Öğle kuşağı programlarında sıkça yer alan zaman zaman tartışmalı açıklamalarıyla gündeme gelen Fatih Reşit Civelekoğlu, son günlerde Volkan Konak’ın ani ölümü üzerine yaptığı yorumla tepkilerin hedefi haline geldi. Usta sanatçı Volkan Konak, sahne performansı esnasında kalp krizi geçirerek yaşamını yitirmişti. Bu trajik olay sonrası sosyal medyada ve televizyon yayınlarında birçok sanatçı ve hayranı taziye mesajları paylaşarak, Konak’ın hatırasını anmaya başladı. Ancak Civelekoğlu’nun yaptığı açıklamalar, özellikle ölen sanatçının ruhuna saygısızlık olarak değerlendirildi.
Civelekoğlu, Volkan Konak’ın ölümünün ardından “İyi bilmezdik” ifadesini kullanarak sanatçının hayatına dair herhangi bir derin bilgiye sahip olmadığını belirtmişti. Bununla birlikte, bir diğer tartışmalı açıklaması ise uzman psikolog olarak kendini tanıtan bir kişi tarafından yapılmış olan sözlerdi. Bu kişi, “Bunlar günahı açıktan açığa işleyen kişilerdir. Bunlar babacan tavırlı olurlar, mahallenin gençliğini kerhaneye götürürler, zina ettirirler, alkolle alıştırırlar” gibi skandal bir ifadeyle sosyal medyada tepkilere yol açtı. Bu sözlerin ardından toplumsal ahlaka ve değerlere ilgili olarak yapılması gereken eleştirilerin ağırlığı bir kez daha ortaya konmuş oldu.
SKANDAL SÖZLER SONRASI KANALDAN KOVULDU
Yapılan bu skandal açıklamalar sonrasında Fatih Reşit Civelekoğlu, Beyaz TV yönetimi ile bir değerlendirme yapma gereği duydu. Kısa süre içerisinde kanalın yönetiminin talebi doğrultusunda, kendisinin Beyaz TV ekranlarında artık yer almayacağını duyurdu. Bu gelişme, sosyal medya kullanıcıları ve televizyon izleyicileri arasında geniş bir yankı uyandırdı. Civelekoğlu’nun durumunun, televizyondaki programların içeriği üzerindeki olası etkilerini ve toplumun bu gibi açıklamalara karşı nasıl bir tutum sergilediğini gözler önüne serdi.
Fatih Reşit Civelekoğlu, bu süreçte hem kendi kariyerine dair kayıplar yaşarken hem de toplumda bir tartışma başlattı. Toplumda daha önce de benzer olaylarla karşılaşan Civelekoğlu ve onun gibilerin, sosyal medya ve televizyon platformlarında toplumun hassas olduğu konulara dair yapıcı bir dil kullanması gerektiği bir kez daha netleşti. Şimdi, bu olayın ardından neler olacağı ve sanat camiasındaki etkileri de büyük bir merakla bekleniyor.