Cumartesi Anneleri: Adalet Talebi 31 Yıldır Sürüyor

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Cumartesi Anneleri: Adalet Talebi 31 Yıldır Sürüyor

Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sorgulamak ve faillerin yargılanmasını talep etmek amacıyla Galatasaray Meydanı’nda 1995 yılından bu yana oturma eylemi gerçekleştiren Cumartesi Anneleri, bu hafta da meydandaydı.

Kayıp yakınları, 1087. haftada 31 yıl önce gözaltında kaybedilen Ayşenur Şimşek’in akıbetini gündeme getirdi.

Daha önce ağır işkenceye maruz kalan Şimşek’in cansız bedeni, 1995 yılında kimsesizler mezarlığında bulundu.

Kayıp yakınlarının bu hafta okuduğu açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“1087. haftamızda, 31 yıl önce bugün gözaltına alınarak kaybedilen Ayşenur Şimşek dosyasıyla bir kez daha kamuoyunun karşısındayız.”

Ayşenur Şimşek, 27 yaşındaydı ve Ankara’da ikamet ediyordu. 1990 yılında Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden mezun olduktan sonra eczacı olarak çalışmaya başladı. 1991 yılından itibaren sağlık emekçilerinin örgütlenmesi çalışmalarında aktif bir rol üstlenerek, Sağlık-Sen Ankara Şubesi’nin Kurucu Başkanı oldu.

‘AĞIR İŞKENCE GÖRDÜ’

Bu faaliyetleri nedeniyle iki kez gözaltına alındı ve ağır işkencelere maruz kaldı. Ailesi defalarca telefonla arandı; ‘Bu işleri bırakmazsa sonu kötü olur’ şeklinde tehditler aldı. Ayşenur hakkında yakalama kararı çıkarılmasının ardından, babası karakola çağrılarak ‘Kızınız teslim olsun, yoksa onun için hiç iyi olmaz’ sözleriyle baskı altına alındı. Bu sebeple eve gelemeyen Ayşenur, ailesiyle düzenli olarak iletişim kurmaya devam etti. Ancak 24 Ocak 1995 tarihinden itibaren kendisinden bir daha haber alınamadı.

Aile, hemen emniyete, savcılığa ve İçişleri Bakanlığı’na başvurdu fakat sürekli olarak ‘Kızınız gözaltına alınmamıştır’ yanıtını aldı. Tüm yasal başvurular sonuçsuz kalınca, aile, 21 Mart 1995 tarihinde yaptıkları basın açıklamasıyla Ayşenur’u arama kampanyası başlattıklarını duyurdu.

‘BEDENİ KİMSESİZLER MEZARLIĞINDA BULUNDU’

Arama kampanyası devam ederken, Milliyet Gazetesi’nde genç bir kadının cansız bedenine dair bir haber yayımlandı. Bu haber üzerine aile, Kırıkkale Savcılığı’na başvurdu. 12 Nisan 1995 tarihinde Ayşenur Şimşek’in bedeni Kırıkkale Kimsesizler Mezarlığı’nda bulundu.

Otopsi raporuna göre Ayşenur, 28 Ocak 1995 tarihinde öldürülmüştü. Bedeninde ağır işkence izleri mevcuttu; başından ve göğsünden ateşli silahla, yakın mesafeden vurularak katledilmişti. Bedeni, 29 Ocak 1995 tarihinde Kırıkkale yolu kenarında tespit edilmiştir.

Daha önce gözaltına alındığı için emniyette parmak izi bulunmasına rağmen, Ayşenur’un cansız bedeni üç hafta boyunca morgda bekletildikten sonra ailesine herhangi bir bildirim yapılmadan ‘kimliği meçhul’ denilerek Kırıkkale Kimsesizler Mezarlığı’na defnedilmiştir.

‘FAİLLER CEZASIZLIK ZIRHIYLA KORUNDU’

Üzerinden 31 yıl geçmesine rağmen, Ayşenur Şimşek dosyasında etkin, bağımsız ve tarafsız bir soruşturma yürütülmemiştir. Ayşenur’u kaybedenler ve işkenceyle katledenler sistematik bir şekilde cezasızlık zırhıyla korunmuştur.

Devleti yönetenlere bir kez daha hatırlatıyoruz: Zorla kaybetme, uluslararası hukuka göre sürekli bir suçtur. Bu nedenle geçen zaman, devletin etkin soruşturma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; aksine bu yükümlülüğü ağırlaştırır. Hakikatin açığa çıkarılması, faillerin tespit edilmesi ve kayıp yakınlarının adalet talebinin karşılanması, devletin ertelenemez sorumluluğudur. Ayşenur Şimşek dosyasında süregelen inkâr ve zamana yayılmış cezasızlık, bu sorumluluğun açık bir ihlalidir.

Talebimiz nettir: Ayşenur Şimşek dosyasındaki takipsizlik kararları derhal kaldırılmalı; zamanaşımı engelleri göz önünde bulundurulmadan dosya yeniden açılmalı ve bağımsız, tarafsız ve etkin bir soruşturma süreci başlatılmalıdır.

Ne kadar zaman geçerse geçsin, Ayşenur Şimşek için ve tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normlarına uygun hareket etmesi gerektiğini hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın