
Defne Samyeli, kızları Deren ve Derin ile birlikte yaşadığı lüks rezidansın yönetimini eleştirdi. X hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, 5 yıldır ikamet ettiği bu rezidansın yangın alarmının çalışmadığını belirterek, can güvenliği ile ilgili endişelerini dile getirdi.
“YANGIN ALARMI ÇALIŞMIYOR”
Samyeli, bu duruma karşı isyan ederek şu sözleri ifade etti:
“Bu bir ihbar yazısıdır. Haftalardır yazıp yazmamak konusunda tereddüt ettim; fakat bu ağır gündemin dikkatini çekmemek adına bir şeyler yapmam gerektiğini düşündüm. Kartalkaya yangınının birinci yıl dönümü geldi geçti bile. Malumunuz, milletçe bu tür elim olayları önlemek için tedbir almak yerine, sonradan üzülmeyi tercih ediyoruz.”
“İhbar ettiğim konu, benim yaşadığım binayı ve burada ikamet eden yüzlerce kişiyi doğrudan ilgilendiriyor. Beşinci senemi doldurduğum bu rezidansın yangın alarmı çalışmıyor. İki yıl önce bizim katta bir yangın çıkmıştı. O sırada sabaha karşı 04:00’te resepsiyondaki telefonumuza kızım Derin cevap vermese, yangından haberimiz bile olmayacaktı. Kapımıza güm güm vuran bir güvenlik görevlisi (ki kendisi daha sonra hastanelik oldu) binayı acil terk etmemizi, aksi takdirde dumandan boğulabileceğimizi söyledi. Salon dumanla kaplanmıştı, göz gözü görmüyordu. Ayrıca, bu binada açılan pencereler yok. ‘Vasistas’ denilen havalandırma pencereleri mevcut ama bunlar dahi normal zamanlarda oksijen almak için yeterli değil. Üzerimizde pijamalarla, kedimizi apar topar kutuya koyarak yangın merdiveninden aşağı inenlere katıldık.”
“Kısa bir özetle; normal şartlarda, yangın alarmının çalıştığı bir dünyada insanların haberdar olup merdivenlere akın etmesi beklenir. Ancak asıl vahim olan, insanların yangın çıktığından bile haberdar olmamaları. Bu yazıyı yazmamın sebebi ise, yılbaşı öncesinde bize bir yangın tatbikatı yapılacağı bilgisinin verilmesiydi. O gün evde usta çalışıyordu; saat 15:00’te tatbikat olacağını öğrendiğimiz için herkesin hazırlıklı olmasını istedik. Fakat saat 15:30’da alarm yoktu, ses seda yoktu. Resepsiyonu aradığımda, “Tatbikat yapılıyor” dediler. “Ne yapılıyor?” dedim. Asansörler durdurulmuştu. “Dairesinden inen var mı?” diye sorduğumda “Yok” dediler. Alarmın durumunu sorduğumda ise “Çalışmıyor” yanıtını aldım.
“Bir ay geçti üzerinden. Bu süre zarfında nelerin eksik olduğunu, nasıl telafi edildiğini öğrenmek istiyorum. Açıklama bekliyorum, sadece benim değil burada yaşayan herkesin can güvenliğini önemseyen biri olarak. Fakat muhatap bulamıyorum. Kendini ‘bina yöneticisi’ olarak tanıtan muhasebe görevlisi, kaba bir üslupla “Hepinize ayrıntılı e-mail gönderilecek” dedi. Ancak o güne kadar hiçbir bilgilendirme metni almadım, sadece tatbikat günü “Yangın tahliye tatbikatı başarıyla tamamlandı” mesajı geldi.
“Güler misiniz, ağlar mısınız? Bu binada 1000 kişi yaşıyor. Küçük çocuklar, aileler ve hayvanlar var. O gece, telefon numarasını bildiğim tanıdıklarıma tek tek ulaştım. Daha sonra birkaç görevlinin çabası ve itfaiyenin yardımıyla yangın söndürüldü. Alarmın neden çalışmadığıyla ilgili ısrarlı bir şekilde bilgi talep ettim. Binada çalışan teknik servis elemanlarından öğrendiğime göre, yönetim, bu konuda bilgi vermememiz ve bizimle pek muhatap olmamamız gerektiğini belirtmiş. Yönetici olarak gelen kişiler de en fazla bir ay dayanıyor. Diğer komşularımla bina sorunları hakkında konuştuğumuzda, yangın alarmının çalışmaması gibi konularda genel bir vurdumduymazlık var. Bu duruma inanamıyorum. Ülkemizin klasik tabloyu bir kenara bırakıp, can güvenliğini ciddiye almamız gerekiyor. Eğer şimdi bu durumu önemsemezsek, ne zaman önemseyeceğiz?
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



