
(ANKARA) – CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine dayanarak tarımsal girdi maliyetlerindeki artışın yüzde 32’ye kadar ulaştığını vurguladı. Başevirgen, “TÜİK’e göre bile yıllık 31,55 maliyet artışı yaşayan çiftçilerimizin girdi maliyetleri reelde ise en az yüzde 50-60 oranında arttı. Mazottaki fiyat artışının girdi maliyetlerine yansımasıyla TÜİK’e göre bile korkunç bir tabloyla karşı karşıya kalacağız. İktidar, gıda güvenliğimizi sağlamak ve çiftçimizi bu zor durumdan kurtarmak zorundadır. Aksi takdirde vatandaşlarımız, et bulmakta zorlanırken, sebze ve meyveye de ulaşamayacak” şeklinde konuştu.
CHP Manisa Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, TÜİK’in Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi raporuna ilişkin yazılı bir açıklama gerçekleştirdi.
TÜİK’in raporuna göre, savaşın mazot üzerindeki etkilerinin henüz istatistiklere yansımadığını belirten Başevirgen, girdi maliyetlerindeki artışın oldukça endişe verici boyutlara ulaştığına dikkat çekti. Başevirgen, “TÜİK’in 20 Nisan tarihli raporuna göre Şubat ayında tarımsal girdi fiyatları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 31,55 artmış, aylık bazda ise yüzde 3,10’luk bir artış yaşanmıştır. TÜİK’e göre bile yıllık 31,55 maliyet artışı yaşayan çiftçilerimizin girdi maliyetleri reelde ise en az yüzde 50-60 oranında artmıştır. İktidar, girdi maliyetleri altında ezilen çiftçilerimizi duymamakta ve görmemekte, hiçbir destek sağlamamaktadır” ifadelerini kullandı.
“Gıda artık tüm ülkeler için bir milli güvenlik meselesidir”
Çiftçilerin en büyük maliyet yükünü oluşturan kalemleri aktaran Başevirgen, “Üreticilerimize en fazla mali yükü getiren kalemler, geçen yıla göre yüzde 41,37 artan veterinerlik harcamaları, yüzde 37,70 artışla yem, yüzde 36,89 artışla gübre ve yüzde 34,58 artışla tohum olmuştur. Üreticimizin besicilik yapması ya da mahsul alması için gereken tüm kalemlerdeki bu yüksek artış, iktidar tarafından göz ardı edilemez. TÜİK’e göre bile yüzde 32’ye ulaşan yıllık girdi maliyetleri, çiftçinin tarlasında daha fazla hissedilmektedir. İktidar derhal çiftçilerin hakkı olan desteği sağlamalıdır” dedi.
Başevirgen, bu yüksek artışın henüz savaş nedeniyle mazot fiyatlarındaki artışın istatistiklere yansımadığını hatırlatarak, “Bu yüzde 32’lik artışta, ABD/İsrail-İran savaşının etkilerinden kaynaklanan mazot artışının yansımaları henüz yer almıyor. Mazottaki fiyat artışının girdi maliyetlerine yansımasıyla TÜİK’e göre bile korkunç bir tabloyla karşılaşacağız. Gıda, artık tüm ülkeler için bir milli güvenlik meselesidir. Üretmeyen ve gıdada dışa bağımlı olan ülkeler fakirleşmeye mahkumdur. İktidar ise bu bağımlılığa yol açmaya devam etmektedir” değerlendirmesinde bulundu.
“Kırsalda yaşayan gençler, geleceğini tarımda görmediği için şehirlere göç ediyor”
Çiftçilerin borç yükünün giderek arttığını kaydeden Başevirgen, “Çiftçilerimizin banka ve finans kuruluşlarına 1 trilyon 400 milyar liralık borcu giderek büyümekte. Girdi maliyetlerini karşılamak için kredi çeken çiftçi, hasat sonrası borcunu kapatamamakta ve yeniden borçlanmak zorunda kalmaktadır. Bu kısır döngü, birçok üreticiyi tarımdan koparmakta ve koparmaya devam etmektedir. Ayrıca, özellikle genç nüfus tarımdan uzaklaşmakta ve kırsalda yaşayan gençler, geleceğini tarımda görmediği için şehirlere göç etmektedir” açıklamasında bulundu.
İktidara üreticilere destek verilmesi için çağrıda bulunan Başevirgen, “Tüm bu sorunlar birleştiğinde ortaya çıkan tablo net: Türkiye’de çiftçi üretim yapıyor ama kazanamıyor. İktidar, çiftçinin hakkını çiftçiye vermemekte ısrar ediyor. Tekrar tekrar uyarıyoruz. İktidar, gıda güvenliğimizi sağlamak ve çiftçiyi bu zor durumdan çıkarmak zorundadır. Çiftçiyi üretime teşvik etmek ve gerekli destekleri sağlamak zorunludur. Aksi takdirde, ete hasret kalan vatandaşımız, taneyle aldığı sebze ve meyveye de ulaşamayacak” dedi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



