Çiğ Köfte Fiyatları İthalatla Yükseliyor!

HHaber Merkezi 1
2 okunma
Çiğ Köfte Fiyatları İthalatla Yükseliyor!

Türkiye’nin popüler aperitiflerinden biri olan çiğ köfte, yaşanan ekonomik zorluklar ve artan maliyetler nedeniyle artık bütçe dostu bir seçenek olmaktan çıkmıştır. Bugünlerde çiğ köftenin temel malzemeleri olan marul, biber, bulgur ve yağın çoğu ithal edilmektedir. Bu durum, çiğ köftenin fiyatlarının yükselmesine yol açmıştır. Özellikle yüksek enflasyon, işçilik maliyetlerindeki artış ve enerji fiyatları gibi faktörler, yerli üreticileri zor durumlara sokarken, bu yiyeceğin ulaşılabilirliğini de kısıtlamaktadır.

Son dönemde etsiz çiğ köftenin fiyatı 250 TL’ye kadar çıkmıştır. Bu durum, çiğ köfte sevenleri kaygılandırmaktadır çünkü ana malzemelerin çoğu yurtdışından gelmektedir. Örneğin, çiğ köftenin biberi İran’dan, yanındaki marul ise Mısır’dan gelmektedir. Ayçiçek yağı ise sıfır gümrükle Ukrayna, Bosna-Hersek, Tunus ve Makedonya gibi ülkelerden ithal edilmektedir. Çiğ köftenin bulguru ise ağırlıklı olarak Rusya’dan gelmektedir ve Türkiye’de işlenen buğdaydan üretilmektedir.

İthal malzemelerin yanı sıra, yerel ürünlerin de ihtiyaç duyulan kaliteye ulaşamadığı görülmektedir. Örneğin, Şanlıurfa’nın isotu veya Antep’in acı biberi yerine, acılı çiğ köftede kullanılan acı biberler de İran’dan ithal edilmektedir. Etli çiğ köftenin fiyatları da artmaktadır çünkü ithal et kullanıldığı için porsiyonlar küçülmüştür. Günümüzde 500-600 lira arasında satılan dana kıymayla, etli çiğ köftenin 250 gramlık porsiyon fiyatı 300-350 TL’ye ulaşmaktadır. Bu da, yerli ürünlerin yerini ithal ürünlerin almasıyla gerçekleşmektedir.

Yaklaşan Ramazan dönemi öncesinde, et fiyatlarının artış göstermemesi için Et ve Süt Kurumu’nun (ESK) 40 bin büyükbaş canlı hayvan ithal etmeyi planladığı ve bu hayvanların toptan ve perakende et üreticilerine dağıtılacağı belirtilmiştir. Ancak yerli üreticilerin marul, biber gibi ürünlerinin yüksek girdi maliyetleri ve işçilik ücretleri nedeniyle tarlalardan, bahçelerden ya da seralardan pazara ulaşmadan çürüdüğü ortaya konmaktadır. Tarımsal desteklemeler için ayrılan bütçenin, ithal tarım ve gıda ürünlerine ödenen milyar dolarlara kıyasla anlamını yitirdiği anlaşılmaktadır.

‘ZAM’ BASKISI MI VAR

Ramazan ayı öncesi gıda sanayicileri ve üreticileri ile yapılan toplantılarda, ürün fiyatlarının en az 12 ay süreyle sabitlenmesi adına baskılar artmakta ve Hazine ve Maliye, Ticaret, Tarım ve Orman Bakanlıkları tarafından bu konuda talimatlar verilmektedir. Gıda Komitesi’nde, gıda üreticilerine yüksek para cezası tehdidiyle baskı yapıldığı belirtilmekte, Fahiş Fiyat Komitesi (FFK) ve Fiyat Kontrol Komitesi (FKK) toplantılarında da benzer uyarılar yapılmaktadır.

İl valilikleriyle ilgili bakanlıkların il müdürlüklerine, denetimlerin artırılması ve ağır para cezalarının uygulanması talimatlarının verildiği bildirilmektedir. Bunun yanında, Merkez Bankası (MB), 2025 yılının 1. Enflasyon Raporu’nda yılsonu enflasyon hedefinin yüzde 21’den yüzde 24’e çıkarıldığına dikkat çekmektedir. Bu artışın nedeni olarak ise gıda enflasyonu ile konut kiralarındaki yükseliş gösterilmektedir.

2024 yılında tarımsal ürün ithalatı için harcanacak döviz miktarının 23,2 milyar dolar olacağı, Türk Lirası karşılığı ise

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın