
Tutuklu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, X üzerinden yaptığı bir paylaşımda, “Her gün aynı şeyleri yapıp, aynı şekilde düşünerek, aynı şekilde konuşarak ne değişebiliriz ne de değiştirebiliriz. Sıkışıp kaldığımız ezberlerin, şablonların, tabuların farkına bile varamayız. Hiç kimse durduğu yerden bir adım bile kıpırdamazsa yeni ve yaratıcı çözüm olanaklarını da oluşturamayız,” ifadelerini kullandı. Demirtaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve PKK lideri Abdullah Öcalan‘a seslenerek, “Bir kardeşiniz, barış için çabalayan bir siyasetçi olarak sesleniyorum; lütfen somut adımlar atmaktan vazgeçmeyin, onun bunun ne dediğine bakmayın, kendinize güvenin ve 86 milyonun barışı hasretle beklediğine inanın,” dedi.
Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan Demirtaş, milletvekillerine yönelik olarak, “Değerli milletvekillerine de seslenmek istiyorum; gençlerimizi yıllarca dağlara, sınır ötesi operasyonlara gönderdiniz. En büyük riski onların omuzlarına yüklediniz ve ne yazık ki bazıları bunun bedelini canlarıyla, kanlarıyla ödediler. Şimdi risk alma ve bu çatışmayı kökten bitirme olanağı yakalanmışken lütfen siz de azıcık risk alın ve İmralı Adasına giderek bu meseleye noktayı koyun.” şeklinde konuştu.
Demirtaş’ın paylaşımında, “Adamın biri doktora gider ve rahatsızlıklarını anlatır. Doktor, sürekli kullandığı bir ilaç olup olmadığını sorar. Adam bir ilaç ismi verir ve “Onu kullanıyorum” der. Doktor da “Kullandığınız o ilaç bağımlılık yapar, biliyorsunuz değil mi?” diye sorar. Adam şöyle cevap verir: “İyi de doktor bey, ben neredeyse 15 yıldır o ilacı her gün kullanıyorum ve bağımlılık yaptığını hiç görmedim.”
Her gün aynı şeyleri yapıp, aynı şekilde düşünerek, aynı şekilde konuşarak ne değişebiliriz ne de değiştirebiliriz. Sıkışıp kaldığımız ezberlerin, şablonların, tabuların farkına bile varamayız. Hiç kimse durduğu yerden bir adım bile kıpırdamazsa yeni ve yaratıcı çözüm olanaklarını da oluşturamayız.
Sıkışıp kaldığımız yer, 40 yıllık çatışma ortamının yol açtığı acılar, öfkeler, ön yargılar ve bunların sebep olduğu güvensizliklerdir. Bunlar önemsiz demiyorum ama bunları aşmanın, yaralarımızı sağaltmanın yollarını bulamazsak “bağımlılıklarımızın” farkına bile varamayacağız, köklü ve kalıcı çözüme ulaşmakta zorlanacağız.
“Tek bir evladımız bile canını boş yere feda etmedi”
İnancı, düşüncesi, idealleri uğruna canını vermenin kutsallaştırıldığı bir toplumsal gerçeklikte iki temel zorlukla karşı karşıya kalırız. Birincisi, canını feda etmiş olanların kıymetli hatırasının ve canlarını vererek yarattıkları değerlerin manevi baskısını silip bir kenara atamayız, atmamalıyız da. İkincisi, bir düşünce veya inanç uğruna çok sayıda can feda edilmişse, o düşünce ve inanç sosyolojik ve siyasi açıdan otomatikman “doğru” haline gelmez ama bizler bunu kabul etmekte zorlanırız. Vatan uğruna, bayrak uğruna, ideoloji uğruna veya örgüt uğruna bunca can feda edilmişken yeni şeyler düşünüp yeni şeyler yapmaktan işte bu nedenle korkar, çekiniriz.
Fakat artık bir noktada şuna ikna olmamız gerekiyor; gelinen aşamada tek bir evladımız bile canını boş yere feda etmedi. Yürütülen süreçte eşitlik, adalet, özgürlük ve demokrasiyi esas alan bir “kardeşlik hukuku” oluşturmaya, bir ve beraber yaşamaya odaklanmışsak kaybettiklerimizin hatırasına halel gelmeyecek demektir.
Erdoğan, Bahçeli ve Öcalan’a seslendi: Lütfen somut adımlar atmaktan vazgeçmeyin
Dolayısıyla tüm taraflara ve sürecin ana aktörleri olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, MHP lideri Bahçeli’ye ve PKK kurucu lideri Öcalan’a bir kardeşiniz, barış için çabalayan bir siyasetçi olarak sesleniyorum; lütfen somut adımlar atmaktan vazgeçmeyin, onun bunun ne dediğine bakmayın, kendinize güvenin ve 86 milyonun barışı hasretle beklediğine inanın.
Ayrıca silahları tümden bırakarak dağdan inmeyi bekleyen insanlar, “önder” olarak tanımladıkları Abdullah Öcalan’ın sadece güvenlik birimleri tarafından değil, siyasetçiler tarafından da ziyaret edilip dinlendiğini görmek istiyorlar. Bu şekilde siyasete dönüşün mümkün olduğunu ve devletin bu konuda samimi ve ciddi olduğunu görebilmek, güvenmek ve silahları tümden bırakmak istiyorlar.
Milletvekillerine: En büyük riski gençlerin omuzlarına yüklediniz
Değerli milletvekillerine de seslenmek istiyorum; gençlerimizi yıllarca dağlara, sınır ötesi operasyonlara gönderdiniz. En büyük riski onların omuzlarına yüklediniz ve ne yazık ki bazıları bunun bedelini canlarıyla, kanlarıyla ödediler. Şimdi risk alma ve bu çatışmayı kökten bitirme olanağı yakalanmışken lütfen siz de azıcık risk alın ve İmralı Adasına giderek bu meseleye noktayı koyun. Üstelik alacağınız risk gençlerimiz gibi ölüm riski de değil, azıcık siyasi risktir.
Hep birlikte cesur davranalım, son düzlükte ezberlerimize, korkularımıza takılıp da tarihi barış fırsatını zora sokmayalım lütfen.
Hepinize içten selam, sevgilerimi gönderiyor, en kısa zamanda özgürlük, barış, demokrasi ve kardeşlik dolu günlerde buluşmayı umuyorum.”
Komisyon’un İmralı’ya gidişi gündemde
Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’ndan bir heyetin PKK lideri Öcalan’la görüşmek üzere İmralı Adası’na gitmesi gündemde.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 4 Kasım’daki grup toplantısında komisyonun İmralı’yı ziyaret etmesini yeniden gündeme getirmişti.
Bahçeli, “Komisyondan seçilecek milletvekillerinin İmralı’ya giderek ilk ağızdan ve ilk elden ihtiyaç duyulan mesajları alması süreci çok daha güçlendirecektir. MHP böylesi bir heyete katılmaya hazırdır.” şeklinde konuştu.
DEM Parti kaynaklarına göre, siyasi partiler arasında uzlaşma sağlanması halinde, komisyon heyeti hafta bitmeden “örneğin 9 Kasım Pazar günü İmralı’ya gidebilir.”
“Eğer meclis ve siyasi partiler bu konuda mutabakata varırsa yasal çerçevede böyle bir görüşme yapılabilir
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!
Yeni Bir Yorum Bırakın
İlginizi Çekebilecek Diğer Bloglar
Gündem HaberleriSamsun’da İlk Sanat Çalıştayı Yoğun Katılımla Başladı
Gündem HaberleriErzurum’da Kadın Sağlığı Seminerleri Eğitici Eğitimi Başladı
Gündem HaberleriMuğla’da Saklıkent Bölgesine 8 Bin 500 Metrelik Yol Yatırımı
Gündem Haberleri