DEM Parti: Suriye’de Barış İçin Acil Adımlar

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
DEM Parti: Suriye’de Barış İçin Acil Adımlar

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkez Yürütme Kurulu, Suriye’deki son gelişmelere dair yazılı bir açıklama yaptı.

DEM Parti MYK’si, sahada yaşanan gelişmelerin çözüm değil, çözümsüzlüğün derinleştirildiğini ve halkların iradesine karşı silahlı müdahalelerin yeniden gündeme getirildiğini vurguladı.

Mazlum Abdi’nin, SDG güçlerini Fırat’ın doğusunda yeniden mevzilendirme kararını açıklamasının ardından saldırıların arttığına dikkat çekildi. Bu durumun müzakere zeminini yok etmeye yönelik bir girişim olduğu ifade edildi.

“ANKARA’DA YAPICI SURİYE’DE YIKICI OLUNAMAZ!”

“Ankara’da yapıcı, Suriye’de yıkıcı olunamaz” başlıklı açıklamada, “Türkiye’de bir çözüm süreci yürütülürken, Kuzey-Doğu Suriye’de izlenen tarafgir politikalar siyasi riyakarlık örneğidir. Bir yandan barış arayışı sürdürülürken, diğer yandan Kürtlerin kazanımlarını hedef alan politikalar uygulanmaktadır. Bu çelişki, samimiyetin sorgulanmasına neden olmakta ve sürece zarar vermektedir” denildi.

Açıklamada, “Dışişleri ve Savunma Bakanlığı başta olmak üzere yürütme erkini, Türk-Kürt ilişkilerini zedeleyen politikalardan derhal vazgeçmeye davet ediyoruz” ifadelerine de yer verildi.

Geçici Şam yönetiminin tutumunun çözüme değil, çözümsüzlüğe hizmet ettiği belirtilen açıklamada, “Yürütülen karalama kampanyaları ve algı operasyonlarıyla diyalog zeminini ortadan kaldırmaya çalışılmaktadır. 10 Mart Mutabakatı’nı ihlal eden taraf, taahhütlerine sadık kalmayan Geçici Şam Hükümeti’dir” denildi.

Açıklamada şunlar da ifade edildi:

“Suriye’de yeni cephelere değil; denenmemiş, cesur bir barışa ve tüm halkların eşit olduğu bir toplumsal sözleşmeye ihtiyaç vardır.

siyasi çözüm iradesinin ciddiyeti, sözlerle değil pratiklerle ölçülür. Suriye’deki kriz siyasidir, bu nedenle sadece halkların bazı haklarını kültürel ve sivil düzlemde tanımakla kalıcı çözüme ulaşılamaz. Kalıcı ve siyasi çözüm, kararnamelerle değil anayasal çözümle gerçekleşir. Suriye’de demokratik bir anayasa yapılmalı, halkların ve inançların öz iradeleri tanınmalı ve hakları güvence altına alınmalıdır.

Suriye’nin genelini kapsayan gerçek bir demokratikleşme perspektifi olmalıdır. Alevilerin, Dürzilerin ve Hıristiyanların haklarının tanınmadığı, inanç özgürlüklerinin güvence altına alınmadığı bir sistemde toplumsal barıştan söz edilemez. Bu nedenle Suriye’nin tamamında demokratikleşme ve âdem-i merkeziyetçi yapının yaygınlaştırılması ve bunun anayasal güvence altına alınması gerekmektedir. Farklı kimlik ve inançlardan insanlar Suriye Arap Cumhuriyeti adı altında yaşamaya zorlanmamalı; Demokratik Suriye’nin onurlu, eşit ve özgür paydaşları olmalıdırlar.”

Türkiye’de devlete ve iktidara, Suriye’de tarafları kızıştıran değil, uzlaştıran bir aktör olma çağrısında bulunulmuştur.

Kuzey-Doğu Suriye’de izlenen tarafgir politikaların, bir çözüm süreci yürütülürken tam anlamıyla bir siyasi riyakarlık olduğunu vurgulayan açıklamada, “Bir yandan barış arayışı sürerken, diğer yandan Kürtlerin kazanımlarını hedef alan politikalar uygulanmaktadır. Bu tutum, sürece zarar vermektedir” denildi.

Dışişleri ve Savunma Bakanlığı başta olmak üzere yürütme erkini, Türk-Kürt ilişkilerini zedeleyen politikalardan derhal vazgeçmeye çağırıyoruz. Suriye’de Kürtlerin statüsüne ve demokratik kazanımlarına karşı yürütülen her türlü kirli propaganda ve yaklaşım terk edilmelidir. Sınırın bu tarafında ‘yurttaş’ dediğiniz insanlara, öte tarafında ‘düşman’ muamelesi yapamazsınız; bu, halkın hafızasında onarılmaz yaralar açmaktadır. Barış, bütünlüklü bir irade gerektirir; Ankara’da yapıcı, Suriye’de yıkıcı olunamaz. Barış, söylemde değil, uygulamada hayat bulur. Suriye politikalarının Türkiye’deki barış iradesiyle uyumlu hale getirilmesi elzemdir.”

Sayın Abdullah Öcalan ile 17 Ocak tarihinde yapılan görüşmede, Suriye’deki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunulmuştur. Sayın Öcalan, Suriye’de devam eden çatışmaları Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni baltalama çabaları olarak değerlendirmiştir. Suriye’deki sorunların diyalog, müzakere ve ortak akılla çözülebileceğine vurgu yapmış, bu konuda sorumluluk alma noktasında net irade beyanı ortaya koymuştur. Sayın Öcalan, gidişattan son derece endişeli olduğunu belirterek tüm taraflara sağduyu çağrısında bulunmuştur. Bu kritik süreçte Sayın Öcalan’ın daha aktif bir rol oynaması için koşulların acilen yaratılması gerekmektedir.”

Açıklamada, DEM Parti’nin sorunun çözümüne dair önerileri de paylaşıldı:

“Rojava’ya yönelik saldırıların bölgesel barışı tehdit eder hale geldiği belirtildi. Suriye’nin yeniden inşası için sorumluluk alan devletler başta olmak üzere, tüm bölge devletleri, Suriye’de Kürt-Arap ve halklar-inançlar barışının sağlanması için katkı sunmalıdır. Türkiye’de devlete ve iktidara, Suriye’de tarafları kızıştıran değil, uzlaştıran bir aktör olma çağrısında bulunuyoruz.”

Halep’te Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye yönelik kuşatmanın kaldırılması, Dêr Hafir, Tişrîn Barajı, Tabqa, Reqa ve Dêra Zor bölgelerindeki saldırıların derhal durdurulması, diyalog ve anayasal çözüm yolunun yeniden işletilmesi talep edilmektedir.

Suriye’de barışı savunmak, aynı zamanda Ortadoğu halklarının eşitliğini ve ortak geleceğini savunmaktır. Bu çizgide ısrar edeceğimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz.”

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın