
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’deki eğitim sistemine dair önemli açıklamalarda bulundu.
Özçağdaş, CHP Isparta Milletvekili Hikmet Yalım Halıcı ve Armağan Erdoğan ile birlikte yaptığı değerlendirmede, zorunlu eğitim konusundaki gelişmeleri ele aldı:
“Zorunlu eğitim, bir ülkenin geleceğini inşa etmek amacıyla gerçekleştirilen kritik bir hukuki düzenlemedir. Bir toplum, geleceğini şekillendirmek için çocuklarını okula göndermeye mecburdur. Zorunlu eğitim, ekonomik, dini ve etnik kimlikleri bir kenara bırakarak yurttaşlık kimliğini öne çıkarır. Bu şekilde bir ülke, hem geleceğini inşa eder hem de toplumsal dönüşümü sağlama yolunda önemli adımlar atar. Hangi aileden geldiği, ne tür ekonomik şartlara sahip olduğu fark etmeksizin, her çocuğa fırsat eşitliği sunmanın temel koşulu zorunlu eğitimdir.”
AKP İKTİDARI ZORUNLU EĞİTİMİ TARTIŞMAYA AÇTI
Zorunlu eğitim, Cumhuriyet döneminde nitelikli ve sorumlu yurttaşlar yetiştirmek amacıyla hayata geçirilmişti. Ancak günümüzde, 23 yıllık AKP iktidarı, itaatkar ve kanaatkar bir nesil oluşturma hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Bu çerçevede, zorunlu eğitim konusu, AKP hükümeti tarafından tartışmaya açılmış durumda.
5 Eylül’de Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, çeşitli kesimlerin görüşlerini aldıklarını öne sürdü. Ancak bu kesimlerin kimler olduğunu sorgulamak gerekiyor. Eğitim Bir-Sen, MÜSİAD, İstanbul Ticaret Odası gibi kuruluşlar, aynı ideolojik bakış açısına sahip ve bu durumu eleştirmek gerekiyor. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bu kesimlerin dışındaki görüşleri dikkate almadığını açıkça ifade etmektedir.
Yusuf Tekin, muhalefet görüşlerine saygı duymadığını belirtirken, bu durumun demokratlık anlayışıyla çeliştiği ortadadır. Kamuoyunda farklı görüşlerin seslendirilmesi gerektiği açıktır. Ancak Tekin’in, kendisiyle aynı görüşte olmayanları dinleme isteği olmadığı anlaşılmaktadır.
“Başkalarının çocuklarına ‘erken okuldan çıkmayı öneriyorum’ diyen vicdansız bir anlayışla karşı karşıyayız.”
“DOKTORA YAPMIŞ AMA BAŞKALARINA ‘ERKENDEN OKULDAN ÇIKSIN’ AKLI VERİYOR”
Enderun Özgün Eğitimciler Derneği, Maarif Platformu ve Medeniyet Enstitüsü, ‘12 yıllık zorunlu eğitim, çocukların gelişimini engelliyor’ şeklinde bir görüş ortaya koydu. Ancak bu anlayış sorgulanmalıdır. Ekonomi profesörü olan İpek Coşkun Armağan, ‘okuldan çıkmadan çocuk olgunlaşamaz’ demektedir. Kendi eğitim geçmişini dikkate aldığımızda, başkalarının çocuklarına böyle bir öneride bulunmak oldukça düşündürücüdür.
“İSTANBUL TİCARET ODASI BAŞKANI, HANGİ AKRABALARIN MESEM’DE OKUYOR?”
İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, haftada bir gün okulda, dört gün ise iş yerlerinde eğitim verilmesi gerektiğini savunuyor. Ancak bu yaklaşım, lise eğitimini nasıl kısaltacaklarını sorgulamak gerekir. Sayın Avdagiç, kendi akrabalarının eğitim durumunu da açıklığa kavuşturmalıdır.
“ÖZDEMİR ‘BANA İŞ BULAMAYAN MİLYONLAR LAZIM Kİ ONLARI SÖMÜREBİLİYEYİM MÜSİAD OLARAK’ DİYOR”
MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, ‘her çocuk aynı akademik başarıyı gösteremez. 12 yıllık kesintisiz eğitim yanlış’ ifadeleriyle dikkat çekti. Bu yaklaşım, nitelikli eleman eksikliğinin itirafıdır. MÜSİAD’ın istediği, iş bulamayan gençlerdir.
“4+4+4’Ü AKP GETİRDİ, ŞİMDİ BECEREMEDİĞİNİZİ SÖYLÜYORSUNUZ”
AKP, 4+4+4 sistemini uygulamaya koydu. Şimdi, bu sistemi savunamadıkları açıkça görülüyor. Çocukların okulda kalamaması, eğitimin kalitesizliğini göstermektedir. Bu durum, AKP’nin eğitim sistemindeki başarısızlığının itirafıdır. Eğitimdeki açıklar, istatistiklerle de gözler önüne serilmektedir.
“YALANCISINIZ, İKİ YÜZLÜSÜNÜZ, İŞ BİLMEZSİNİZ”
MÜSİAD ve Ticaret Odası, 8 milyon gence fırsat yaratmamıştır. Bu durum, nitelikli eleman yetiştirememekle kalmayıp, 5 milyon lise öğrencisini okuldan çekme çabasıyla devam ediyor. Bu yaklaşım, iş bilmezlik ve iki yüzlülüğü gözler önüne seriyor.
“MİLLİ EĞİTİM BAKANI İNSANDA BİRAZ UTANMA SIKILMA OLUR”
Milli Eğitim Bakanı, ‘okullaşmalar arttı’ derken, gerçekler farklı bir tablo sunmaktadır. Okulda okuma oranları düşerken, okullardaki sorunlar ve çocukların maruz kaldığı şiddet artmaktadır. Eğitim sisteminin ciddi bir çöküş yaşadığı ortadadır.
Okula giden çocukların güvenliği sağlanamamış, eğitim ortamları sağlıklı bir hale getirilememiştir. Eğitimde yaşanan sorunlar, yoksul çocukların okula gitme oranlarını olumsuz etkilemektedir. Bu durum, yoksulluk nedeniyle çocukların iş gücü olarak kullanılmasına yol açmaktadır.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak, eğitimdeki sorunların üstesinden gelmek ve çocuklarımızın geleceğini güvence altına almak için mücadelemizi sürdüreceğiz. Eğitimin, bu ülkenin geleceği için en önemli konu olduğuna inanıyoruz ve bu yönde çalışmalara devam edeceğiz.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



