DEM Partisi’nden Meclis Yasa Teklifine Eleştiri

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
DEM Partisi’nden Meclis Yasa Teklifine Eleştiri

iahaber Haber Merkezi

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Meclis’e sunulan çerçeve yasaya dair değerlendirmelerde bulundu. Doğan, “Bu düzenleme, tüm sorunları bir anda çözen nihai bir düzenleme değil. Bu, bir başlangıç niteliğinde. Türkiye’yi demokratikleştirecek sihirli bir yasa tasarısından bahsetmiyoruz. Kürt sorununu da anında çözecek bir yasa yok” şeklinde konuştu.

Doğan, Meclis’e sunulan çerçeve yasaya dair yaptığı açıklamada, “Geçmişte çıkarılan düzenlemelerin çoğu bireysel pişmanlık, itiraf veya bilgi verme üzerine kurulmuştu ve bu yaklaşımlar soruna çözüm getirmedi. Ancak bu teklif, örgütün feshi ve silahsızlanması sonrasında ortaya çıkan kolektif durumu düzenleyen bir yaklaşım sunuyor ve bunu önemsiyoruz. İnsanları onur kırıcı bir pişmanlık ilişkisine zorlamak yerine, çatışmanın sona ermesinin hukuki sonuçlarını tanımlayan bir yasa teklifi ile karşı karşıyayız” dedi. Ayrıca, feshedilen PKK lideri Abdullah Öcalan’ın sürecin önemli aktörlerinden biri olduğunu vurgulayan Doğan, “Çalışma ve iletişim koşulları buna uygun olarak düzenlenmeli. Sürecin ilerlemesi ve risklerin ortadan kaldırılması için bu son derece önemli” ifadelerini kullandı.

iahaber’E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!

ABONE OL

Doğan’ın açıklamalarından dikkat çeken noktalar ise şunlar oldu:

“Barış süreçleri kolay değildir. Bu sadece bir zaman diliminden ibaret değil, tarihsel bir sürecin içindeyiz. Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında gelecek yüzyılı birlikte inşa etmek için adımlar atıyoruz.”

Siyasi ve hukuki bir dönemin ilk kapısı aralanmış durumda. On yıllardır süregelen çatışmaların ardından barışa giden yolun çok aşamalı olacağı da kaçınılmaz bir gerçek. Bu tür dönemlerde atılan adımları abartmak ya da küçümsemek doğru değil. Eleştirilerimiz ve önerilerimizle bu süreci güçlendirmeye çalışacağız; yapıcı katkılar süreci zayıflatmaktan ziyade güçlendirir.

Bu düzenleme, tüm sorunları bir anda çözen nihai bir düzenleme değil. Bir başlangıç. Türkiye’yi anında demokratikleştirecek bir yasa da değil. Ancak tüm bunlar, ortak mücadelemize bağlı. Önemli bir kapı aralandı ve bu kapıdan geçmeliyiz. Barış ve demokratik toplum sürecinin esas mücadelesini verenler, bu süreci omuzlarında taşımaya devam edecek. Bu ilk adım, Türkiye halkları tarafından yakından takip ediliyor.

“Teklifin kapsamı çok tartışılıyor”

Saatler süren istişarelerin sonucunda bu teklif ortaya çıktı. Görüş ayrılıkları kaçınılmazdı ve elbette farklı fikirler tartışıldı. Ancak ortaya çıkan yasa teklifi ile ilgili yapıcı katkı sunan tüm siyasi partilere teşekkür ediyoruz. Bu süreç yalnızca siyasi partilerin değil, toplumsal dinamiklerin de katkısıyla ilerledi. Geç kalınmış olsa da bu yeni başlangıç son derece önemli. Eksiklikleri dolayısıyla küçümsemek yerine, bu eksiklikleri toplumsal mücadele ile tamamlamalıyız. Bu teklif, ortak geleceği kurabileceğimiz hukuki zeminin ilk taşını sunuyor. Gelecek demokratik düzenlemeler için de ihtiyacımız var.”

Teklif hakkında çeşitli değerlendirmeler yapılıyor; bazıları olumlu, bazıları eleştirel. Ancak biz diyoruz ki, önemli olan teklifin tek başına beklentileri karşılayıp karşılamadığı değil, açılan bu tarihsel imkanı nasıl değerlendireceğimizdir. Teklifin kapsamı tartışılmaya devam ediyor ve açık bilgiler mevcut.

“Teklif, ülkeye dönüş yolu açıyor”

Bu teklif hukuki belirsizliği sonsuza kadar sürdürmemeli; aynı zamanda ülkeye dönüş yolunu açıyor. Silahlı çatışmadan demokratik hayata geçiş, ilk kez öngörülebilir bir hukuk prosedürüne bağlanıyor. Geçmişte çıkarılan düzenlemeler bireysel pişmanlık gibi yaklaşımlar üzerine kuruluydu ve bu durum soruna çare olamadı. Ancak bu teklif, örgütün feshi ve silahsızlanması sonrası ortaya çıkan kolektif durumu düzenleyen bir yaklaşım içeriyor.

İnsanları onur kırıcı bir pişmanlık ilişkisine zorlamak yerine, hukuki sonuçları tanımlayan bir yasa teklifi ile karşı karşıyayız. Ülkeye dönüşler yalnızca sınırı geçmekle kalmaz; çeşitli mekanizmalar öngörülüyor. Sürecin ivme kazanması için yeni kurullar oluşturulabilir. Korkulardan özgürleşmek gerektiğini daha önce de vurgulamıştık.

“Sorumluluğu paylaşmalıyız”

Bu açıdan, bazı kurulların öngörülmesi yasayı hukuki belirsizlikleri giderebilmek adına önemli kılmaktadır. Dinamik bir süreçten bahsediyoruz. DEM Parti, demokratik siyasetin temel öznelerinden biri olarak mecliste gerekli hukukun kurulmasına katkıda bulunmayı, toplumsal talepleri siyasal alana taşımayı ve sürecin demokratikleşmesi için kurucu bir sorumluluk üstlenmeyi hedefliyor. Ancak bu yalnızca DEM Parti’nin değil, tüm siyasi partilerin ve toplumsal kesimlerin sorumluluğudur. Türkiye’de ortak bir demokratik gelecek inşa etmek için çaba sarf eden herkesin bu sorumluluğu paylaşması gerekiyor.

Farklı acıların özneleri olabiliriz; ancak bir daha bu acıların yaşanmaması için çatışmaların tamamen sona ermesi adına ortak bir sorumluluk üstlenmeliyiz. Diyalog kurarak çözemeyeceğimiz bir sorun yoktur. Gündelik hayatta bu değişimlerin somut yansımalarını görmek, siyasi kararlılık gerektirir ve toplumsal mücadeleyi zorunlu kılar.

“Karşılıklı hassasiyetleri gözetmek gerekir”

Teklifin başka bir olanağı da var. Bu yasanın yürürlüğe girmesi, demokratik siyaset alanının genişletilmesi açısından önemlidir. Bunun ne kadar genişleyeceği, verilecek mücadeleye bağlı. Demokratik siyaset olanağının genişlemesi partimiz açısından çok önemli. Silahların devreden çıkması yalnızca güvenlik alanında değil, toplumsal ve zihinsel dönüşümü de gerektirir. Ötekileştiren, dışlayan yaklaşımlardan uzak durmalıyız.

Bu imkan kendiliğinden bir demokrasi süreci ya da sonucu üretmeyecek, ancak demokratikleşme için bir süreç başlatacaktır. Bu nedenle 86 milyon insanın eşit bir şekilde soluklanmasını sağlayacaktır.

Aynı zamanda düşünce özgürlüğünün önünü açacak ve yeni bir siyasal iklime ihtiyaç duyulmaktadır. Bu yasa, o siyasal iklime girişin ilk adımını atmış olacaktır.

Çok tartışılan bu konu

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın