

Tutuklu siyasetçi Selahattin Demirtaş, terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’ın yaptığı tarihi çağrının ardından önemli bir yazı kaleme aldı. Yazısında, çağrının toplumda nasıl bir etki yarattığına ve barış arayışının gerekliliğine dair düşüncelerini paylaştı. Edirne Cezaevi’nde tutulduğu sırada kaleme aldığı bu yazı, siyaset gündeminde geniş yankı uyandırdı.
Demirtaş, Abdullah Öcalan’ın barış çağrısına yanıt verirken, bu güçlerin ne ölçüde güvenilir olduğunu sorguladığını ve toplumda farklı bakış açılarının bulunduğunu belirtti. “Devlet Bahçeli, Recep Tayyip Erdoğan ve Abdullah Öcalan’ın merkezinde oldukları yeni arayış, Ramazan ayına girerken ilk meyvesini verdi” diyen Demirtaş, bu liderlerin temsil ettikleri topluluklar üzerinde büyük bir etkisi bulunduğuna değindi. Bununla birlikte, her iki tarafın kaygılarının anlaşıldığını fakat kalıcı bir barış için toplumsal destek gerekliliğine dikkat çekti.
“ARAYIŞ MEYVESİNİ VERDİ”
– Demirtaş, yazısında söz konusu liderlere güvenenler olduğu kadar kaygı duyanların da olduğunu dile getirirken, barışa ulaşmanın zorluğuna vurgu yaptı. “Kalıcı barışa ancak toplumun çoğunluğunun güven duyacağı, inanacağı ve yürekten destekleyeceği bir süreçle ulaşılabilir” ifadesini kullanarak, çok sesliliğin önemine dikkat çekti.
“NE YAPILMAK İSTENDİĞİNİ BEN ANLATAYIM”
– Şiddet ve savaşı sona erdirmek adına kolektif bir çaba gösterilmesi gerektiğini ifade eden Demirtaş, “Savaş, silah, şiddet, terör, kan, gözyaşı, ölüm ve yıkım bitsin isteniyor” dedi. “BİTSİN İSTENİYOR!” şeklinde seslendiği noktada, gerekli hukuki ve siyasi altyapının oluşturulması gerektiğine de işaret etti. “Bu benim için yeterli değil” diyenlerin kendilerine güvenmelerinin gerektiğinin altını çizen Demirtaş, barışın güven duymaktan geçtiğini öne sürdü.
– Kendi kimliğine sahip çıkanların bir teslimiyet gibi görmeyerek politik mücadeleye devam etmelerinin önemine dikkat çekerken, “Ben Kürt’üm, benim haklarım ne olacak?” diyenlere, önce güvenmeli ve deneyimlerine, birikimlerine inanmalarını tavsiye etti. Hem bireysel hem de kolektif bir güvenin barış için elzem olduğunu vurguladı.
“BARIŞTAN KORKMA KARDEŞİM”
– “Barıştan, barışmaktan korkma kardeşim” diyerek barış sürecinin desteklenmesi gerektiğinin altını çizen Demirtaş, Türk ve Kürtlerin bir araya gelerek ülkeyi büyütme vizyonunu teşvik etti. Barışın yaygınlaştırılmasının, yoksulluğun, işsizliğin ve açlığın aşılmasında da büyük bir etki yaratacağını belirtti. Demirtaş, savaşlara harcanan kaynakların halka yönlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Barışın aynı zamanda ekmek, aş, iş olduğunu unutmayalım” ifadesini kullandı.
“NÖBETTEKİ KARDEŞİMİN DE KANDİL’DEKİ KARDEŞİMİN DE ÖLMESİNİ İSTEMİYORUM”
– Demirtaş, kendisinin de barışın yanında olduğunu ifade ederek, “Ben, Gabar’da nöbetteki asker kardeşimin de Kandil’deki öz kardeşimin de ölmesini istemiyorum” dedi. İki tarafın da silahlı çatışmalara son vermesi gerektiğini savunarak, barış sürecinin toplumsal bir sorumluluk olduğunu belirtti. “Önce
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



