
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Almanya’nın Augsburg kentinde, Alevi Kültür Derneği ve Cemevi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Demokrasi, Adalet ve Toplumsal Barış Konferansı’na katıldı.
Hatimoğulları, konferansta yaptığı konuşmada, “Ülkemizin 100 yıllık tarihine baktığımızda iki temel sorun karşımıza çıkıyor: Kürt sorunu ve Alevi sorunu. Bunun yanı sıra düşünce ve ifade özgürlüğü, genel özgürlükler ve demokrasi ile ilgili sorunlar da mevcut. Aleviler tarih boyunca çok ciddi katliamlara maruz kaldı; Koçgiri, Dersim, Çorum, Sivas ve Gaziantep bunlardan sadece birkaçı. Ayrıca, komşumuz Suriye’de de Alevi kardeşlerimiz katledildi. Geçtiğimiz yıl, maalesef son yüzyılın en büyük Alevi katliamlarından birine tanıklık ettik” dedi.
“DEMOKRATİK MÜCADELE VERMEK ZORUNDAYIZ”
Hatimoğulları, sözlerine devam ederek, “Cumhuriyetin demokrasisi Türkiye’de tam anlamıyla hayata geçmemiştir. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında demokratikleşmesi için büyük çaba sarf etmemiz gerekiyor. Demokrasinin önündeki en büyük engel askeri vesayet rejimiydi. AKP iktidarı, devletleşen bir parti haline geldi ve devletin tüm kurumlarını kontrol altına aldı. Asker yerine polisi ikame ederek yeni bir vesayet oluşturdu. Bu nedenle, onlara karşı güçlü ve birleşik bir demokratik mücadele vermekten başka seçeneğimiz yok” şeklinde konuştu.
Hatimoğulları, Abdullah Öcalan’ın geçen yıl 27 Şubat’ta yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı ile Türkiye’de yeni bir sürecin başladığını belirtti. Bu sürecin bir yönünün doğrudan Kürt halkına, diğer yönünün ise Türkiye’deki demokrasi mücadelesine katkı sağlayacağını ifade etti. Hatimoğulları, devletlerin ve iktidarların terör yaftası ile herkesi ezmeye çalışma silahını elinden almanın önemine vurgu yaptı. Türkiye ve dünya genelindeki siyasi ve toplumsal hareketlerin bu süreci desteklemesinin kritik olduğunu dile getirdi.
“GÖZYAŞI VE ACILAR HERKESİ KAPLIYOR”
Hatimoğulları, “Bu süreç, hiçbir siyasi partinin dar bir iktidar pazarlığına kurban edilemeyecek kadar önemlidir. 100 yıldır coğrafyamız kan ağlıyor. Ölen asker de, gerilla da bölgenin genci. Gözyaşları ve acı, her iki tarafın annesinin yüreğini sızlatıyor. Acının rengi yok. Annelerin ve ailelerin yaşadığı acı herkesin kalbinde yer ediyor” dedi.
Kürt sorununun, Türkiye’nin demokratikleşmesinin önündeki en büyük engel olduğunu ifade eden Hatimoğulları, bu sorunun çözülmesiyle birlikte demokrasi mücadelesinin çok daha güçlü bir şekilde ilerleyeceğine inandığını belirtti. Demokrasinin bir anda gelmeyeceğini, ancak kapılarının sonuna kadar açılacağına inandıklarını vurguladı. Ekrem İmamoğlu’nun hapiste olduğu bir ortamda demokrasiden bahsedilemeyeceğini söyleyen Hatimoğulları, DEM Parti belediyelerine kayyım atanmasının ve CHP belediyelerine yönelik operasyonların da demokrasinin önündeki engeller arasında yer aldığını ifade etti.
“KALICI BİR BARIŞ İNŞA EDECEĞİZ”
Hatimoğulları, “Biz kalıcı bir barış inşa etmek istiyoruz. Geçtiğimiz yıl 27 Şubat’ta İmralı’ya gidenler arasında ben de vardım. Orada bu sürecin başarısı için muhalefetin desteğinin şart olduğunu açıkça konuştuk. Barışı herkes ister, geleceğe barış ve demokrasi gibi önemli bir miras bırakmalıyız. Kimse bu süreçte kandırılacak bir potansiyele sahip değil” diye ekledi.
Hatimoğulları, müzakere ve mücadele dengesini sağlamak için çaba sarf ettiklerini belirtti. Hem müzakere ettiklerini hem de halkın sokaklarda demokratik taleplerini dile getirmesinin önemine vurgu yaptı. “Biz görüşüyoruz ama mücadele de ediyoruz. Halkın talep ettiği onurlu barışı elde etmek için yasaların değişmesini zorluyoruz” dedi.
Hatimoğulları, taleplerini şu şekilde sıraladı: “Birincisi, yasa gerektirmeyen somut adımlar atılması. Türkiye’nin AİHM kararlarını uygulaması ve Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ile Kobanî tutsaklarının serbest bırakılması. Ayrıca siyasi mahpuslar ve kayyım uygulamaları da önemli konular arasında. Yasa yapım sürecinde, silahsızlanmayı geliştirecek özel bir yasanın çıkarılması, TCK ve TMK’da değişiklik yapılması ve infazda eşitliğin sağlanması gerekiyor. Yerel Yönetimler Yasası’nın da kesinlikle değiştirilmesi lazım. Demokrasi yerelden başlar.”
Savaşların derinleştiği bir dönemde, Türkiye’nin iç barışının yanı sıra, Ortadoğu ve dünya barışını da konuşmak gerektiğini belirten Hatimoğulları, güçlü bir enternasyonalist barış hareketinin oluşmasının önemini vurguladı. “İşimiz zor, yolumuz engebeli ve uzun ama büyük bir sabırla ve umutla mücadeleye devam ediyoruz” dedi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



