
DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, temel ihtiyaçların karşılanamaması nedeniyle ailelerinden alınma riskiyle karşı karşıya kalan çocuk sayısının 182 bin 997’ye ulaştığını ifade ederek, “Sosyal devlet bu şekilde iflas etmiş oluyor” dedi. Yargıtay’ın kanser hastası emeklilerin akıllı ilaç ödemesinin SGK için zorunlu olmadığına ilişkin kararının, devletin büyük bir utancı olduğunu belirten Beştaş, “Akıllı ilaçlar, protezler ve gözlükler devletin emeklisine bir teşekkür borcudur ve bedelsiz olarak ödenmelidir” şeklinde konuştu.
Beştaş, TBMM’de gerçekleştirdiği basın toplantısında, ülke ekonomisine dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
Bugün Türkiye’nin yalnızca enflasyon sarmalında değil, aynı zamanda toplumun en kırılgan kesimlerine yönelik sistematik bir yoksullaşma ve mülksüzleşme süreciyle karşı karşıya kaldığını kaydeden Beştaş, “Ekonomi sadece kağıt üzerindeki büyüme rakamlarından ibaret değildir. Bunu her fırsatta dile getiriyoruz. Bir toplumun vicdanı, kaynaklarını kime ve nasıl dağıttığıyla ölçülür. Bugün çocukların boş beslenme çantaları, gençlerin sokakta kalma korkusu ve emeklilerin sosyal ölümü, mevcut iktisadi tercihlerin bir sonucudur. Beşikten mezara uzanan bu yoksulluk sarmalı, maalesef toplumun temel direklerini çürütmektedir” dedi.
“Resmi verilere göre ailesinin yanında en temel ihtiyaçları dahi karşılanamayan çocuklar var”
Çocuk yoksulluğuna dair bazı verileri paylaşan Danış Beştaş, “2025 yılı verileri, yoksulluğun artık geçici bir geçim sıkıntısı olmaktan çıkıp çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimini engelleyen yapısal bir şiddet haline geldiğini gösteriyor. Resmi verilere göre, en temel ihtiyaçları dahi karşılanamayan çocuklar var ve bu durum ailelerinin yanında olmalarına rağmen yanlarından alınma riski taşıyor. Bu çocuk sayısı 182 bin 997’ye ulaştı. Bir ülkede aileler çocuklarıyla birlikte yaşayamaz hale geliyorsa, sosyal devletin iflası söz konusudur. Bunun en somut göstergesi de çocukların içinde bulunduğu durumlardır” ifadelerini kullandı.
Beştaş, protein ve vitamin eksikliğinin çocuklarda ciddi sorunlara yol açtığını vurgulayarak, “Öncelikle bilişsel gelişim geriliği yaşanıyor. Odaklanma süresi kısalıyor ve öğrenme güçlükleri baş gösteriyor. Aç kalmış bir çocuğun, akranlarıyla eşit bir yarışa girmesi mümkün değildir. Bu durum, psikososyal sorunları da beraberinde getiriyor ve çocuklarda artan kaygı düzeyi şiddet eğilimini artırıyor. Sosyal devletin iflasının önemli göstergelerinden biri de budur. Devlet okullarında bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek verilmesi sadece bir sosyal yardım olarak değil, anayasal bir zorunluluk olarak değerlendirilmelidir. Bugün 2.5 milyon hanenin elektrik faturasını ödeyemediği biliniyor. O evlerden çıkan çocuklar yemek bulamıyor” şeklinde konuştu.
“Emeklilik, bu ülkenin kalkınmasına verme karşılığında kazanılan bir haktır”
Emeklilerin “sosyal ölüm” yaşadığına dikkat çeken Beştaş, “Emeklilik elbette bir lütuf değil, bir haktır. Bir ömrünü, gençliğini ve sağlığını bu ülkenin kalkınmasına verme karşılığında kazanılan bir haktır. Ancak günümüzde emekliler, bütçede bir delik veya yük olarak değerlendiriliyor. Emeklilerin maruz kaldığı sosyal ölümü ifade etmek zorundayız. Emeklilik, huzurla dinlenme hakkı demektir. Ancak bu hak, çoğu emekli için mevcut değildir. En düşük emekli maaşının 20 bin lira olarak belirlenmesi, piyasanın refahı mı yoksa sosyal ölüm fermanı mı? Bu, sosyal ölüm fermanıdır ve 20 bin lira yalnızca hayatta kalma illüzyonu sunuyor. Bunu özellikle yürütmedeki yetkililere sormak istiyoruz; gerçekten hangi dünyada yaşıyorlar? Türkiye’de mi, Norveç’te mi yoksa sosyal sorunlarını çözen başka bir ülkede mi?” ifadelerini kullandı.
“Yargıtay, kanser hastası emeklilerimiz için hayati olan akıllı ilaç ödemesinin SGK için bir zorunluluk olmadığına hükmetti”
Beştaş, Yargıtay’ın kararına da dikkat çekerek, “Yargıtay, kanser hastası emeklilerimiz için hayati olan akıllı ilaç ödemesinin SGK için bir zorunluluk olmadığına hükmetti. Bu karar, hukukun değil vicdansızlığın bir sonucu olarak değerlendirilebilir. SGK’nın tüm hastalara eşit sağlık hizmeti sunması gerektiği açıktır. Bu karar bağlayıcı ve kesinleşmiş bir karardır. Emeklilere, ‘ölebilirsiniz ama biz sizin ilaçlarınızı karşılamayacağız’ deniyor. Yıllarca prim ödeyen, bu ülkeye hizmet eden emeklilerin şimdi hastalandıklarında yalnızca parası olanların yaşamasına izin veriliyor. Bu durum kabul edilemez. Tam ve ücretsiz sağlık hakkı, anayasa gereğidir. İlaç farkları nedeniyle tedavisinden vazgeçen emekliler olduğu gerçeği, bu devletin büyük bir utancıdır. Akıllı ilaçlar, protezler ve gözlükler devletin emeklisine bir teşekkür borcudur ve bunlar bedelsiz olarak ödenmelidir.” (ANKA)
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



