
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a yönelik eleştirilerde bulundu. Kaya, “Ülke genelinde yoksulluk riski yüzde 27,9 iken, çocukların yoksulluk oranının yaklaşık 9 puan daha yüksek olmasının nedenleri Bakanlığınızca nasıl değerlendirilmektedir? Çocukları yetişkinlerden daha fazla yoksullaştıran ekonomik ve sosyal mekanizmalar nelerdir?” şeklindeki sorularını yöneltti.
Asu Kaya, 2025 yılına ait Yoksulluk ve Yaşam Koşulları verilerinin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 20 Nisan 2026’da açıklanmasının ardından, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş’ın bu konulara yanıt vermesi talebiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na yazılı soru önergesi sundu.
Verilerin artık sadece bir yoksulluk göstergesi değil, çocuklar için ciddi bir kriz durumu teşkil ettiğini vurgulayan Kaya, “Türkiye’de çocuk olmak, yoksulluğun pençesine düşmek anlamına geliyor. Genel nüfusta yoksulluk riski yüzde 27,9 iken, bu oran çocuklarda yüzde 36,8’e çıkıyor. Kız çocuklarımızda ise bu oran yüzde 37,8. Bu, her üç çocuktan birinin yoksulluğa ve sosyal dışlanmaya mahkum olduğu karanlık bir tablo. Bu durum yönetenler için bir istatistiksel veri olabilir; ancak bu ülkenin çocukları için açlık, dışlanma ve geleceksizlik demektir” ifadelerini kullandı.
“Çocuklar açken, ‘çocuğun üstün yararı’ndan söz edilemez”
Kaya, Türkiye’nin çocuk yoksulluğunda OECD ülkeleri arasında en kötü ikinci sırada, Avrupa’da ise en kötü durumda olduğunu belirterek, “Bu tablo, sosyal devleti tasfiye eden anlayışın bir sonucudur. Çocuklar açken, yoksulluk derinleşirken ve eşitsizlik büyürken ‘çocuğun üstün yararı’ndan bahsetmek mümkün değildir” dedi.
Kaya, yaşanan durumun açık bir politika çöküşü olduğunu dile getirerek, “Bir ülkede çocuklar yetişkinlerden daha yoksulsa, orada sosyal devlet çökmüştür. Kız çocukları daha derin yoksulluğa itilmişse, orada eşitlik yoktur. Milyonlarca çocuğun yoksulluk içinde büyümesini normalleştiremezsiniz. Bu iktidar, bu ülkenin geleceğini kaybettiriyor” şeklinde konuştu.
“Bu düzeni kabul etmiyoruz”
Çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimlerinin ekonomik krizle tehdit altında olduğunu belirten Kaya, okullarda bir öğün ücretsiz yemek talebini yineledi. 15 yaşındaki öğrencilerin yüzde 20’sinin haftada en az bir gün aç olarak okula gittiğini ifade eden Kaya, “Saray’ın günlük harcamalarına bütçe bulanlar, çocuklarımızın önüne bir kap sıcak yemek koymaktan acizdir. Bu bir tercih meselesidir ve siz tercihinizi çocuklarımızdan yana değil, şatafattan yana kullandınız” dedi. Kaya, çocuk yoksulluğuna karşı acil ve somut adımlar atılması gerektiğini belirterek; ücretsiz okul yemeği programı, doğrudan çocuk destekleri, kız çocuklarına yönelik özel politikalar ve eğitim alanında kapsamlı sosyal programların bir an önce hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Çocukların kaderinin yoksulluk olmadığını ifade eden Kaya, “Ama bu düzen onları yoksulluğa mahkum ediyor. Biz bu düzeni kabul etmiyoruz. Bu ülkenin çocukları için mücadelemize devam edeceğiz” diye konuştu.
“Bakanlığınızın 2026 yılı bütçesinde ‘çocuk yoksulluğu ile mücadele’ kalemi için ayrılan miktar ne kadar?”
Kaya, önergesinde Özdemir Göktaş’a şu soruları yöneltti:
“-Ülke genelindeki yoksulluk riski yüzde 27,9 iken, çocukların yoksulluk oranının yaklaşık 9 puan daha yüksek olmasının gerekçesi Bakanlığınızca nasıl analiz edilmektedir? Çocukları yetişkinlerden daha fazla yoksullaştıran ekonomik ve sosyal mekanizmalar nelerdir?
-Kız çocuklarının sosyal dışlanma riskinin (yüzde 37,8), erkek çocuklarından ve genel ortalamadan daha yüksek çıkması ‘toplumsal cinsiyet eşitliği’ açısından nasıl değerlendirilmektedir? Bu uçurumu kapatmak için kız çocuklarına yönelik pozitif ayrımcılık içeren bir eylem planınız var mıdır?
-TÜİK’in bu verileri ışığında, Bakanlığınızın 2026 yılı bütçesinde ‘çocuk yoksulluğu ile mücadele’ kalemi için ayrılan miktar ne kadardır? Bu bütçenin kaçta kaçı doğrudan çocuğun beslenme ve eğitimine gitmektedir?
-Uluslararası kuruluşların yayımladığı küresel çocuk yoksulluğu haritalarında Türkiye’nin yerinin düzeltilmesi için somut bir takviminiz mevcut mudur? Yüzde 36,8’lik oranı tek haneli rakamlara düşürmek için hangi kısa vadeli ‘acil önlemleri’ alacaksınız?
-Sosyal dışlanma riski altındaki bu milyonlarca çocuğun gelişimsel takibi yapılmakta mıdır? Bu risk altındaki çocuklar için Bakanlığınızca özel bir destek sağlanmaktadır?
“Açlık yaşayan çocukların tespiti için hangi çalışmalar yapılmaktadır?”
-OECD verilerine göre her beş çocuktan biri haftada en az bir gün aç şekilde okula gitmektedir. Açlık yaşayan çocukların tespiti için hangi çalışmalar yapılmaktadır? Bu çocuklara düzenli ücretsiz beslenme desteği sağlanacak mıdır?
-Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yoğunlaşan çocuk yoksulluğuna karşı bölgesel eşitsizlikleri gidermek adına hangi özel politikalar yürütülmektedir?
-Çocukların yoksulluk nedeniyle eğitimden kopmasını önlemek adına kaç öğrenciye burs, kırtasiye, ulaşım ve beslenme desteği sağlanmıştır?
-Çocuk yoksulluğunu azaltmak amacıyla okulda ücretsiz yemek, kreş desteği, kira yardımı, gelir desteği ve sosyal konut projeleri konusunda yeni bir çalışma yapılmakta mıdır?
-Bakanlığınız, Türkiye’de milyonlarca çocuğun yoksulluk içinde büyümesini bir sosyal politika başarısızlığı olarak görmekte midir? Görmüyorsa bu durumu nasıl açıklamaktadır?” (ANKA)
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



