Çocuk Güvenliği İçin Sorumluluk Çağrısı

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Çocuk Güvenliği İçin Sorumluluk Çağrısı

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarını hatırlatarak, “Çocukların güvenliği, kamusal bir sorumlulukla sağlanmalıdır, güvenlikçi politikalarla değil” dedi. Gülistan Doku soruşturması hakkında da konuşan Koçyiğit, “Bu durumun sadece valiyle sınırlı olmadığını düşünüyoruz. Valinin yakın arkadaşı olan dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun da sorgulanması ve ifadesinin alınması gerekiyor” ifadesini kullandı.

Koçyiğit, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarına dair şunları dile getirdi:

“Ülke olarak, siyasetçi, yetişkin ve ebeveyn olarak çocukları korumakla yükümlüyüz. Ancak bu yükümlülüğün yeterince yerine getirilmediği gerçeğiyle karşı karşıyayız. Yaşananların tesadüf olmadığını, münferit olaylar olmadığını ve anlık öfke patlamalarının sonucu olarak ortaya çıkmadığını belirtmek zorundayız. Bugün yaşadıklarımız, sistematik ihmal, göz ardı edilen yanlış politikalar ve eğitim alanındaki karmaşanın bir sonucudur.”

Koçyiğit, Türkiye’deki çocukların derin bir eşitsizlik içinde büyüdüğünü vurgulayarak, “Bir çocuk okula aç giderken, diğeri özel derslerle eğitim sürecine hazırlanıyor. Bir çocuk kalabalık sınıflarda kaybolurken, diğeri ayrıcalıklarla büyüyor” dedi.

“Şiddet dili yaşamın her alanına yayılmış durumda”

Koçyiğit, bireysel silahlanma ve siyasal dil üzerinden, “Gündelik yaşamımız şiddetle kuşatılmış durumda. Evde, sokakta, televizyonda ve siyasette dışlayıcı ve kutuplaştırıcı bir dil hakim. Çocuklar, bu dilin içine doğuyor” dedi. Bireysel silahlanma sorununa dikkat çeken Koçyiğit, evlerdeki silah sayısının artmasının ciddi bir toplumsal sorun olduğunu belirterek, denetim eksikliğine işaret etti.

Okullara yönelik güvenlik tartışmalarına değinen Koçyiğit, “Güvenlik sadece güvenlik görevlisi bulundurmakla, kameralarla ya da demir kapılarla sağlanamaz. Okulları karakola çevirerek güvenlik sağlamak mümkün değildir” diye konuştu. Gerçek çözümün sosyal politikalarla elde edileceğini vurgulayan Koçyiğit, “Yoksulluğun azaltılması, psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve eşit eğitim koşullarının sağlanması” gerektiğini belirtti.

Sosyal hizmetler yasa teklifi eleştirisi

Meclis gündemindeki kanun teklifini eleştiren Koçyiğit, düzenlemenin sosyal devleti zayıflattığını savunarak, “Bu yasa sosyal devletin tasfiyesini içeriyor. Hak temelli bir yaklaşım yerine yardımı bir lütfa dönüştüren bir anlayışla karşı karşıyayız” dedi. Dijital denetim düzenlemelerini de eleştiren Koçyiğit, çocukların dijital ortamlarda izlenmesine ilişkin maddelerin “anonimliği ortadan kaldırdığını ve bir gözetim rejimi yarattığını” ifade etti.

Gülistan Doku ve kadın cinayetleri dosyaları

Tunceli’de 2020 yılından bu yana kayıp olan Gülistan Doku dosyasına atıfta bulunan Koçyiğit, dosyada ciddi ihmaller bulunduğunu belirtti. “Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in, soruşturmanın nasıl karartıldığını ve Gülistan Doku’ya tecavüz eden ve katliamından sorumlu olan oğlu Mustafa Türkay Sonel’i nasıl koruduğunu” ifade etti.

“Bu nasıl bir soruşturmadır ki düşünün aileden SIM kartı vali kendi eliyle teslim alıyor”

Koçyiğit, şunları kaydetti:

“Burada yalnızca bir cinayet dosyası yok, bir suç şebekesi var. Bir çatı örgütlenmesi mevcut. Mülki idare amiri, ilde her insanın can ve mal güvenliğinden sorumlu olan kişidir. Oğlu bir cinayet işliyor ve bu cinayeti örtbas etmek için devletin tüm birimlerini harekete geçiriyor. Kendi makamını ve valilik yetkisini kullanarak, kamuoyunu yanlış yönlendirmek için arama çalışmaları yapıyor. Peki, bu durum sadece vali ile mi sınırlıdır? Vali ile sınırlı olmadığını düşünüyoruz. Valinin yakın arkadaşı olan dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun da sorgulanması gerekiyor. Sorumluluğu vardır. Zamanında ‘biz bunları sorguladık ama bir şey çıkmadı’ demek yeterli değildir. Bu nasıl bir soruşturmadır ki aileden SIM kartı alma görevi, normalde kriminal büroda olması gerekirken, vali kendi eliyle teslim alıyor? Vali sonra SIM kartı bir eski polis olan hackera gönderiyor ve bilgileri sildiriyor. Kimse de demiyor ki ‘senin bunu almaya hakkın yok’ veya ‘bunu alamazsın’ diyen var mı? Yok.”

“Burada çok açık ve net kolektif bir sorumluluk var”

O dönemde soruşturmayı yürüten savcılar hakkında da yeni bir soruşturma başlatılması gerektiğini belirten Koçyiğit, “Görevlerini yerine getirmemişlerdir ve suçun üstünün örtülmesinin bizzat müsebbipleridirler” dedi. O dönemin Adalet Bakanları ile ailelerin iletişim kurduğunu, İçişleri Bakanlığı ve Valilik ile de birçok kez görüşme yapıldığını hatırlatan Koçyiğit, “Kimse dosyadaki ihmallere dikkat etmedi mi? Burada açık ve net bir kolektif sorumluluk vardır ve bu, iktidardan bağımsız bir sorumluluk değildir. O dönemin İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı ve Vali, hepsi iktidarın atadığı kişiler. Dolayısıyla burada sadece bir valinin sorumluluğu değil, tüm sistemin sorgulanmasına ihtiyaç vardır.”

“Her birisi devletin bir mevkisini eline geçirmiş ve o mevki üzerinden istediğini yapabileceğini düşünüyor”

Kadın cinayetleri ve şüpheli ölümlerle ilgili dosyaların aydınlatılmadığını vurgulayan Koçyiğit, Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümüne de dikkat çekerek, “Van’da Rojin Kabaiş dosyası. Baba aylardır feryat ediyor. Biz önerge verdik, vekillerimiz konuştu ama dosyada bir ilerleme kaydedilmiyor. İşin içinde rektörlük var. 17 kameradan yalnızca bir tanesi incelenmiş. Rektör ve yakınları duruma müdahale etmiş ve aileyi tehdit ediyor. Peki, bu ülkenin adaletini kim sağlayacak? Mevki ve gücü elinde tutanlar, genç kızların yaşamlarını çalıyor, cinayetlerin üzerini örtüyor ve suç örgütü kuruyorlar ama kimse ses çıkarmıyor.”

“Bir avuç insan ‘adalet’ diye sokaklarda yürüyüş yapıyor ama sesini duyan yok. Rojin Kabaiş’in DNA bulgularında iki erkeğe ait DNA tespit edildi ve cinsel saldırıya maruz kaldığına dair veriler var. Tüm bunlar araştırıldı mı? Hayır. Cezasızlık politikasından güç alan bir sistemle karşı karşıyayız. Nadira Kadirova, Yeldana Kaharman ve Rabia Naz gibi dosyaların da üstü örtülmüştür. Fail olduğu iddia edilen kişiler, nüfuzlu ve siyasetçi olduğu için dosyaların üzeri kapatılmıştır. Tüm bu dosyalarda

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın