Muğla ilinin Ortaca ilçesine bağlı Ekşiliyurt Mahallesi’nde, 10 Temmuz 2018 tarihinde yaşanan korkunç bir olay, bölge halkını derinden sarstı. O gün, vatandaşlar bir çöp konteynerinde, poşet içerisinde bir bebek buldu. Hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbarın ardından olay yerine polis ve sağlık ekipleri yönlendirildi. Sağlık ekipleri, yapılan incelemede, doğumdan hemen sonra göbek bağı bile kesilmeden konteynere atıldığı tespit edilen kız bebeğin yaşamını yitirdiğini belirledi.
DOSYA 7 YIL SONRA YENİDEN AÇILDI
Olayın üzerinden geçen 7 yıl, Muğla İl Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerini harekete geçirdi. Başsavcılığın koordinesinde yürütülen çalışmalar doğrultusunda, çöp konteynerine atılan bebeğin bulunduğu poşetin içinde bir çikolata ambalajının da bulunması dikkat çekti. Ekipler, mağazanın Temmuz 2018 ayına ait olan 30 günlük görüntülerini incelemeye başladı. Yapılan incelemeler sonucunda, güvenlik kamera kayıtlarından şüpheli olarak Gülcan Deniz ismi belirlendi.
KORKUNÇ İTİRAF
Gözaltına alınan Gülcan Deniz, polise verdiği ifadede yaşadığı dehşeti soğukkanlılıkla itiraf etti. Kendisinin bebekle ilgili olan tüm gerçeği gizlemeye çalıştığını, ancak şimdi her şeyi anlatmak zorunda kaldığını kaydetti. Gülcan Deniz, yasal olarak kendisine ait olan bebeğin, kendisi tarafından terk edildiğini, kocası İsmail Deniz’in kendisine sürekli eziyet ettiğini, bu nedenle çocuğunu dünyaya getirmek istemediğini dile getirdi. Kendisiyle birlikte yaşadığı baskı dolu hayatı, bebeği doğurduğu anlarla birlikte anlattı. Bebek doğduktan sonra, onu salon kısmında bez parçasıyla boğarak öldürdüğünü ifade etti. Ardından bebeğin cesedini bir poşete koyup çöpe attığını itiraf etti.
TUTUKLANDILAR
Gülcan Deniz’in polisteki işlemleri tamamlandıktan sonra, cinayet zanlısı anne ve olayı bildiği değerlendirilen eşi İsmail Deniz, adliyeye sevk edildi. Mahkeme, Gülcan Deniz ve İsmail Deniz’i, çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından tutukladı. Bu durum, hem toplumda hem de medyada geniş yankı buldu ve kadına şiddet, aile içi şiddet konularını tekrar gündeme getirdi.
HUKUKİ SÜREÇ VE TOPLUMSAL YANSIMALAR
Yaşanan bu olay, hukuki süreç açısından da dikkat çekici bir durum arz etti. Gülcan Deniz’in verdiği ifadenin ardından, anne ile eşi arasındaki ilişkilerin sorgulanması ve ailenin sosyo-ekonomik durumunun incelenmesi, adli süreçte önemli bir yer edindi. Olayın ardından gündeme gelen konu, diğer benzer durumların önüne geçilmesi için ne tür önlemlerin alınması gerektiği üzerindeydi. Özellikle toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadına yönelik şiddetle ilgili farkındalık yaratmayı amaçlayan kampanyaların artması gerektiği vurgulandı.
BEBEK KATLETI VE SONUÇLARI
Toplumda meydana gelen bu korkunç durum, bebek katletinin ne kadar vahim bir gerçek olduğunu tekrar gözler önüne serdi. Bebeklerin korunması, toplumun her kesiminde önemli bir sorumluluk olarak algılanmalıdır. Aile içi ezilme ve psikolojik baskı altında olan kadınların, nasıl bir durumda olduğu konusunda ciddi çalışmalar yapılması, bu tür olayların önüne geçilmesi açısından zorunludur. Olayın detayları yayıldıkça, pek çok birey sosyal medyada, yetişkin