan Şahin, adaletin hak ihlallerine karşı bir koruma kalkanı olması gerektiğini vurguladı. Şahin, “Adalet, iktidarın kılıcı değil, hak ihlali yaşayanların sığınağı olmalıdır. İktidara özellikle hatırlatmak istiyorum: Adaletin yerini algı, delilin yerini manşet, mahkemenin yerini stüdyo aldığında kaybeden sadece şüpheli ve sanık değil, tüm ülke olur” ifadelerini kullandı.
AK Partili Karslı: Ayıp arayan geçmişe dönüp baksın
AK Parti İstanbul Milletvekili Şengül Karslı, önerge üzerine yaptığı konuşmada, muhalefetin yargı ve basın özgürlüğü konusundaki eleştirilerine yanıt verdi. 1960 darbesi ve sonrasındaki manşetleri hatırlatan Karslı, “Ayıp arayan geçmişe dönüp baksın. 1960 yıllarında Ulus gazetesinin darbeyi destekleyen manşetlerinden haberi var mı? Peki ‘411 el kaosa kalktı’ denilen manşetleri hatırlıyor musunuz? ‘Muhtar bile olamazsın’ diyen manşetler atıldığında sizin siyasi partiniz nasıl bir tavır almıştı?” dedi.
Sunulan önergenin masumiyet karinesi gibi hukuk ilkelerini bir “kalkan” olarak kullandığını dile getiren Karslı, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
“Türkiye, demokratik kurumları ve bağımsız yargısıyla dünyada en iyi işleyen demokrasilerden birine sahiptir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin ya da belli odakların avukatlığı yerine, milletin avukatlığını yapmaya soyunun. Önerge ile şikayet edilen durum, aslında yargının ve basının tartışma konusu haline getirilmesidir. Halkın haber alma hürriyeti, en az masumiyet karinesi kadar kutsaldır. Milyarlarca liralık kamu zararından bahsedilirken basının bunu haber yapmasını yargısız infaz olarak nitelendirmek, basını susturmak ve gerçekleri halktan gizlemek demektir. Önerge, hakikatin ortaya çıkmasına hizmet etmekten öte, devam eden hukuki süreci Meclis zemininde politize ederek mecrasından koparmaya hizmet ediyor. Biz bağımsız yargı sürecini itibarsızlaştırma çabalarına asla geçit veremeyiz.”
Karslı’nın konuşmasına muhalefet sıralarından tepki geldi.
AK Partili Karslı’nın konuşmasının ardından söz alan CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, “Adalet Komisyonu üyesi herhâlde o milletvekili, Şengül Hanım. Sayın milletvekilinin konuşması gerçekten üzüntü verici. Darbe dönemi gazetelerinden örnek verdi. Bugün bir darbe olduğunu kabul ediyorsunuz, öyle mi?” dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu ise, Başarır’ın Şengül Karslı’ya “o milletvekili” şeklinde hitap etmesine tepki göstererek, “Bu şekilde hoş olmayan hitaplarda bulunmak bir Grup Başkan Vekiline yakışmıyor. Bir kadına, bir milletvekiline böyle hitap edilmez. Lütfen saygıya davet ediyoruz. Herkes burada düşüncesini söyleyecek. Başka vekiller orada konuşurken muhalefet adına buradan hiç kimse laf atmıyor, bizim vekiller konuşurken sürekli ses çıkartıyorsunuz, bu da anlamsız. Demokrasiye saygı göstereceksiniz” ifadelerini kullandı.
Başarır, “Herhalde bir kadın milletvekiline ya da bir kadına nasıl davranacağımızı en son AKP grubundan öğreniriz” diyerek yanıt verdi. “Diyor ki: ‘Temiz bir dil’. İki kadın milletvekili konuşuyor, ‘Car car konuşma’ diyor; bu mu temiz dil? Sen bir sanatçısın, bir hukukçusun, herhalde kendini Gırgıriye filminin setinde buldun gibi geliyor bana” dedi.
DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan da, Yenişehirlioğlu’nun ‘Car car konuşma’ sözlerini kabul etmediklerini belirterek, “Bu ülkede yargının bağımsız olmadığı, siyasetin yargıya alet edildiği; sadece biz değil, dünya bu operasyonları ‘siyasi operasyon’ olarak değerlendirdiğinde, daha tutuklanıp tutuklanmayacağını avukatlar bile bilmezken, gazeteler ‘tutuklandı’ diye manşet atarken burada şeffaf inceleme ve denetlemeden bahsedilemez. Söylenen gerçek dışı kavramlara tabii ki cevap vereceğiz, gerçek hakikati buradan dillendireceğiz” yanıtını verdi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



