Çocukları Suçtan Koruma Modeli: Gaziantep Örneği

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Çocukları Suçtan Koruma Modeli: Gaziantep Örneği

TBMM’de Suça Sürüklenen Çocuklara Yönelik Araştırma Komisyonu’nda bir sunum gerçekleştiren Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, çocukların suça itilmesinde etkili olan unsurlar arasında şehir planlaması, sosyal destek ve rehabilitasyonun belirleyici rol oynadığını ifade etti. Şahin, “Cezasızlık algısıyla başa çıkmamız gerekiyor. Bir çocuk hayatını kaybettiyse, bunu gerçekleştiren kişinin yaşına bakamayız. Burada net bir duruş sergilememiz şart. Bu boşluğu farklı kişiler kullanıyor ve 18 yaş altındaki çocukları bilinçli bir şekilde suça sürüklüyorlar.” dedi.

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, AKP İstanbul Milletvekili Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplandı. Bugünkü oturumda Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, yerel yönetimlerin çocukların suça sürüklenmesine yönelik yürüttüğü çalışmaları aktardı.

Şahin, nüfus ve göç açısından riskli bir şehir olan Gaziantep’te şehir planlamasında önemli değişiklikler yaptıklarını belirtti. Şahin, “Eğer çocuklarımızın oynayacak bir parkı, sosyal donatı alanı veya spor tesisi yoksa, bu suçların oluşmasına zemin hazırlayan bir durum ortaya çıkıyor. Bu yüzden, bu alanların hepsini kentsel dönüşüm alanı olarak belirledik. Şehri planlarken, çocuklar için park, sosyal alanlar ve spor yapacak yerler oluşturmalıyız. Bu tür değişiklikler, en önleyici tedbirlerimiz arasında yer alıyor. Eğer çocuk bir alanda sıkışıp kalırsa, suça yönelmesi kaçınılmaz oluyor.” diyerek şehrin fiziksel yapılarına vurgu yaptı.

“İBB kreşleri ile modellememiz farklı”

TOKİ’den bağımsız olarak belediyenin sosyal konut projeleri olduğunu aktaran Şahin, “Anaokulum Bahçemde” projesi ile kreşler inşa ettiklerini belirtti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) kreşleri ile kendi kreşleri arasındaki farklara değinen Şahin, şunları ifade etti:

“Biz bu projeyi tamamen Millî Eğitim ile iş birliği içinde yürütüyoruz. Gelen öğretmen, Millî Eğitim’in öğretmeni; biz yalnızca tefrişatı sağlıyoruz. Denetim, bir şube müdürlüğüne bağlı olarak Millî Eğitim Bakanlığı tarafından gerçekleştiriliyor. Dolayısıyla, ‘Gaziantep Büyükşehir de kreş açıyor, İstanbul Büyükşehir de kreş açıyor; neden Gaziantep’e itiraz etmiyorsunuz da İstanbul’a itiraz ediyorsunuz?’ sorusunun cevabı burada yatıyor. Modellememiz tamamen farklı. Açık sistemle çalışıyoruz ve bu şekilde kreşlerin pahalı olmasının önüne geçerek Gaziantep Büyükşehir olarak bu çalışmalara sağlam bir şekilde devam ediyoruz.”

“Bu işte gönüllü olmaz, hukuki olarak zorunlu hâle gelmek zorunda”

İşlenen suçların yoğunluk haritasını belirledikten sonra mahalle bazında uygun yöntemler geliştirdiklerini belirten Şahin, “Elimizde suça sürüklenen bir çocuk grubu var. Hızla Oya Bahadır Yüksel’de 18 yaş altındaki uyuşturucu bağımlısı çocuklarımızın rehabilitasyonunu sağlıyoruz. Tıbbi tedavi sonrası sosyal rehabilitasyonun da eksik kalmaması gerekiyor. Eğer bu iki süreç birlikte yürütülmezse çocuk, yeniden aynı mahalleye döndüğünde bütün emeklerimiz boşa gidebilir. Bu sistemde çocuk tıbbi olarak iyileştirildikten sonra eğitimine devam etmeli, mesleki eğitime yönlendirilmelidir.” ifadelerini kullandı.

Şahin, “Bu konuda gönüllülük yeterli değil, hukuki bir zorunluluk hâline gelmesi gerekiyor. Kendi ailemden biliyorum; çocuk şizofren, tedavi için gönüllü olmaya çalışıyoruz, fakat çocuk ilacını almıyor. Bu nedenle, bu işte gönüllülük yeterli değil; zorunlu tedavi sisteminin yasal altyapısının oluşturulması şart.” dedi.

“MESEM’ler Gaziantep’te çok iyi çalışıyor”

MESEM’lerin suça sürüklenmeyi önlemedeki önemine dikkat çeken Şahin, “MESEM’lerin bazı eksiklikleri olabilir, ancak Gaziantep’te oldukça iyi çalışıyor. Bu süreci birebir takip ediyor ve sonuç alıyoruz. Aranan eleman olarak sosyal güvenlik sistemine dâhil oluyor, teorik bilgilerini alıyor, pratik yapıyor ve özgüven kazanıyor. Bu model önemli, ama eksiklikler de bulunabilir. Hiçbir şey ideal değil; bu modeli güçlendirmek için yeni metodolojilere ihtiyaç varsa bunları tartışmalıyız.” dedi.

“Bir çocuk öldüyse, öldürenin kaç yaşında olduğuna bakamayız”

Çözüm önerilerini sıralayan Şahin, şu ifadeleri kullandı:

“Kurumlar arası koordinasyon oldukça zayıf. Üst kurulların oluşturulması ve saha çalışmalarının güçlü bir şekilde takip edilmesi gerekiyor. Cezasızlık algısıyla mücadele şart. Bir çocuk hayatını kaybettiyse, öldürenin yaşına bakmamalıyız. Bu boşluğu başkaları kullanıyor; 18 yaş altındaki çocukları bilinçli bir şekilde suça sürüklüyorlar, dijital ortamda takip ediyorlar. Uyuşturucuyla mücadelede zorunlu tedbirler almak hayati öneme sahip. Gönüllülük yeterli değil, zorunlu tedavi sistemine geçmemiz şart.”

“Zorunlu ebeveyn eğitimi de önemli; burada da gönüllülük değil, zorunluluk hâkim olmalı. Sportif rehabilitasyon, mesleki istihdam modelleri ve kentsel dönüşüm de kritik. Aile içi şiddetin önlenmesi için rehberlik hizmetleri sağlanmalı. Okul dışındaki çocukların takibi de gerekiyor. Bu çocuklar nerede? MESEM’de değil, açık lisede ya da örgün eğitimde yoksa, bu çocuk nerede? Sorunun cevabını bilmediğimiz sürece, çözüm üretemeyiz.”

“Benim popülizme de ihtiyacım yok, popülizm de zaten bir hastalık”

Sunumunun ardından milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Şahin, “Gaziantep modelinin” başarısına dair sorular üzerine şunları söyledi:

“Popülizme ihtiyacım yok; popülizm bir hastalık. Buraya gelip bunu anlatırken, ne kadar iyi bir iş yaptım demiyorum, ölçümleme yapıyorum. Ölçmediğin hiçbir şeyi düzeltemezsin, düzeltemediğin hiçbir şeyi de yönetemezsin. Etki analizi yapıyoruz; Aile Akademisini kurduğumuzdan beri altı yıl geçti. Hacettepe Üniversitesi ile birlikte çalışarak, bu projenin yan etkilerini ve sonuçlarını değerlendiriyoruz.”

“En önemli şey, cezalarının mutlaka artırılması gerekiyor”

Suça sürüklenen çocuklarda caydırıcılığın sağlanması için cezaların artırılması gerektiğini dile getiren Şahin, şu ifadeleri kullandı:

“Bu iş gönüllülükle çözülmez. En az beş kez bu konuya dikkat çektim; zorunlu olmalı, ailelerin de sorumluluk alması gerekiyor. Eğer bir çocuk altı defa suç işliyorsa, bu durumda ailenin de suçu yok mu? Yasal altyapıyı güçlendirmeli, cezaları artırmalıyız. Avrupa ve Amerika’daki ceza oranlarıyla karşılaştırıldığında, bizim sistemimizde ceza süresi çok daha kısa. Cezaların artırılması kaçınılmaz.” (ANKA)

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın