Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Tedbirler Alındı

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Tedbirler Alındı

(ANKARA) – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Bu durum bir dışsal şok. Kontrolümüzün dışında olan bir gelişme. Ancak güçlü bir ekonomi ve siyasi istikrara sahip bir ülke olarak bu dışsal şokla yüzleşiyoruz. İlk andan itibaren hızlı bir şekilde tedbirler aldık. Savaşın uzamasıyla birlikte ekonomik maliyetlerin arttığını biliyoruz. Bu durumun etkileri derinleşiyor. Enerji piyasaları üzerinde önemli etkiler yaratan bu savaş için Türkiye olarak kapsamlı tedbirler geliştirdik. Kamu olarak, hem enflasyonun hem de büyümenin olumsuz etkilerini sınırlamak için gerekli adımları attık. Diğer yandan, savaş sonrası döneme yönelik de hazırlıklarımız sürüyor. Etkin ve koordineli bir yönetim anlayışıyla hareket ediyoruz. Ekonomik etkileri kısa vadede sınırlamaya, orta ve uzun vadede ise Türkiye’nin yeni ekonomik şartları değerlendirmesine odaklanmış durumdayız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, TRT Haber yayınında savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkilerine dair değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, “Günlük olarak tüm gelişmeleri yakından takip ediyoruz ve bu süreçte Türkiye’nin önemli bir rol oynadığını görüyoruz. Barış sağlanması için büyük çaba sarf ediyoruz. Hukuktan, istikrardan, insani değerlerden ve adaletten yana bir duruş sergiliyoruz. Savaşın kimseye faydası yok. Adil bir barış ise herkes için faydalı olacaktır. İnşallah bu savaş bir an önce sona erer, müzakere masasına dönülür ve sorunlar çatışarak değil, diplomasiyle çözülür. Türkiye’nin birçok krizde sergilediği bu tutum burada da geçerlidir. Ancak henüz net bir şey söylemek mümkün değil. Sürecin belirsizliği devam ediyor. Zaman zaman olumlu mesajlar gelirken, bazen de gerilimi tırmandıran açıklamalar oluyor. Umarım iki taraf bir noktada buluşur. Türkiye Cumhuriyeti olarak bu sürece katkı vermeye her zaman hazırız.” ifadelerini kullandı.

“Gerekli tedbirleri aldık.”

Güney Asya ülkeleri, ciddi bir üretim krizi ile karşı karşıya. Tüm dünya, Hürmüz’deki krizin çözülmesi için çaba gösteriyor. Özellikle Asya ve Avrupa ülkeleri, bu durumdan etkileniyor. Enerji krizinde Türkiye olarak ne gibi önlemler aldık ki bu durum bizi etkilemedi? Öncelikle, bu savaşa girerken makro ekonomik temellerimiz oldukça sağlamdı. Makro finansal istikrarımızı iyi bir noktaya getirdik. Türkiye ekonomisi, rezervleri, bankacılık sistemi ve piyasaları ile bu duruma güçlü bir şekilde karşılık verebildi. Bu bir dışsal şok ve kontrolümüz dışında bir gelişme. Ancak güçlü bir ekonomi ve siyasi istikrara sahip bir ülke olarak bu durumu yönetiyoruz. İlk andan itibaren hızlı tedbirler aldık. Merkez Bankamız, olayın hemen ardından çeşitli kararlar açıkladı. SPK ve Borsa İstanbul da hızlı adımlar attı. Olaylar, Hürmüz ile daha da derinleşti. Savaşın uzamasıyla ekonomik maliyetlerin arttığını biliyoruz.

Bu savaş, enerji piyasalarını ve bazı temel ürünleri etkiledi. Türkiye olarak burada önemli tedbirler aldık. Kamu olarak hem enflasyonun hem de büyümenin olumsuz etkilerini sınırlamak için gerekli adımları attık. Savaş sonrası dönem için de hazırlıklarımız sürüyor. Kısa vadeli etkilerin yanı sıra, orta vadede de yeni fırsatların ortaya çıkmasını bekliyoruz. Bölgemiz artık hiçbir zaman eski gibi olmayacak. İstikrarlı, ilkeli ve güçlü bir yönetim anlayışıyla bu süreci yöneten bir ülke olarak, orta vadede de yeni imkanlarla karşılaşacağımızı düşünüyoruz. Kısa vadede etkileri sınırlamak için tedbirler alıyoruz ve orta vadede ülkemizi bu yeni şartlara hazırlıyoruz. Bu süreçte çok etkili ve koordineli bir yönetim sergiliyoruz.” şeklinde konuştu.

“Orta Vadeli Planımızı güncelleyeceğiz.”

Tüm dünyada büyüme aşağı yönlü bir seyir izliyor. Bunun ne kadar süreceği ve kapsamının ne olacağı önemli bir belirleyici olacak. Enflasyonla ilgili olarak, Mayıs ayında Merkez Bankası’nın enflasyon raporunu açıklayacağını belirten Yılmaz, “Bu rapor, enflasyon etkisini daha net görmemizi sağlayacak. Orta vadeli programımızda Eylül ayında temel makro göstergelerimizi güncelleyeceğiz. Burada genel etkileri daha net bir şekilde göreceğiz. Ancak bu, politika çerçevemizi değiştirmeyecek. Temel istikametimizi koruyarak belli kalemlerde sınırlı etkiler yaşayacağız. Cari açık ve enerji faturası gibi belli kalemler etkilenecek, ancak bunları kendi limitlerimiz içinde yönetmeyi planlıyoruz. Dolayısıyla ana çerçevemiz korunmuş olacak. Orta vadeli program ise dinamik bir yapıya sahip ve bu programı her yıl güncelleyeceğiz.” dedi.

“İstikrarlı ülke olma, iyi yönetilen bir ülke olma vasfı çok kıymetli.”

Dünyada istikrar her zaman önemlidir, fakat istikrarsızlık dönemlerinde kendi istikrarını korumak, güvenli liman olma vasfını güçlendirmek büyük bir avantajdır. Gelecek sermaye için bu durum oldukça değerlidir. Orta vadede bunun etkilerini çok daha fazla göreceğiz. İstanbul Finans Merkezi ve diğer yatırımlar bağlamında bu durumu gözlemleyeceğiz. Bu bağlamda bazı yeni düzenlemelere yönelik hazırlıklarımız var. İstikrarlı bir ülke olmanın yanı sıra, yeni düzenlemelerle de bu güvenli liman vasfını güçlendirmeyi hedefliyoruz.

Hayatta kalmamız ve yaşamamız için gıda ve tarım sektörü son derece önemlidir. Hürmüz Boğazı’nın kapanması nedeniyle dünya genelinde fiyat artışları ve arz sıkıntıları yaşanmaktadır. Ancak Türkiye’de tahıl stoklarımız iyi durumda. Gübre açısından da bir arz problemi yaşamıyoruz. Hızla ithalat konusundaki gümrük vergilerini düşürdük ve ihracatı yasakladık. Bu yıl yağışların iyi gitmesiyle gıda üretiminde olumlu bir dönem geçiriyoruz. Gıda fiyatlarının etkilerini yaz döneminde daha fazla göreceğiz. Enerji sektörü de bu durumdan etkilenecek, ancak hidroelektrik santrallerimiz sayesinde bu yıl avantajlı bir durumdayız.

“Turizmle ilgili tedbirlerimizi alıyoruz.”

Hidroelektrik anlamında bu yıl şanslı bir dönem yaşayacağız. Bu durum, kriz sırasında olumlu bir etki yaratacaktır. Tarım sektörü, stratejik bir alan olarak büyük önem taşıyor. Gıda güvenliği konusuna ciddi bir önem veriyoruz. Pandemi döneminde, parayla bile gıda bulmanın zorlaştığı anlar yaşandı. Dolayısıyla bu konulara büyük bir hassasiyet gösteriyoruz. Gıda sektörü, dünyada en fazla etkilenecek alanlardan biridir. Türkiye olarak kendi ihtiyaçlarımızı göz önünde bulunduruyoruz. Yeni yönetim sistemimizin sağladığı avantajları görmekteyiz. Turizmde çeşitlendirme, sadece deniz-kum turizmi değil, kültürel ve gastronomik turizmi de kapsıyor. Körfez ve İran’dan gelen turizm de etkilenecek, ancak kısa vadede hızlı telafi adımlarımız var. Turizmle ilgili tedbirlerimizi de alıyoruz. Ancak genel anlamda, dünya turizminin etkileneceğini ve Türkiye’de de belli oranda etkilerin görülebileceğini vurgulamak gerekiyor.

Terörsüz Türkiye süreci, bölgedeki savaş ve gelişmeler ışığında ne kadar isabetli bir inisiyatif olduğunu göstermiştir. Emperyalist hesapların döndüğü bir dönemde iç cephemizi güçlendirdik. Siyasi rekabet önemli, ancak milli konularda tüm partilerin bir araya gelip ortak tavır sergileyebilmesi oldukça kıymetli. Bu sürecin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi, Meclisimizin takdirine bağlıdır. Ancak burada, sahada belli mekanizmalarla gelişmelerin izleneceği ve teyit edileceği vurgulanmalıdır. Sayın Devlet Bahçeli’nin önemli çıkışları da bu ortamı destekleyici nitelikte olmuştur. Bugün geldiğimiz noktada önemli bir aşamada bulunuyoruz ve en kısa sürede bu sürecin tamamlanmasını temenni ediyoruz.</p

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın